2 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 12
Toplam 14 sonuçtan 11 ile 14 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Esseniler

  1. #11

    Üyelik tarihi
    Oca-2009
    Mesajlar
    835
    Konular
    59
    dinlerin toplum düzenini sağlama amaçlı olduklarını düşünürsek aşağı yukarı aynı olmaları normaldir...
    bu da farklı bi bakış açısı





  2. #12
    nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    10.485
    Konular
    2414
    Blog Entries
    3
    İsrail araştırmacısı Doç. Dr. Yaşar Kutluay'ın İslam ve Yahudi Mezhepleri kitabından alınmış konuyla ilgili şöyle de bilgiler var ;

    İSİYİM MEZHEBİ(ESSENİLER,ESSENES)

    Peruşim gibi ve hatta ondan daha çok İsiyim'in Hristyanlıkla ilişkili bulunması dolayasıyla konu dine mensup yazarlar arasında çoğu zaman polemiklere vesile olmuştur. Bu mezhebin kuralları ile İlk Kilise 'nin esasları arasındaki benzerlikler yanında , kaynakların eksiklik ve kısırlık kesin hüküm verilmesine engel olagelmiş 1947'de Kumran Yazıtları'nın meydana çıkarılması ile sonsuz tartışmaların sonu geleceği sanılırken , bu yazıtların mahiyeti üzerindeki anlaşmazlıklara yeni tartışma açılmış bulunmaktadır.

    İsiyim Kelimesi: Kelimenin etimolojisi üzerinde fikir birliği yoktur. İki anlam ileri sürülmektedir.
    a)Mütavazi ve dindar kişi ve bunları meydana getirdiği topluluk ki, Josephus bir defa bu anlamda kullanılır.
    b) Sessiz , sakin ve ketum kişi ve bunların topluluğu ki Josephus bazan ve Philo devamlı benimserler.

    Kökenleri:
    İsiyim 'in kökeni hakkındaki Yahudi görüşüne göre , bunlar Makabi mücadelelerinden önceki Hasidim'in devamıdırlar. Yunan idarecileri ve Helenistlere (Mityavnim) karşı başarı kazandıktan sonra , Hasidim'in son derece dine bağlı tutumları toplumda revaç bulamamış , onlar da acayip kurallar ve yeni görüşlerle , son derce müfrit bir mezhep kurmuşlardır.
    Buna göre , Peruşim ile İsiyim'in kaynakları aynı olmak gerekmektedir. Yahudi geleneğide bu görüşü desteklemekte , yanlız Peruşim ve İsiyim , Hasidizm'in birer şubesi mi yoksa İsiyim Peruşim 'den mi ayrılarak ortaya çıkmıştır, belirtmemektedir. Geleneğe göre , bular, Tora'nın Levilliler kitabının ortaya koyduğu kurallara son derece müfrit bir şekilde uyan kimseler olup , kendi elleri ile kazandıklarını, tam bir kominist topluluk halinde paylaşarak, kendilerini dini yaşantı ve çalışmaya vermiş kimselerdir. Mümkün olduğu kadar evlilikten ve bedensel zevklerden kaçınarak göklerin sırlarına vakıf olmaya ve beklenen Mesih'in ne zaman geleceğini öğremeye Uğraşırlardı. Şabat yasaklarına uymakta o kadar hassas davranırlar ki, çocuk Şabat'ta doğarak kutsal günde çalışmak zorunda kalınmasın diye , Çarşamba günleri dışında cinsi temasta bulunmaktan kaçınırlardı. Aralarında kutsallığa göre üç veya dört derece vardı ki Peruşiler bunun sadece ilk derecesini teşkil ederlerdi.

