15 Sayfadan 3. İlkİlk 12345 ... SonSon
Toplam 150 sonuçtan 21 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Etin Zararlarına Bilimsel Bir Bakış!

  1. #21
    Moterda Olisya Moterda Olisya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    Keşke herkes senin gibi düşünse.. - İlith





  2. #22
    Ilithyia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2014
    Bulunduğu yer
    Where the cold wind blows
    Mesajlar
    7.059
    Konular
    7
    Alıntı komuro Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bitkilere nasıl kıyıyorsunuz peki ?
    yazık değil mi o güzelim yeşilliğe!
    ağzı yok diye acı çekmez mi bitkiler ?

    O veya bu insan oğlu var oldukça doğa zarar görecektir.
    Elma aldım diye ağaç ölmüyor, onu da düşünecek kadar aklım var çok şükür. Ve en azından ben bir kısmını dahi olsa bırakmışım verdiğim zararın. İstediğimi söyleme özgürlüğüm var sanıyorum, müdahale zorunluluğu taşımıyorsun.

  3. #23

    Üyelik tarihi
    Eyl-2014
    Mesajlar
    839
    Konular
    26
    Alıntı emir869 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    igf 1 hormonunu tutup da kanserden sorumlu hormon diye sunmak da hangi gerizekalı doktorun işidir bilemiyorum. Çünkü igf 1 dediğimiz şey bildiğiniz büyüme hormonu, diğerleri de gelişime gerekli hormonlar. Hücrelerin yenilenmesi ve çoğalmasından sorumlu. Evet vücudunuzda hücre yenilenmezse haliyle kanser de olmaz. Tabi bilin bakalım ne olur. Ölürsünüz. 20 yaşındaki birinin kanında bulunan büyüme hormonu 70 yaşındaki birinden tam 70 kat fazladır. Bu nedenle genç bir insan kanser olduğunda ölüm riski daha yüksek oluyor çünkü tümör hızla büyüyor. Büyüme hormonu vücuttaki yağ oranı, kemik yoğunluğu ve kas oranından sorumlu. Menapoza girmiş ya da kas erimesi kemik erimesi yaşayanlara bunu dışardan enjekte ediyorlar. Bücür kalmış bebelere de tabi küçüklükten itibaren her gün enjekte ediliyor. Ek bilgi olsun ağızdan alınan tablet formundaki büyüme hormonları bir işe yaramıyor. Mide onu da protein niyetine sindiriyor
    IGF-1 hormonunun kanseri tetiklediğini doktorun biri uydurmadı, bunu bilimsel araştırmalar ortaya çıkardı. Hayvansal gıdaların kanserojen etkisi, büyüme hormonunu ve kan insülin seviyesini yükseltmesine ve kanserle ilişkisi olduğu gösterilen bazı amino asitleri ihtiva etmelerine bağlanıyor. Bitkisel beslenenler, kanser gelişiminden sorumlu tutulan ve daha çok hayvansal besinlerde bulunan methionin, tryptophan ve csytein amino asitlerinin olumsuz etkisinden korunurlar. Kanserle, özellikle methionin arasında çok kuvvetli bir ilişki vardır. Hayvan deneylerinde methionin kanser gelişimini hızlandırdığı gösterilmiştir. Vücudumuzun büyümesini ve gelişmesini hızlandıran maddeler kanser hücrelerinin de gelişimini hızlandırır. Genetik olarak büyüme hormonu reseptörü olmayan kişiler kanser olmazlar. Aynı şekilde büyüme hormonu reseptörleri doğuştan yetersiz olan fareler, büyüme hormonu ve insülin salgılanmadığı için kanser ve şeker hastalığına yakalanmıyor ve çok uzun yaşıyorlar. Etin pişmesi sırasında ortaya çıkan heterocyclic aminler ve hidrokarbonların etin içindeki demirin ve hayvanların hızlı büyümesi için verilen hormonların kanseri tetiklediği düşünülüyor. Boston kaynaklı çalışmada(Nurses Health Study 2) 88.803 kadın et yeme sıklıklarına göre gruplara ayrılarak takip edildi. 2.830 kadında meme kanseri gelişti; en çok et yiyen grupta meme sıklığı en az et yiyen gruba kıyasla %22 daha fazlaydı. Öğünlerden birinde bile et yerine sebze yenmesi meme kanseri riskini %15 oranında düşürüyor. Harvard Tıp Fakültesi tarafından yapılan araştırmada yaşları 50 ve 71 arasında değişen yarım milyon kişi on yıl boyunca takip edildi. Takip süresince erkeklerin 47.976'sı kadınların 23.276'sı hayatını kaybetti. Hergün ortalama olarak küçük bir hamburger büyüklüğünde kırmızı et yiyenlerin kanser ve kalp hastalıklarından ölüm riski et tüketmeyenlere göre %30 daha fazla bulundu.
    Dr. Murat Kınıkoğlu'ndan alıntıdır

