Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Etimoloji

  1. #1
    paranormalfikir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    346

    Etimoloji


    Köken bilimi veya etimoloji, bir dildeki sözcüklerin kökenlerini ve bunun bir gereği olarak o dilin diğer dillerle ve o dili konuşan toplulukların geçmişten bugüne diğer topluluklarla olan kültürel ilişkilerini araştırır. Bir başka tabirle köken bilimi, bir kelimenin ya da dildeki benzer bir kullanımın gelişme sürecinin ilk ortaya çıkışından itibaren izlenmesi, hangi dillerde ne şekilde yayıldığının tespit edilerek parça ya da bileşenlerinin analiz edilmesi bilimidir.

    Etimoloji kelimesi de asıl, hakiki, gerçek anlamındaki söz ile kelime anlamındaki lógos kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuştur. Eskiden kullanılan ve Arapça kökenli olan ismi ise iştikak ilmidir. Köken bilimi uzmanlarına etimolog, köken bilimci veya iştikakçı denir.

    Ayrıca, etimologlar artık doğrudan bilgi edinilemeyecek ölü diller hakkında, kalıntı ve bulguları takip ederek çeşitli sonuçlar çıkartırlar. İlgili dillerdeki kelimeleri karşılaştırarak ortak ana dil hakkında daha fazla bilgi elde edilebilir. Bir sözcüğün en eski, kaynak şekline etymon denmektedir.

    Güzel bir site hazırlamışlar, kelimeyi yazıyorsunuz kökeniyle ilgili bilgiler veriyor... : )

    >>> EtimolojiTürkçe - Türkçe Etimolojik Kelime İncelemeleri <<<





  2. #2
    paranormalfikir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    346



    Türk Kelimesi Nereden Geliyor... Türk Nedir...




  3. #3
    paranormalfikir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    346
    Aşk: Dilimize Arapçadan giren 'aşk' kelimesi, aslen 'sıkıca sarılmak' ve 'yapışmak' anlamlarına gelmektedir.

    Kalp: Dilimize Arapça'dan giren 'kalp' kelimesi, aslen 'değişim, dönüşüm' anlamına gelir. Adlandırmadaki bu tercih, insanın kalben değişimine atıftır.

    Eşya: Dilimize Arapça'dan giren 'eşya' kelimesi, aslen 'şey' kelimesinin çoğuludur.

    Ruh: Dilimize Arapça'dan giren 'ruh' kelimesinin kök anlamları arasında; 'nefes', 'rüzgâr' ve 'güzel koku' bulunmaktadır.

    Hayâl: Bu kelime dilimize Arapça'dan girmiştir. Bu dilde 'hayâl'; 'zihinsel görüntü', 'bedenden ayrılmış olan ruh' gibi anlamlara sahiptir.

    Ukala: Dilimize Arapça'Dan giren 'ukala'kelimesi 'akıllı' kelimesinin çoğuludur; Türkçe'de anlam kaymasına uğramıştır.

  4. #4
    paranormalfikir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    346
    Pazar: Farsça 'bazar' kelimesi (Alışveriş için kurulan yer anlamındadır.) Türkçe'ye geçerken Pazar şeklinde kullanılmaya başlanmış. Aslında 'bazar' kelimesi; (ba = yemek) (zar = yer) kelimelerinden doğmuştur. 'Yemek yeri' daha sonra bugünkü 'pazar yeri' anlamına dönüşmüştür. Eski çağlardan beri birçok medeniyet tarafından haftanın ilk günü olarak kabul edilir. Şehirlerde pazarlar genellikle bugün de kurulurmuş.

    Pazartesi: Türkçe olan 'ertesi' kelimesi eklenerek türetilmiştir.

    Salı: İbranice 'salis' (üç) kelimesinden gelmektedir. Haftanın üçüncü günü anlamına gelir.

    Çarşamba: Farsça kökenli bir kelimedir. 'Cehar + şenbe' (cehar = dört) (şenbe = gün) Haftanın dördüncü günü anlamına gelir.

    Perşembe: Yine Farsça kökenli bir kelimedir. 'Penç + şenbe' (penç = beş) (şenbe = gün) Haftanın beşinci günü anlamına gelir.

    Cuma: Arapça kökenli 'Cuma' (toplanma, toplantı) kelimesi, cemaatle kılınması farz olan namazın olduğu gündür. Cemaatin toplanmasından alır ismini.

    Cumartesi: Türkçe olan 'ertesi' kelimesi eklenerek türetilmiştir.