    Eski Kaynaklarda İsiyim:

    İsiyim 'e dair en eski bilgiyi İskenderiyeli Philo vermektedir. ''Quod Omnis Probus Liber Sit''(Her İyi İnsan Hürdür) adlı eseri ile , halen kayıp olan fakat Keysaryalı Eusebius'un yaptığı iktibaslarla zamanımıza ulaşmış bulunan ''Apologia Pro Judaeis'' (Yahudileri Savunma)'de İsiyim 'i anlatmaktır. Metinlerin kesin tarihi her ne kadar bilinmiyorsa da . M.Ö 30 ile M.S. 40 arasındaki devrede yazılmış olduğu muhakkkaktır.
    İkinci kaynak Flavius Josephus'tur. Jewish War ile Jewish Antiquities adlı eserlerinde konuya Philo'dan daha geniş şekilde temas eder . Kitabıı M.S. 70 veya 75 yılllarında tamamladığı bilinmektedir.
    İsiyim hakkında uzun bir bahiste Romalı Hippoytus'un Zındıklığa Reddiye adlı eserinde bulunmakla beraber , bu yazarın Josephus'tan iktibasla yetindiği kesinlikle bilinmektedir.
    Yukarıda belirttiğimiz gibi , yeni bulunna fakat Eski Ahid ve Mosoretik metinlerin yazılışından daha önceki devirlerde yazılmış olması bakımından önemi büyük olan Kumran Yazıtlarıda bir kaynak olarak ele alınmaktadır. Bu yazıtların yapıldığı belirtmiştik , konumuzu ilgilendirmediği için bunlar üzerinde durmayacağız . Yanlız şu kadarına işarete deceğizki , halen Ürdün'de uzmanlarca incelenip peyderpey yayınlanmakta bulunan bu yazıtlarda adı geçen mezhebin İsiyim olduğu anlaşılmış bulunmaktadır. Bulunan kitaplardan biri bu mezhebin kaidelerini , ikincisi tarihi, bir diğeri ahir zamanda aydınlık çoçukları(yani mezhep mensupları) ile karanlık çoçukları (yani fena kuvvetler) arasındaki mücadeleyi anlatır. Mezhebe has bir dulara mecmuasıda bulunup yayınlanan eserler arasındadır.
    Şimdi kaynakların verdiği bilgileri sıra ile görelim.

    Quod Ommis Probus Liber Sit: ''Suriye Filistin'ndeki Yahudiler arasında , sayıları dört binin üzerinde olan ve İsiyim denen bir gurup vardır. Bu kelime her ne kadar Yunanca değilsede bence 'kudsiyet' kelimesi ile bir bağlantı kurmak mümkündür. Geçekten bunlar kendilerini Allah'a adamış kimselerdir. Kurban olarak hayvan takdim etmezler, kurban yerine , doğrudan doğruya kendilerini Allah'a teslimin daha uygun olacağını söylerler.Bazıları tarlada çalışırlar, diğerleri de kendilerine huzur ve sukun verecek çeşitli şeylerle uğraşırlar, hem kendilerine ve hem de komşularına karşı faydalı kimselerdir.Altın ve gümüş biriktirmezler, hayatları için zorunlu olanın ötesinde bir şey aramazlar. Hemen hemen bütün insanlar için yanlız bunlar, eşya ve mal sahip olmadan yaşarlar; bu, işlerinin ters gitmiş olmasından ötürü değil, kendilerinin böyle yaşamayı tercih etmelerindendir; böylece kendilerini daha zengin , bolluk içinde ve tutuma riayet sayarlar.Onlar arasında ok, kılıç, harbe , miğfer, zırh, kalkan kısaca savaş araçları ve savaşta kullanılabilecek nitelikte barış zamanı eşyaları yapanları aramak boşunadır. Onları sonunda hırsa yöneltecek en küçük fikirleri , hatta rüyaları bile yoktur.Aralarında bir tek dahi köle yoktur, ama, hepsi birbirinin yardımcısıdır. Köle sahiplerini , sadece yaptıklarının eşitlik prensibi ve adalete aykırı olması dolayısıyla değil, bunun aynı zamanda Allah'a isyan olması sebebiyle ayıplarlar.Tabiat felsefesinde Allaj'ın varlığı ile alamin yaratılışının ötesinde olduğu düşüncesi ile tartışmalrı meydan hatiplerine terk ederler, kendilerini son derece dikkatle ahlak üzerine eğilirler. İlahi ilham ve vahy olmaksızın , kimsenin ortaya koyamayacağı nitelikteki atalardan kalma kanunları ele alırlar.Zahid ve muttaki insanlar olarak nefsin kontrolü, neyin iyi, neyin fena ve neyin değişik olduğu nasıl bilinir, nasıl yapılır konularında çalışıp, Allah'ı fazileti ve insanları severler. Uluhiyetin, fenalığın değil, fakat bütün iyiliklerin sebebi olduğuna inanırlar.'' ''Hiç bir ev hiç birinin değildir. Evleri nereden gelirse ve kim olursa olsun , bütün mezhep üylerine açıktır.''

