Tot
Hermopolis teologlarına göre, Tot ya da Doğu Mısır adıyla Tehuti; gerçek evrensel Demiurge idi, Hermopolis Magna'da dünya yumurtası üzerinde kuluçkaya yatan ilahi balıkçıldı. Yaradılışı sadece sesini kullanarak gerçekleştirdi (Yuhanna İncili'nin açılış cümlesini nasıl' da hatırlatıyor:
"Başlangıçta söz vardı ... "). İlahi kökeni elbette tartışmaya açıktır. Piramitler Kitabı'nda Ra'nın en büyük oğludur, Gebve Nut'un çocuğu ya da İsis'in erkek kardeşidir. Başka kaynaklarda ise Osiris ve ailesinin veziri ve kralın katibi olarak geçer. Majik şifa gücünü, sesi vasıtasıyla gerçekleştirir bebek Horus'u bir akrep sokmasının öldürücü etkisinden kurtarması gibi- ayrıca-sanat ve bilim, aritmetik, geometri, gözlem, astronomi, doğru sözlülük. maji, tıp, cerrahi, müzik, ve yazı bilgeliğini de kullanır. Tüm bunlar, geleceğe aktarılmak üzere anıt cephelerine işlenmiştir. Tot gerçekten de tüm Mısır tanrıları arasında en ilginçlerinden biridir. Piramit metinlerinde kendi kendini yaratmış, üretmiş bir tanrı ve Bir olarak anlatılır. Budge aktarıyor:
Gökler, Yıldızlar, Yeryüzüyle ilgili hesapları o yaptı çünki Ra'nin kalbi oydu; fizik ve moral kavramlarıyla yasanın efendisi oydu, "Tanrısal Konuşma" bilgisi de onda vardı; pek çok pasajdan sanat ve bilimlerin yaratıcısı ve tanrısı olduğunu anlıyoruz; "kitapların tanrısıydı", "Tanrılar Katibi" ve "diline kuvvetliydi" yani sözleri etkiliydi, ölmüşlerin ebedi yaşam kazanmasını sağlayan pek çok cenaze kitapları yazdı. Ölüler Kitabı'nda ona tanrılar arasında özel bir yer verilir; Osiris'in ve Ra'nın dahi sahip olmadığı bazı kudretleri anlatılır?
Daha önce anlatıldığı gibi klasik yazarlar Tot'tan, Mısır toprağına, Yengeç Zodyak Çağında inmiş bir yabancı olarak söz ederler. Özellikle Os iris ailesi ile ilgili olarak neredeyse amca veya dayı gibi bir rol üstlenir; belki de Mısır' a onlardan birkaç yıl önce inmişti. Birçok klasik yazar ve tarihçiye bakılırsa, bu kıyılara eski ülkenin uygarlaştırıcı etkilerini taşıyan ilk Atlantisli o olabilir. Efsanevi sesine gelince, bunun sonik bilgisi anlamında bir "voce" olmadığı ve ses yoluyla maddeyi harekete geçirmediği anlaşılıyor. Aslında sesle harekete geçirilen aletler modern teknolojide de kullanılıyor; Tot'un bilimsel olarak gelişmiş bir toplumun temsilcisi olduğu düşünülecek olursa, bu çeşit bazı gösteriler yaptığı düşünülebilir.
