72 Sayfadan 72. İlkİlk ... 707172
Toplam 720 sonuçtan 711 ile 720 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Etkilendiğiniz Şiirleri, Dörtlükleri Yazın

  1. #711
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.523
    Konular
    55
    Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda,
    kumla köpüğün arasında.
    Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,
    rüzgar köpüğü önüne katacak,
    ama denizle kıyı daima kalacak.Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.Anımsamak bir tür buluşmadır.
    Unutmak ise bir tür özgürlük. Yüreğimdeki mühür
    kalbim kırılmadan çözülebilir mi? Sevgililer birbirlerinden çok
    aralarındakini kucaklarlar. Arkadaşlık her zaman için
    tatlı bir sorumluluktur,
    asla bir fırsat değil. Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç
    senin gerçeğini açığa çıkarabilir.
    İşte böyle bir anda
    ya güneş altında çıplak danset,
    ya da çarmıhını taşı. İnsanlık, sonsuzluğun dışından
    sonsuzluğa akan bir ışık nehridir. Şafağa ancak
    gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir. Gariptir ki,
    kimi zevklerin tutkusudur,
    acılarımızın bir kısmını oluşturan. Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe,
    yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir. Cennet orada,
    şu kapının ardında,
    hemen yandaki odada;
    ama ben anahtarı kaybettim.
    Belki de sadece koyduğum yeri unuttum. Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,
    toprak üzerinde uyuyanlarınkinden
    daha güzel olmadığı gerçeğinde,
    yaşamın adaletine olan inancımı
    yitirmem mümkün mü? Bana kulak ver ki,
    sana ses verebileyim. Karşındakinin gerçeği
    sana açıkladıklarında değil,
    açıklayamadıklarındadır.
    Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
    söylediklerine değil,
    söylemediklerine kulak ver. Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
    ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
    diye konuşuyorum. Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,
    sessiz erdemlerimi eleştirmeye
    başladığında doğdu. Bir gerçek her zaman bilinmek,
    ama ara sıra söylenmek içindir. İçimizdeki gerçek olan sessiz,
    edinilmiş olan ise gevezedir. İçimdeki yaşamın sesi,
    senin içindeki yaşamın
    kulağına ulaşamaz.
    Yine de kendimizi yalnız
    hissetmemek için konuşalım. Sözcüklerin dalgası
    hep üstümüzde olsa da,
    derinliklerimiz daima dinginliğini korur. Yaşam kalbini okuyacak
    bir şarkıcı bulamazsa,
    aklını konusacak
    bir filozof yaratır. Zihnimiz bir süngerdir,
    yüreğimizse bir nehir.
    Çoğumuzun akmak yerine,
    sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip! Eger kış,
    Baharı yüreğimde saklıyorum
    deseydi, ona kim inanırdı? Her tohum bir özlemdir. Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.
    Arkasındaki gerçeği görürsün,
    ama cam seni gerçekten ayırır. Haydi seninle saklambaç oynayalım.
    Yüreğime saklanırsan eğer,
    seni bulmak zor olmaz.
    Ancak kendi kabuğunun
    ardına gizlenirsen,
    seni bulmaya çalışmak
    bir işe yaramaz. Neşeli yüreklerle birlikte
    neşeli şarkılar söyleyen
    kederli bir kalp ne kadar yücedir. Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,
    durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil. Hayır, boşuna yaşamadık biz!
    Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı? Özel ve ayrımcı olmayalım.
    Unutmayalım ki, şairin aklı da,
    akrebin kuyruğu da gururla
    aynı yeryüzünden yükselir. Evim der ki, Beni bırakma,
    çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.
    Yolum der ki, Gel ve beni izle,
    çünkü ben senin geleceğinim.
    Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
    Benim ne geçmişim,
    ne de geleceğim var.
    Eğer kalırsam,
    kalışımda bir ayrılış vardır;
    gidersem,
    ayrılışımda bir kalış. Yalnızca sevgi ve ölüm
    her şeyi değiştirebilir. Daha dün, yaşam küresi içinde
    uyumsuzca titreşen bir kırıntı
    olduğumu düşünürdüm.
    Şimdi biliyorum ki,
    ben kürenin ta kendisiyim,
    ve uyumlu kırıntılar halinde
    tüm yaşam içimde devinmekte. Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,
    ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,
    işte o zaman büyüyen her şeyle
    beraber büyüyecek ve
    üst benliğine uzanacaksın. Ağaçlar yeryüzünün
    gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.
    Ama biz onları devirir ve
    boşluğumuzu kaydedebilmek için
    kağıda dönüştürürüz. Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,
    çölün ortasında tek başına olsan bile
    bir dinleyicin olacaktır. Esin daima şarkı söyler;
    asla açıklamaya çalışmaz. En büyük sarkıcı,
    sessizliğimizin şarkısını söyleyendir. Eğer ağzın yemekle doluysa
    nasıl şarkı söyleyebilirsin?
    Ve eğer elin altınla yüklüyse,
    şükretmek için nasıl kaldırabilirsin? Sözler zamansızdır.
    Onları zamansızlıklarını bilerek
    söylemeli ya da yazmalısın. Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
    O, kanayan bir yaradan
    veya gülümseyen bir ağızdan
    yükselen bir şarkıdır..