  4. #24
    komuro - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    510
    Konular
    7
    Alıntı Ilithyia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Elma aldım diye ağaç ölmüyor, onu da düşünecek kadar aklım var çok şükür. Ve en azından ben bir kısmını dahi olsa bırakmışım verdiğim zararın. İstediğimi söyleme özgürlüğüm var sanıyorum, müdahale zorunluluğu taşımıyorsun.
    Ağacın üremesini engelliyorsun o zaman da.
    Tek yıllık bitkilerde ne okuyor maydonoz tohumu oluşsun diye bir kısmını bırakıyor musun acılar içinde

  5. #25
    MrColt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2009
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.835
    Konular
    43
    etin zararlarına başka bir bakış açısı
    Etin kilosu 100 lira | GAZETE VATAN

  6. #26

    Üyelik tarihi
    Eyl-2014
    Mesajlar
    839
    Konular
    26
    Alıntı komuro Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ağacın üremesini engelliyorsun o zaman da.
    Tek yıllık bitkilerde ne okuyor maydonoz tohumu oluşsun diye bir kısmını bırakıyor musun acılar içinde
    Nasıl ağacın üremesini engelliyorsunuz? Ağaç zaten meyvayı hayvanların ya da insanalrın yemesi ve ağzı yoluyla ya da dışkısı yoluyla atması için üretir. Bunu bitkiler bilinçli bir şekilde yapmaz tabi. Hayvanlar hoşuna giden meyvaları yeyip tohumlarını etrafa saçtıkları için onların daha fazla yayılmasına neden olurlar. Lezzetli meyvalar renk ve koku aracılığıyla hayvanları kendine çeker, hayvan onu koparır ve yer, sonra yürür ya da uçar gider, daha sonra meyvanın atası olan ağaçtan uzak bir yerde tohumu ya da ağzı yoluyla ya da dışkısıyla çıkarır. Bitki tohumları bağırsağımızda sindirilmeye karşı dirençlidirler ve dışkıdan filizlenirler. Çilek, kuşlara uyum sağlamıştır, pelitler sincaplara, mangolar yarasalara, bazı ayakotu türleri de karıncalara uyum sağlamışlardır. Yani onları tam tersine yememiz gerekiyor. Zaten biz yemesek de olgunlaşıp dalından düşecek ve meyva yerde çürüyecek. Ayrıca siz bitkileri bu kadar önemsiyorsanız hayvancılık sektörünün hayvan yemi için kestiği ağaçları da önemsemeniz lazım. Amazon ormanları hayvancılık yüzünden büyük bir hızla tahrip ediliyor.

  7. #27
    Ilithyia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2014
    Bulunduğu yer
    Where the cold wind blows
    Mesajlar
    7.059
    Konular
    7
    Cevap vermeme gerek kalmadı sanırım...

