Toplam 10 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
Like Tree3Likes
  • 1 Post By apocalypse
  • 1 Post By serpentine
  • 1 Post By apocalypse

Konu: En çılgın 10 diyet

  1. #1
    apocalypse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2011
    Bulunduğu yer
    şehir ışıkları
    Mesajlar
    779
    Konular
    33

    En çılgın 10 diyet

    Zayıf kalabilmenin sırrı: Harcadığın kaloriden daha az kalori almak. Bir çok Fransızın ince olmasının altında yatan prensip budur aslında. Onlar tereyağ, çikolata, krema ve daha bir çok lezzetli yiyecek yerler fakat hep zayıf kalırlar. Ama nasıl? Bunun yöntemi herşeyden az miktarlarda yiyor olmaları. Şuana kadar hepimiz öyle yada böyle kendimiz için yada çevremizdeki biri için farklı rejim türlerini duymuş hatta denemişizdir. Biz de tarih boyunca denenmiş, yapılmış rejimleri araştırdık. Ortaya çok ilginç hatta garip denilebilecek sonuçlar çıktı. İşte en garip 10 rejim:

    10
    Makrobiyotik Diyet


    Makrobiyotik diyet aslında oldukça eskiye dayanan bir diyet. Temel gıda maddelerini öğütülmüş olarak yemeği ve bunun yanında sebzelerle desteklenmesini içeriyor. Bir anlamda vejeteryan diyeti de denilebilir. Bu diyet büyük ihtimalle listede en az garip olanı, fakat dikkate değer bir yanı bulunmakta. Makrobiyotik alanının önde gelenlerinden bazıları, sigara içmenin sağlığa iyi geldiğini savunuyor ve kansere sigaranın değil makrobiyotik olmayan gıdaların sebep olduğunu öne sürüyorlar. Amerika’yı makrobiyotikle tanıştıran Michio Kushi, 2004 yılında kalın bağırsağından bir ameliyat geçirmiş. Oğlunun söylediğine göre onca yıldır sigara içmesine rağmen , Michio’nun akciğer filmleri 20 yaşında olan bir kişininkinden bile daha temiz çıkmış.
    9
    Lahana Çorbası Diyeti


    Lahana çorbası diyeti, yedi gün boyunca düşük kalorili lahana çorbasını yüksek oranlarda tüketerek kilo vermeyi sağlayan çok radikal bir diyettir. Şaşırtıcı olarak lahana çorbası diyeti ülkemizde de çok popüler olmuş ve birçok benzer diyete de öncülük etmiştir. Bu diyet evrensel olarak bütün doktorlar tarafından temel besinleri içermediği ve yağ kaybından çok su kaybına yol açtığı için kabul görmedi. Çorba diyetinin yararlı olarak düşünülebileceği tek alan ise ameliyat için acil kilo vermesi gereken hastalarda kullanılması. Bu diyetin en büyük yan etkisi ziyadesiyle gaz çıkarılmasıdır. Dikkat!
    8
    Yontma Taş Devri diyeti


    Bu diyet mağara adamlarından ve onların yemek yeme alışkanlıklarından ilham almış. Yontma taş devrinde insan türlerinin 2.5 milyon yıl boyunca vahşi bitki ve hayvanlarla beslenmesinden esinlenilmiş. Diyetin savunucularına göre yontma taş devri insanları günümüz hastalıklarından uzak, sağlıklı bir hayat geçirmişler. Bu yüzden onların izledikleri beslenme şeklini uygulamak bizleri de hastalıklardan uzak tutabilir. Diyetin merkezinde yağsız et, balık, sebze, meyve, kökler ve kuruyemiş olup ; süt ürünleri, tuz, işlenmiş yağlar, baklagiller, şeker ve öğütülmüş besinlerden de uzak durmak gerekiyor.
    7
    Meyve Diyeti