Unlü "kudretli sözleri" ya da "hekau"nun bir başka açıklaması da, Tot'un asıl dilinin olasılıkla eski Khemu (Mısır) dilinden farklı olmasıyla ilgiliydi. Bu bilimsel ya da majik konulan, meslektaşlarıyla ana dilinde konuşma alış kanlığındaydı ve bu garip dil, gerçekleştirdiği ileri bilgi çalışmalarıyla özdeşleşmişti. ''Maji'' denilen şeyin hep gelişmiş bir bilimin sosyal hafızadaki izleri olduğunu düşünmüşümdür; uygulama için gerekli teknoloji olmayınca, ilerdeki kuşaklarca "doğaüstü" olarak nitelenmişti. Birçok milleti tıp, mühendislik,kimya ve genelde bilimlerle ilgili teknolojiden mahrum bırakacak bir felaket yaşanacak olsa, çeşitli icatlarla ilgili hikayeler ilerdeki kuşaklarca maji ya da doğa üstü yetenekler olarak karşılanır. Operasyon masaları, lazer ışın1arı ve jetler onların Sinbad masalları olacaktır; dinlerin etkisiyle belki de kötü ruhlara ya da intikamcı tanrılara atfedileceklerdir.
Schwaller de Lubicz'in Sirius'un iklimimizi etkileyebileceği konusundaki fikirlerini daha önce görmüştük (Bkz. "Köken ve Anormallikler" adlı bölüm). Sirius enerjileri ve zaman kaymaları, zaman bükümleri, zaman kapsülleri ve evrimsel kuantum sıçrayışları gibi çeşitli zamansal öğeler arasındaki ilişkiler de dikkatli gözlemi hak ediyorlar [Bu, Eski Mısırlıların da gözünden kaçmamış ve Sothis (Sirius) takvimine büyük önem vermişler]. Tüm bu öğeler, 3. binlere yaklaşırken, gezegenimizin karşılaşabileceği sorunlarla yakından ilgililer. Güneş sistemimizde bir kuantum sıçrayışı yaratacak ya da zamanın ivmesini hızlandıracak dışsal bir etki, etki sığasındaki bütün yaşam formlarını derinden etkiler. Asıl Tot ya da Tehuti'yi Sirius enerjilerinin kullanıcısı olarak düşünecek olursak, bu ister doğrudan ister doIaylı yoldan olsun, zamanla ilgisi ve (yeryüzünün Güneş ve Ay' a göre hareketiyle ilgili bir konu olan) takvimlere 5 artık günün eklenmesiyle alakası da açığa çıkmış olur.
Tot'un Maat adında bir yardımcısı olduğu anlatıla gelir. Maat, Doğruluk tanrıçasıdır; belki de Tot'un animasını simgeleyen teozofik bir kavramdan başka şey değildir. Çünki Mısırlılar eşi olmayan bir tanrı ya da tanrıça düşünemiyorlardı ve çifte bir deçpcuk eklenirse, çok mutlu olurlardı. Tot'un zaten bir karısı vardı: Tanrıça Seşat ya da Seşeta. Seşat yazı ve tarih tanrıçasıydı ve Maat gibi, başlı başına ele alınmaktan çok, Tot'un bir alt benliği hükmündeydi. Efsaneye göre, aynı zamanda zamanı ölçmekle görevli bir yıldiz ilahıydı. Diğer adlan arasında "kitaplar evinin hanımı", "mimarlar evinin hanımı" da bulunuyordu. Kendisinden "katiplerin tanrıçası" ve "tarihçilerin tanrıçası" olarak da söz edilmektedir. Aynca "tanrıların kayıtlarını da o tutuyordu". Yıldızsal kökeni bana ilginç geliyor. Tıpkı Tot gibi bir Atlantisli olabileceğini düşünüyorum. Belki de eğitimini Sirius Sisteminde almıştı (telepatik ya da daha doğrudan olabilir) ya da doğrudan yıldız bölgelerinden inmiş olabilir. Ben ilk görüşü destekliyorum; .Temple ve diğer bazı yazarlarınsa, ikinci fikri destekleyeceklerine kuşku yok. .
Tot'un totem hayvanı, balıkçıl kuşudur. Ancak sinosefalus ya da köpek başlı babunda sıkça beraberinde görülür. Bazen tanrılarının kendisiyle karıştırılmakla birlikte, Güney Mısır' da Tot'un bu özdeşlik içinde düşünülmesi fikri de gelişmiştir.