  8. #28
    birikinti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-2006
    Mesajlar
    641
    Konular
    36
    yalanların daniskası saçmalığın yararlarına tilimsel bir kaçış

    Alıntı Moterda Olisya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Özgürce yaşayan hayvanların hastalandıkları az görülmüştür. Onlarda çürük diş yoktur.
    özgür hayvanlar özgürce avlanırlar ve yerler ve böyle de dertleri yoktur
    etbourlara -da- ot yedirtmeli bunu yazanlar
    karbonhhidrat yemeyin bakalım dişleriniz çürüyor mu? (hiç yeyemiş olsaydınız çürür müydü?-denenmiş midir?)
    yapay şeker, hatta hiç şeker ve bitkisel kullanmayın bakalım dişleriniz çürüyor mu?
    etle beslenen insanın dişleri çürüyor mu?
    buna dair bilimsel çalışmalar var mı?

    yalnızca et ve çiğ süt tüketen bir kabile/insan topluluğu tespit edildiğini ve kalp damar başta olmak üzere yukarıda saydığınız hastalıklar ve sorunlarda bulunmadığını ve yukarıda saydığınız dertlerinde olmadığını biliyor musunuz?
    yüksek protein ve yüksek hayvansal protein tüketilen bölgelerde ve alanlardaki insan gruplarıyla yapılan çalışmaları biliyor musunuz?

    aynı şekilde sizin yukarıda belirttiğiniz şeylerin/sorunların-karbonhidrat-şeker nişastalar ve tam aksine yanlış bitkilsel kaynak tüketiminden olduğunu savlayanlar ve araştıranlar bulunmaktadır

  9. #29
    AbraKadabra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2013
    Mesajlar
    2.301
    Konular
    17
    bu iş evrim teorisine kadar gider yakında insan et yiyierek mi evrimleşmiştir ot yiyerek mi diye bir tartısmaya dönerse konu şaşmamak gerek.çürük diş sonuçta et yenildiği için olur kanımca.yani sebze ağırlıklı beslenen insanlarda çürük diş olmaz denebilir mi/ tartışılır. ama bence denebilir. aynı şekilde çağlar boyunca etle beslenen insanoğlunda evrimin gereği olarak çürük diş vardır olmuştur. olmayan da olmustur farklı farklı insanlar var sonucta.neden bu kadar düştünüz bu konuya anlam veremiyorum.İsteyen istediğini yer, isteyen evrimleşir isteyen çağ dışı kalır.Ama bu konunun uzaması ne kadar da çağ dışı be dostlar

  10. #30
    Moterda Olisya Moterda Olisya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    Alıntı birikinti Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yalanların daniskası saçmalığın yararlarına tilimsel bir kaçışözgür hayvanlar özgürce avlanırlar ve yerler ve böyle de dertleri yokturetbourlara -da- ot yedirtmeli bunu yazanlarkarbonhhidrat yemeyin bakalım dişleriniz çürüyor mu? (hiç yeyemiş olsaydınız çürür müydü?-denenmiş midir?)yapay şeker, hatta hiç şeker ve bitkisel kullanmayın bakalım dişleriniz çürüyor mu?etle beslenen insanın dişleri çürüyor mu? buna dair bilimsel çalışmalar var mı?yalnızca et ve çiğ süt tüketen bir kabile/insan topluluğu tespit edildiğini ve kalp damar başta olmak üzere yukarıda saydığınız hastalıklar ve sorunlarda bulunmadığını ve yukarıda saydığınız dertlerinde olmadığını biliyor musunuz?yüksek protein ve yüksek hayvansal protein tüketilen bölgelerde ve alanlardaki insan gruplarıyla yapılan çalışmaları biliyor musunuz? aynı şekilde sizin yukarıda belirttiğiniz şeylerin/sorunların-karbonhidrat-şeker nişastalar ve tam aksine yanlış bitkilsel kaynak tüketiminden olduğunu savlayanlar ve araştıranlar bulunmaktadır
    Ah kavga etmekten ve izlemekten yoruldum.. Ye o zaman kardeşim ne diyelim, herkesin kendi seçimi lakin et yemek yararlıysa o zaman hayvanları degil kendi kolunu kes ızgara yap ye Size kimse et yemeyin veya vejetaryan olun demiyor lakin bu kadar görüş ve insan yanılıyor sen doğrusun öyle mi? İyi güldüm..


15 Sayfadan 3. İlkİlk 12345 ... SonSon

Bu Konu İçin Etiketler