    Meyve diyeti, meyveden başka hiçbir besinin tüketilmediği ya da tüketilen besinlerin u veya 0 ü meyve olan diyet türüdür. Bu diyet de günümüzde popüler olan bir diğer diyet çeşididir. Bazı meyvecilere göre meyve diyeti insan türünün Adem ve Havva’dan gelen asıl olan diyetidir. Meyvecilik diyeti kalsiyum, protein, demir, çinko, D vitamini, birçok B vitamini(özellikle B-12) ve temel yağ asitlerinin eksikliğine neden olabilir. Buna ek olarak Colombia Üniversitesi’ndeki Sağlık Geliştirme Programına göre yiyecek kısıtlamaları açlığa, iştah artmasına, yemek saplantısına ve en sonunda da psikolojik bozulmalara sebep olabilir. Gandhi de vakti zamanında sadece meyve diyetlerini uyguladı ama sonunda sürdürülebilir olmadığından dolayı bıraktı. Bunların garip olduğunu düşünüyorsanız ‘Ruhunu iyileştir’ diyetine ne dersiniz?
    6
    Ruhunu İyileştir Diyeti


    Ruhunu İyileştir diyeti bazı yiyeceklerin tanrı tarafından yasak, bazılarının da kabul edilebilir olması ilkesine dayanmaktadır. Ruhunu iyileştir diyetinin ana destekçisi olan Jordan S. Rubin’e göre ruhunu iyileştir diyeti onu 19 yaşında yakalandığı Crohn hastalığından kurtarmış. Diyet her gün şükran, sağlık ve af duasıyla başlayıp bitiyor. Bireylerin günün stresine başlamadan önce iki ile beş dakika süren “Hayat Amacı” egzersizlerini yapmaları gerekiyor. Ruhani faydalar sağlayabilmek için açlık hissi duyunca dua etmek tavsiye ediliyor. Ruhunu İyileştir diyeti; domuz, pastırma, deve kuşu, jambon, sosis ve suni etleri yasaklıyor. Balık, yengeç, midye, istiridye, ıstakoz, karides gibi deniz ürünleri de yasaklar arasında. Yani bol bol dua ediyor ve açlığınızı bastırıyorsunuz.
    …Reklam arası…


    5
    Shangri – La Diyeti


    Diyetin ardındaki prensip şu: Vücudun bir ayar noktası var (sürdürmek istediği vücut ağırlığı) ve iştah da ayar noktanızda kalmanızı sağlayacak şekilde vücudunuz tarafından kontrol ediliyor. Tadını beğendiğiniz yiyecekler yediğinizde vücudunuz ileride kıtlık olur diye düşünüp iştahınızı açıyor ve daha fazla yemek yemenize neden oluyor. Yani yediğiniz yiyecekleri leziz bulduğunuzda, beyniniz vücudunuzun olmak istediği kiloyu yükseltiyor; lezzetsiz bulduğunuzda da alçaltıyor. Diyetin mucidi Seth Roberts’a göre ayar noktanızı bu diyetle düşürebilirsiniz, ve tabiki daha düşük ayar noktası daha düşük kilo anlamına geliyor. Yöntem mi? Her 2 saatte bir 100 ila 400 kalori arasında ekstra hafif zeytinyağı ya da şekerli su içmelisiniz ve bu esnada sigara dumanı da dahil hiçbir şey tatmamalısınız. Sadece su içebilirsiniz. Tahmin ettiğiniz gibi ayar noktamızı düşüren bu tatsız kalorilerin tüketimi. Diyet hakkında bazı eleştiriler olduğu halde çoğu doktor ellerinde yeterli bilimsel kanıt olmamasına rağmen bu diyetin zararsız olduğu konusunda hemfikir.
    4
    Fletcherizing – 32 kere çiğne


    “Doğa çiğnemeyenleri cezalandıracak”. Bu sözler Horace Fletcher tarafından 20. yüzyılın başlarında yeni diyetinin tanıtımı için söylendi. Bu diyette kişinin kafasını öne eğik tutarak her ağız dolusu lokmayı 32 kere çiğnemesi gerekiyor. Çiğnemenin tamamlanmasının ardından diyeti uygulayan kafasını geriye yatırır ve ağzındakilerin boğazından aşağı kaymasına izin verir. Doğal yollarla aşağı kaymayan yiyecekler ise dışarı tükürülür. Fletcher buna ek olarak sıvıların da çiğnenmesini ve özellikle üzgün veya mutluyken yemek yenmemesi gerektiğini savunmuştur.
    3
    Nefesle Yaşama (Breatharianism)