    Halil Cibran
    Kum ve Köpük - 1926





  2. #712
    Ilithyia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2014
    Bulunduğu yer
    Where the cold wind blows
    Mesajlar
    7.061
    Konular
    7
    Belkim Bir Kertenkeleydim


    Belkim bir kertenkeleydim
    piç edilmiş bir yağmurun serini
    bir güzelin çirkiniydim
    çirkinlerin en güzeli
    yeşil koşsa güneşlerin gölgesi
    ben en hızlı yeşiliydim
    kurbağa yarışlarında annemin


    çatal matal kaç çataldım kim bilir
    bin dereden bir kendimi getirdim
    haydan gelip huya giden bir huysuz
    heyheyler içinde bir heydim
    belkim yedi belkim sekiz belaydım


    düdük çalar hırsızlanmış polisler
    ben korkudan üstlerime işerdim
    üç yıldızlı bir albaydı gökyüzü
    karşısında önüm açık gezerdim
    ağzı bozuk meymenetsiz bir ozan
    rus cenginde çağanozdum bir zaman


    iki gözüm iki koltuk-eviydi
    mavilerim bir miyobun koynunda
    kendi düşen köyler kentler ağlamaz
    sur dışında ben oturur ağlardım
    ekmek diye bağrışırdı bebeler
    elma derler ben ortaya çıkardım
    ağıtlarla kutlanırdı İsa-doğdu gecesi
    fildişinden bir kuleydim yıktım kendimi


    bilmem hangi keloğlanın fesiydim
    bir püskülsüz sümbülteber tohumu
    fesleğenler yaprak dökmüş şerrimden
    bir naraydım kimse bilmez nereden
    ya yakından ya uçmaktan gelirdim
    belkim ince belkim kalın bir sestim
    belkilerin kol gezdiği saatta
    belkim belki bile değildim

    Can Yücel

  3. #713
    Etkilendiğiniz Şiirleri, Dörtlükleri Yazın AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    11.789
    Konular
    1607
    Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
    "Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
    Nasıl yürür özsu dal uçlarına
    Ve günışığı sislerden düşsel ovalara
    Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
    Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
    Yitik ceren arayı arayı anasını buldu
    Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
    Soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı Ağustos dindi
    Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi
    Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
    Ve onların yoğun boyunlu kadınları
    Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa
    Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce
    Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde
    Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce
    Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
    Senet senet satılmadan önce
    Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp
    Tanrı parsellenip kapatılmadan önce
    Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin


    Gülten Akın

  4. #714
    AbraKadabra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2013
    Mesajlar
    2.154
    Konular
    15
    Sadece Yaşa





    Gün olur, zaman dolarsa bir anda,
    Panikle koşmaya başlarsın kaybettiğin anlarına.
    Bir bakmışsın ki etrafına,
    Sana Senden kalan sadece kötü bir hatıra..
    Öyleyse sadece ve sadece yaşa...
    Yaşarken aldığın her yara,
    Senin sende bıraktığı bir mana....
    Tabiki yaşa boş yada dolu yaşa,
    Yaşam sana sunulan bir zarfın ucundaki,
    Bilinmezliklerin tarifesi.....
    Sorgula kendini geldiğin bu arenada,
    Neyim, neydim, ne oldum...
    Sorulmaksızın sana ne olmak isterdin,
    Seçme şansın sana dair,
    Olmak istediğin gibi ol,olmak istediğin yerde ol..
    Ama her zaman Kendinle ol,
    Yalnız bırakma sendeki kendini,
    Onada sor........