    Apologia Pro Judaeis: ''Bunlara İsiyim denmesinin sebebi dindarlıkları sebebiyledir. Yehuda şehir köylerinde büyük gruplar halinde bulunuyorladı.Fazilet ve beşeriyet sevgisi mertebelerine ulaşmak arzusundadır, bu yüzden aralarında gençlere ve delikanlılara pek rastlanmaz; zira bu yaşlar , olgunluğa erişip de karaktere sahip olunmayan çağlardır.Bütün faaliyetleri cemiyet içindir.Güneş doğmadan çalışmağa başlayıp, battığında bırakırlar.Çok mütevazi yaşarlar, lüksü, beden ve ruh için tehlike sayarlar.Giyecekleri de yiyecekleri gibi basit ve mütavazidir.''

    Jewish War: ''Yahudiler arasında üç felsefe ekolü vardır. Birinciler Perişim, ikinciler Sadukim ve üçüncüler de tam azizane bir hayat yaşayan İsiyim'dir. İsiyim ırken Yahudidirler, evlenmeyi hor görürler, fakat yetiştirmek için başkalarının çoçukları ile ilgilenirler, onları kendilerine akraba sayarlar, bu çoçukları kendi adetleri üzere yetiştirmek isterler.Fakat bu, onlar evlilik kurumunu ortadan kaldırmış demek değildir, kadınların fasık olup hiçbirinin erkeğe sonuna kadar sadık kalacağına inanmamalarındandır.Zenginleri aşağı görürler, mezhebe giren kişi bütün servetini diğerleri ile eşit şekilde paylaşır.Hepsi bir şehirde değildir, her yerde bir kaçı birleşip hemen bir koloni meydana getirirler.Seyahata çıktıklarında yanlarına hiçbirşey almazlar. Her şehirde teşkilatın bir görevlisi bilhassa misafirlerin giyim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur.Elbise ve ayakkkabı giyilmeyecek kadar eskimeden çıkarıp atmazlar.Aralarınsa asla alışveriş yapmazlar, ihtiyacı olan bulunandan istediği kadar alabilir.Allah huzurunda davranışları özel bir şekildedir. Güneş doğmadan dünyevi kelam etmeyip, sanki güneşin doğması için yalvarıyormuşcasına kadim dualar okurlar.Bu duadan sonra herkez kendi işinin başına döner , ara vermeden , beşinci saate(yaklaşık sabahın 11'i) kadar çalışırlar, beli bağlı keten elbiseler içinde , aynı yerde tekrar toplanırlar, o halde iken soğuk su ile yıkanırlar. Bu temizlenmeden sonra , yanlız kendi inançlarından olanlara özel bir binaya girerler.Yemek zamanı fırıncı herkeze bir somun dağıtır, herkez bir çanak yiyecek alır.Yemekten önce birisi dua okur, duadan önce yemeği yemek yasaktır, yemeğide bir dua takip eder, başta ve sonda , hayat veren Allah'a şükredilir. Yemekten sonra , biraz dinlenip sonra akşama kadar yeniden çalışmaya girişirler. Akşam yemeğide aynı şekilde olur, varsa misafirler de sofraya alınır, konuşmalarda sıraya uyulur.''

    Faziletleri:''Kendilerini bağladıkları iki şey vardır: Yardım ve şefkat, Yardıma muhtaç herkezin yardımına koşmak isterler.Kızgınlık ve öfkelerine hakim olurlar, yemin etmekten sakınırlar. Kendisine inanılmayan kimselerin Allah'ı şahit göstermesini çirkin gördüklerinden yemin etmeyi, yalan söylemekten kötü sayarlar. Beden ve ruh münasebetlerinden bahseden eski kitaplara üstün bir ilgi gösterirler. Buralardan , hastalıklardan korunmayı, tedavi yollarını ve taşların şifalarını öğrenirler.''