  5. #5
    paranormalfikir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    346
    Ocak (January): Eski Türkçe'de od (ateş) odak - ocak (ateşin yandığı yer) anlamındadır. Eski ismi Kanunnisa'dır. Kanun, Süryanice bir kelime olup ocak, fırın anlamına gelmektedir. Havalar iyice soğuyup ocaklar yakıldığı için bu ad verilmiştir. Eski Roma'daki ismi Januaris'dir. Janus, Roma mitolojisinde iki yüzü olan bir tanrıdır.

    Şubat (February): Süryanice bir kelimedir. (şabat - şobat - şebat) Eski Roma'daki adı Februarius'tur. Februum arınma anlamına gelmektedir. Februa ise Romalıların günahlarına kefaret olarak kurban kestikleri arınma festivaline verilen isimdir. Februarius, Roma'da yılın son ayı olduğu için yeniden doğuş, zamanın başlangıcı gibi anlamlara gelmektedir.

    Mart (March): Roma'da yılın ilk ayı olup adı Martius'tur. Savaş tanrısı Mars'tan ismini alır. Kış bastırınca ara verilen savaşlara bu ayda kaldığı yerden devam edilirdi. Savaş tanrısının adı bu yüzden bu ayın adı olmuştur.

    Nisan (April): Süryanice bir kelime olan 'nisannus' kelimesinden gelir. Yılın dördüncü ayı manasındadır. Roma'da Aprilius adını alır, aşk-güzellik tanrıçası Afrodit'in ayı olarak kabul edilirdi.

    Mayıs (May):
    Roma mitolojisinde bahar - bereket tanrıçası olan Miai'den gelir. Bu ay içerisinde Miai için şenlikler düzenlenirmiş ve Miai'nin bayramı kutlanırmış.

    Haziran (June):
    Süryanice bir kelime olan 'hazuran' kökünden gelir ve sıcak anlamını taşır. Bu ay için, 'sıcakların başladığı zaman' anlamında kullanılmıştır. Roma'daki adı Junius olup, ayın adı yine bir tanrıça olan Juno'dan gelmiştir. Gençlik, genç anlamlarına gelir.

    Temmuz (July): Eski Babil'de üreme ve bereket tanrıçası olan Tamuza'nın ayı olarak kabul edilirdi. Bu ayda tanrıça Tamuza için dam (Süryanice'de kadın anlamına gelir.) kökünden gelen Dumuzi adında festivaller düzenlenir. Roma İmparatoru Sezar, takvim oluşturulurken bu aya kendi ismini vermiştir.

    Ağustos (August):
    İmparator Octivivus'un ünvanı olan Augustus'tan gelir. Octivivus en görkemli icraatlarından biri olan İskenderiye'nin fethini bu ayda gerçekleştirince Sezar döneminde Sextilis (altıncı ay) olan bu ay Augustus'a çevrilmiştir.

    Eylül (September):
    Süryanice de 'aylul' (üzüm), yani 'üzüm ayı' anlamına gelmektedir. Roma'daki adı September olup yedinci ay manasına gelir. (septi - yedi) O dönemlerde Mart, yılın ilk ayı olduğu için böyle denilmiştir.

    Ekim (October):
    Bu aya eskiden Süryanice bir kelime olan Teşrin-i Evvel (İlk Teşrin) denilirdi. Bu ay içerisinde ekim yapılıp tarlalar sürüldüğü için, günümüzde Ekim ismini almıştır. Roma döneminde ise October'dır. (sekizinci ay)

    Kasım (November):
    Bu aya eskiden Süryanice bir kelime olan Teşrin-i Sani (Son Teşrin) denilirdi. Günümüzde Arapça kökenli, ayıran - bölen anlamlarına gelen 'Kasım' adını almıştır. Nedeni ise eskiler, Kasım ayından itibaren 180 günlük süreler halinde Ruz-i Kasım ve Ruz-i Hızır diye yılı ikiye ayırırlarmış. Roma'da döneminde ise November'dır. (dokuzuncu ay)

    Aralık (December): Türkçe bir kelimedir. Eski yıl ile yeni yıl arasında kaldığı için bu aya 'Aralık' adı verilmiştir. Roma döneminde ise December'dır. (onuncu ay)

  6. #6
    Etimoloji serpentine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2009
    Mesajlar
    3.990
    Konular
    682
    Ne güzel konuymuş bu teşekkürler.

  7. #7


Bu Konu İçin Etiketler