    Lütfiye Çilingir

  5. #715
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.523
    Konular
    55
    Annem öldüğü zaman çok küçüktüm,
    Ve babam sattı beni henüz dilim bile
    Dönmezken "temizle! temizle! temizle!" demeye
    Artık bacalarınızı temizliyorum ve uyuyorum is içinde.

    Küçük Tom Dacre var ya, kıvırcık saçlarını
    Kuzu gibi kırktıklarında ağladı
    Dedim ki ona “Takma hiç kafana
    Artık saçların kirlenmez kurumla.”

    Kesti ağlamayı böyle deyince
    Neler neler gördü düşünde o gece
    Binlerce baca temizleyicisi, Dick, Joe, Ned ve Jack,
    Onların hepsi kara tabutlara kilitlenmişti

    Bir melek gelip tabutları açtı
    Işıl ışıl parlayan bir anahtarla
    Bütün çocuklar hoplaya zıplaya
    Güneşe koştu, ırmağa koştu

    Sonra çıplak ve pak, bütün yüklerini artlarında bıraktılar,
    Bulutlara ağdılar ve rüzgârla dans ettiler;
    Ve o Melek Tom'a dedi ki “İyi bir çocuk ol
    Tanrı baban olsun, sen de mutlu ol.”

    Ve sonra Tom uyandı, biz de karanlıkta kalkıp
    İşe gittik çantalarımızı fırçalarımızı alıp,
    Sabah soğuktu ama Tom mutluydu, ve üşümüyordu soğukta
    Herkes işini yapsın, gerek yok korkmaya.

    -William Blake

  6. #716
    Laikha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2011
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.397
    Konular
    26
    Seviyorum ve nefret ediyorum.
    neden böyle hissediyorum diye sorabilirsin.
    ben de bilmiyorum ama içimde hissediyorum, ve bu bana zulüm gibi geliyor.

    -Catullus

  7. #717
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    938
    Konular
    356
    Sultan – Cahit Zarifoğlu

    “Hayat bir boş rüyaymış
    Geçen ibadetler özürlü
    Eski günahlar dipdiri
    Seçkin bir kimse değilim
    İsmimin baş harflerinde kimliğim
    Bağışlanmamı dilerim

    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme”

  8. #718
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    938
    Konular
    356
    Herkesin bir kapısı vardır
    Bir de kaybettiği bir kilidi
    Açık bıraktığı bir penceresi
    Gidemediği yolu
    Kesemediği bileti
    Titrediği bir sıtması.
    Var işte gidenlerini gömdüğü
    Kalabalık bir mezarlığı...

    Cihan Akçay

  9. #719
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    938
    Konular
    356
    ...

    “Her şey ne kadar aynı
    Gök kararır, rüzgâr uğuldar
    uğultu çarşıları süsleyen arma.
    Bir yasın ertesi. Diyelim çarşıda
    bir kadını geçsem tenhalaşarak
    yüzünün somakî hüznünü saklar.
    Şaşıyorum buna, en çok şaşıyorum
    bu gevşek ipte, bu dengesizlikte
    tüketirken sesini gönülsüz kanarya
    her yüz daima bir öykü yazar.”

    Ahmet Oktay

  10. #720
    Waneta - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2018
    Mesajlar
    36
    Konular
    0
    Ben Allen Ginsberg ayrı bir bilinç
    Ben Tanrı olmak isteyen
    Ben sonsuz uyumun en küçük titreşimini duymak isteyen ben
    Ben ateşteki bu uçucu ezginin getireceği yıkımı bekleyen
    Ben Tanrıyı lânetleyip adlandıran
    Ben yazı makinesinde yanlışlar yapan
    Ben bir hükümlü

    Ama evrenin öbür ucunda, kendinden kaçan milyonlarca gözlü adsız örüm-
    cek, o sonsuz vida
    Canavar olmayan canavar yaklaşıyor elmalarla, kokular, demiryolları, tele-
    vizyon, kafataslarıyla yaklaşıyor
    Kendini yutan bir evren
    Kafatasımın kanı
    Göğsü kıllı Tibet canavarı, mideme yıkılan Zodyak eğlenmekten yoksun bir
    kurban sanki
    ...