    Mezhebe Giriş:''Mezhebe girmek isteyenler derhal kabul edilmezler. Aday bir yıl bekler. Aynı tarzda hayat yaşaması teklifinde bulunurlar. Kendisine bir balta , peştemal ve bir beyaz elbise verilir. Bu süre içinde yeterliliğini isbat eden aday , biraz daha kendilerine yaklaştırılır, temizlik yıkanmasına iştirak ettirilir, fakat henüz tamamen kabul edilmiş değildir. Yeterliliğini isbattan sobra iki yıl kontrol altında tutulur, eğer bunda iyi not almışsa gruba girer.''

    And:''Mezhebe kabul edilen kimse , müşterek yemeğe el sürmeden , kardeşleri huzurunda dini and içer. Önce Alllah'a karşı sadakatle hizmet edeceğine , sonra insanlara karşı adaleti gözeteceğine , hiç kimseye ne kedi arzusu ve ne de başkasının emri ile fenalık etmeyeceğine , kötülükten nefret edip hep beraber adalet için mücadele edeceğine yemin eder.Herkeze daima doğru davranacağına , Allah rızası olmaksızın , sırf iktidar uğruna kimse ile mücadele etmeyeceğine , ödevinde uygunsuzluk yapmayacağına , giyiminde ihtişam ve gösterişe kaçmayacağına yemin eder. Daima gerçeği sevip yalancıları reddedeceğine , ellerini hırsızlıktan , ruhunu kötü kazançlardan uzak tutacağına , mezhep mensuplarından hiç bir gizlemeyip, ölüm tehdit ve baskısıda olsa dışardakilere hiçbir şey açıklamıyacağına yemin eder.

    Kehanetleri:Aralarında bazıları kendilerini kutsal kitapları, peygamberlerin sözlerini incelemeye vermişlerdir. Bunlar gelecek hakkında bazı kehanetlerde bulunur ve nadiren yanılırlar.

    Evlilik Nizamı: İsiyim'in bir kolu diğerleri ile adet ve geleneklerinde müşterek olmakla beraber, yanlız evlenme konusunda ayrılmıştır. Bunlar şuna inanırlar: Evlenmeyen kimseler kendilerini hayatın çok önemli bir bölümünden mahrum ederler, yeni nesil üretmekten geri kalılar. Buna uyanlar ise , insan neslinin , dolayısıyla İsiyim mezhebinin ortadan kalmasına sebep olurlar.Kadınları üç ay süresimce gözlem altında tutarlar, üç defa aybaşı halinden kurtulduklarını ve böylece çoçuk yapmaya muktedir olduklarını görürü sonra evlenirler. Kadınlar hamile kaldıklarında cinsi temasda bulunmazlar, böylece zevk içi değil , çoçuk doğması zorunluluğu sebebi ile evlendiklerini göstermiş olurlar.Kadınlar ketenlere sarınarak , erkekler peştemal giyerek yıkanırlar.

    Jewish Antiquities: İsiyim mezhebi mensupları herkese, Allah'a güvenmeyi öğretmekten hoşlanırlar. Keza ruhun ölümsüz olduğunu beyan ile doğruluğun mükafatı için mücadelenin zorunlu olduğunu söylerler. Bütün faziletleri arasında doğrulukları övülmeye değer . Benzerleri ne Yunan ne de barbar dünyasında vardır. Bütün kazançlarını bir yere koyarlar. Yaşayışları arasında en küçük fark yoktur. Dört binden fazla insan böyle yaşamaktadır.Kadın almaz köle edinmezler, köleliği adalete aykırı bulurlar.

    Pliny: M.S. 79 yılında ölmüş olduğu bilinen Pliny de ''Tabi Tarih' adlı eserinde İsiyim'den bahsetmektedir.M.S 70'de sona eren Yahudi Savaşları sırasında Titus'a refekat ettiği muhtemel bulunan bu yazar, İbraniler'in Tu Denizi, batılıların Ölü Deniz dedikleri Lut Gölünden bahsederken şöyle demektedir: İsiyim , Deniz'in batısında , kendileri ile sahil bölgesi arasında biraz mesafe bırakmışlar, bunların kendilerine has müstesna bir durumları vardır; kadınsız , parasız , hurma ağaçları altında yaşamaktadırlar. Engada (bügün Ayn Gedi)
    Josephus'un bu mezhebin M.Ö. 146 yılında Peruşim ve Sadukim ile beraber varlığını bildirmesi ve Pliny'nin de yerlerini söylemesi , diğer etraftan Kumran mağralarında bulunan ve M.Ö 150 ile M.S 50 yılları arasında tarihlenenn yazıtlarda adı geçen mezhebin İsiyim olduğuna şüphe bırakmamaktadır. Josephus'un aynı yerde anlattığına göre , mezhep , meşhur I. Aristobulos (M.Ö.104)'un zamanında M.S.66-70 yıllarındaki Yahudi Savaşları'na kadar faaliyet göstermiş, dağılmaya zorlanması ile ortadan kalkmıştır.

    Kumran Yazıtları: Onlar cemaaat halinde yiyecekler , ibadet edecekler ve beraber düşüneceklerdir. Mürid , ruhu ve bedeni ile tamamen topluma aittir.Josephus'un anlattığı mezhep saliklerinin her gün ve çeşitli zamanlarda yıkamaları zorunluluğu aynen anlatılmaktadır.Philo ve Josephusu'un anlattığı doktrine ait hususlar, tamamen Kaideler Kitabı'nda yazılır.Kumran yazıtlarının çeşitli yerlerinde geçen Goral(kader) kelimesinin kullanılışından da anlaşılıyor ki , bunlarda koyu bir kadercilik görüşü hakimdir. İnsanlar daha doğmadan bile aydınlık ve karanlık taraflardan birine aittir. Kaderleri ebediyen tesbit edilmiştir. bu yıldızlarda da yazılmıştır. Kader herşeyin başıdır. Kaideler ve Dua Kitaplarında Allah'ın Kadir-i Mutlak'lığı yanında insanın hiçliğini belirten pek çok pasaj vardır. İnsanın kaderi tamamen O'nun elindedir. Bununla beraber mezhep mensubu bir ''Aydınlık Oğludur'', buda Allah'ın onu seçmesi sayesindedir. Philo ve Josephus tarafından hiç zikredilmeyen , vücudun yeniden dirileceği inancı yanında , Nihai mahkeme , Dünyanın ateşle tahribi ve sonu temaları sık sık görülür.Melek inancı bakımından Peruşim'den ayrılmakla beraber görüşleri daha teferruatlıdır. Meleklerden kutsal yaratıklar, şerefliler, göklerin oğulları, semavi varlıklar , ebedi varlıklar , kutsallar şeklinde bahsettikten sonra onları yaptıkları işlere göre de isimlendiriler: Işıklar prensi,Karanlık Meleği, Geçeklik Meleği, Tahrir Meleği, Mastemah(Şeytan) gibi. Bunlardan ayrı bir sınıfı Muhafız Melekleri, Himaye Melekleri (ki bunlarad ismen de sayılır: Gabriel Mihael Rafael, Suriel ve Uriel) İsimlerden anlaşılan ödevlerinden başka , meleklerin dünyanın sonunda kötükle açılan savaşta iyilerin yanında yer alacakları zikredilir
    Önemli bir yeride Mesih inancı tutmaktadır. Tesniye'de geçen ''Onlar için kardeşleri arasında senin gibi bir peygamber çıkaracağım , sözlerimi onun ağzına koyacağım ve ona emredeceğim , herşeyi onlara söyleyecek.'' emrinden hareketle bu konu üzerinde çok dururlar. İfadelerinden Mesih'i her an bekler gibi bir durumları vardır.Kısaca ifade etmek gerekirse diyebiliriz ki, gerçek Philo ve gerekse Josephus'un bu mezhep hakkında verdikleri bilgilerle Kumran yazıtlarından öğrenilenler arasında pek büyük fark bulunmamaktadır. Bu bakımdan Kumran Mezhebi ile İsiyim'in aynı şey olduğu hususunda ki görüşe katılıyoruz. Bunu belirtttikten sonra bu mezhep üzerindeki aktüel tartışmaları kısaca nakledelim.