    Gereksiz bir şaka olsa bile bu fil görüntüsü
    Ateşten şeytanın işaretini gösterir
    Ya da bir Anlık Devdir
    Gözüme yansımış
    Boşlukta duran karnımın fotoğrafı da olabilir
    Ya da işaret veren rahibin gözünde
    Kendini görüp ölen bir göz
    Biz göz ölse bile
    Benim gözüm örneğin
    Milyonlarca gözlü canavar, o Adsız, Yanıtsız
    Sonsuz Varlık
    O kendi kendinin yaratıcısı
    En küçük ayrıntısına dek sarsıyor dünyaları
    Hiç kaydırmadan başka yöne aynı anda bütün gözleriyle birden görüyor
    Yetişemiyorum

    Canavarın bir imgesini gösterdim size
    Bir başkası da gizli organizmaların duygusu sanki
    Denizin derinliklerinde dalgalanıyor
    Kentleri ele geçiriyor birer birer
    Bilinçleri sarıyor
    Uzay kadar güzel
    Kusturuyor beni
    Gözden yitirmekten korkuyorum da belki ondan
    Her biçimde gözüküyor
    Aynada her biçimde
    Deniz gibi yalıyor aynayı, çekilirken
    Sonsuz bir dalga bu
    Boğuyor dünyayı
    Kendi özünde boğuluyor sonra da
    Dışarılarda geziniyor, müzik dolu bir ceset gibi
    Başında savaşın gürültüsü
    Bir bebek gülüşü karnında
    Karanlık dehlizlerde bir ölüm çığlığı
    Kör bir yontunun dudaklarındaki gülümseme
    Buradaydı şimdi
    Benim değildi ama
    Kendim için kullanmak isterdim onu
    Kahraman olmak için
    Oysa bilince satılık değil
    Kendi yolunda yürür hep
    Bir gün tamamlayacak bütün yaratıkları
    Geleceğin radyosu olacak
    Kendi kendini dinleyecek zamanın akışında
    Şimdi yalnızca dinlenmek ister
    Yorulmuştur kendini dinlemekten kendini göstermekten hep
    Yeni bir şekil yeni bir kurban ister
    Belki de beni
    Bütün nedenleri araştırır
    Bulur sonunda varoluşumun nedenini
    Bana hiç bitmeyen yanıtlar verir
    Örneğin bilincimi, ayrılmak ya da görmek için
    Ya Biri ya Öteki olmam gerek
    Oysa ikisi birdenim ben
    Kendisiyle uğraşır bensiz
    O Yanıtsız bir ikilemdir (bu adla çağrılınca yanıtlamaz)
    Titretir elektrikli yazı makinesini
    Yazar bir sözcük
    Bir sözcük parçası


72 Sayfadan 72. İlkİlk ... 707172

Benzer Konular

  1. Cevap: 96
    Son Mesaj : 12-Ağu-2018, 17:51
  2. Etkilendiğiniz Çizgifim Karakteri
    Konuyu Açan: boynuzsuzgeyikler, Forum: Gnoxis Cafe.
    Cevap: 83
    Son Mesaj : 27-Kas-2014, 12:47
  3. Dünyanın En Büyükleri
    Konuyu Açan: birikinti, Forum: İlginç ve Komik Resimler.
    Cevap: 23
    Son Mesaj : 12-Kas-2007, 20:42
  4. Cadılığın etimolojik kökleri
    Konuyu Açan: belfalas, Forum: Witchcraft.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 22-Eyl-2007, 23:31
  5. Cazın Kökleri
    Konuyu Açan: mistik, Forum: Jazz & Blues.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 23-Mar-2007, 09:37