    İSİYİM İLE HRİSTİYANLIK ARASINDAKİ MÜNASEBETLER
    Kumran'da bulunan metinlerle ilk Hristiyan Kilisesi teşkilatı arasında heyecan verici paralellikler bulanlar vardır. Hristiyanlığın ilk devirlerinin ne kadar mutlak karanlık içinde bulunduğu hatırlanacak olursa , tesbit edilen paralelliğin bu din mensubu ilahiyatçı ve bilginleri ne kadar heyecanlandıracağı kolaylıkla anlaşılır. Bulunan paralellikler şöyle sıralanabilir:

    1-Filistin'de ki ilk Hristiyanlar ile bu mezhep mensupları topluluklarını aynı kelime ile adlandırmaktadırlar:Eda(Topluluk)
    2-Mezhebi idare eden oniki kişilik idareci grubu ile , on iki havari arasında benzerlik vardır.
    3-Oniki kişilik idarecinin üçü daha yüksek mevki sahibidir; bu kilisenin üç direği Yakob, Kifas ve Yohanna'yı hatırlatmaktadır.
    4-Mezhepte düzenli bir teşkilat halinde ''Mevakrim'' (Müfettişler vardır ki bu, Grekçe Episkopoi yani Bişopların tam karşılığıdır.
    5- Mezhep mensupları kendilerini ''Çölde yol hazırlayanlar'' diye tarif ederlerki aynı kelimeleri Vaftizci Yahya'da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederken kullanmıştır.
    6- Bu güne kadar Yunanca metinler halinde ulaşan ilk Kilisenin apostolik kuruluşuna ait dökümanlar tekarar İbrani veya Arami dillerine tercime edilecek olrsa ifadeler arasında büyük benzerlikler ortay çıkmaktadır.

    Bulunan yazıtların M.Ö.II.Yüzyıl'a tarihlenmesine rağmen mezhebin kurucusu ile İsa'nın aynı şahıs olsuğunu ileri sürenler dahi çıkmıştır. Bununla beraber tartışmalar ve asıl önemlisi yazıtların tasnif ve okunması henüz bitmemiş olduğu için bu mezhebin Hristiyanlık'la ilgisinin ne olduğu , daha doğrusu Hristiyanlığa olan etkisinin ne dercede bulunduğu hususunda hüküm vermeğe imkan yoktur. Esas olan şudur ki, ilk Kilise İsiyim'den çok şey almıştır.


    İSİYİM'İN SONU

    Titus'un 70 yılında son Yahudi direnişini kırarak Mabed'i tahribine kadar Lut gölü kenarında varlıklarını devam ettirmekte olduklarını bildiğimiz İsiyim'in, Bundan sonraki tarihi karanlıklar içindedir.1897 yılında Kahire'de Geniza adlı Karai sinagogunun mehzeninde bulunan bazı dökümanlarda , Şam'da oturan , teşkilat veya yaşayışları İsiyim'e benzeyen bir mezhepten bahsedilmektedir. Mabed'in tahribinden sonraki devirde Filistinde 'ki Yahudiler dünyanın dört bucağına sürülürlerken , bunlar da Suriye'ye gönderilmiş olabilir fikri hatıra geliyorsa da , Rabbinik Yahudiliğe mensup olanlar , bulunan dökümanların sahte olduklarını , Karailer tarafından uydurulduklarını iddia ile sıhhatlerini kabul etmemektedirler.

  3. #13
    Demian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2008
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    546
    Konular
    23
    Oniki havari, oniki idareci, oniki imam, avrupa birliğinin bayrağında oniki yıldız, cennetin oniki kapısı, yeni kudüsün oniki kapısı, her bir kapıda birerden oniki melek, oniki kavim, oniki çeşme,vs vs vs nedir bu oniki yav?

  4. #14
    Vuh
    Vuh isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Vuh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2011
    Mesajlar
    1
    Konular
    0
    Esseniler hakkında Ruh ve Madde yayınları tarafından basılan "Esseniler ve Sırları" kitabınıda tavsiye ederim.


Sayfa etiketleri:

esseniler

kumran yazitlariHz.İsanın eğitimi ve Essenilerkumran yazıtları

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140