    Nefesizm de yiyebilecekleriniz arasında hiçbir şey yok. Nefesizm denmesinin sebebi de bu çünkü hayatta kalmanızı sağlayan tek şey nefesiniz. Bu diyette bazı bilinmeyen taraflar da var örneğin bu diyeti uygulayanlardan bazıları güneşten gelen bir enerji ya da diğer bir deyişle “prana” denilen “hayati yaşam gücü” ile beslendiklerine inanıyor. Amerikan Nefesizm Enstitüsü ‘nefesle yaşama’ diyetini tanıttı ve başlamanıza yardımcı olacak workshop hakkında da bilgi verdi. Sitelerinde verilen bilgiye göre workshop ücreti 10.000 $ (evet yanlış duymadınız 10bin$). Workshoplar Wiley Brooks tarafından yürütülüyor. Wiley arada sırada bir cheeseburger yediğini söylüyor böylece onu çevreleyen kirli kültür ve kirli yemeklerle yeniden dengeyi oluşturabiliyormuş.
    2
    Uyuyan Güzel Diyeti


    Adından da anlaşıldığı gibi bu diyet uyku içeriyor-oldukça fazla uyku. İşi gücü olmayan, boş boş gezen ve uyumayı çok sevenler… Bu diyet tam size göre! Diyetin ardındaki olay şu: “uyanık değilsen, yemek yemiyorsundur”. Bu diyeti uygulayanlar ağır sakinleştiriciler alırlar ve kilo vermek için bir seferde günlerce uyurlar. Açıkça belli ki bu diyet işe yarıyor fakat kilo vermek için bu yöntemi denemek sağlık açısından o kadar tehlikeli ki denemek için deli olmak lazım. Bu diyet 1970li yıllarda ortaya çıktı ve anlatılanlara göre mavi süet ayakkabılarını bağlamak için eğilirken zorlanan Elvis Presley’nin en gözde diyetiymiş.
    1
    Tenya Yılanı Diyeti


    Veee işte 1. Sırada olmaya hak kazanan en garip rejim. Tenya yılanı diyeti iddialı olduğu kadar bir okadar da mide bulandırıcı. Bu diyette, tenya yumurtasını şampanya ile birlikte yutuyorsunuz. Bu tenya bir süre sonra yumurtasından çıkıp midenizdeki her yiyeceği yiyerek büyümeye başlıyor ve böylece siz de kilo almıyorsunuz. Çünkü herşeyi o yiyor. Daha sonra da kurdu vücudunuzdan atıyorsunuz. Bu çılgın diyetin savunucularına göre haftada 2-3 kilo vermek mümkün. Amerika’ya tenya yumurtası ithal etmek yasak olduğu için bazı firmalar Afrika ve Meksika’da kurdukları tenya çiftliklerine tur düzenleyip burada ziyaretçilerinin güvenle mikroplanmalarına yardımcı oluyorlar. Buradaki ineklere özellikle tenya bulaştırılmış ki ziyaretçiler güzelce etlerini tüketebilsin.




    ArpiA bunu beğendi.

  2. #2
    AmorFati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2012
    Mesajlar
    71
    Konular
    0
    Kilomdan menmunum valla 1.74 boy 56 kilo rahatım ondan doya doya yiyorum kıskandırıyım biraz

  3. #3
    mona - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Mesajlar
    255
    Konular
    26
    Fransızlar yemek çok pahalı diye açlar , fos fos sigara içiyorlar . Bizde de ''şişko'' olmasın çocuklar diye herşeye zam geliyor herhalde ama sigara yasak . Olmadı bu

  4. #4
    serpentine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2009
    Mesajlar
    3.119
    Konular
    452
    Blog Entries
    2
    Nefesizm çok hoşmuş eminim deneyen kimse ölmüyordur.
    Hz gork muho bunu beğendi.

  5. #5
    apocalypse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2011
    Bulunduğu yer
    şehir ışıkları
    Mesajlar
    779
    Konular
    33
    Alıntı serpentine Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nefesizm çok hoşmuş eminim deneyen kimse ölmüyordur.
    Benim de en çok ilgimi çeken bu oldu. sanırım deneyenler bünyesini zaman içinde buna alıştırıyormuş diye duydum. yani ilk başlarda çok zor bir evre var ama bunu atlatınca beden güneş enerjisi ile ayakta kalmaya alışıyor. bir nevi adaptasyon da diyebiliriz. zaten 70 yıldır yemek yemeyen hintli adamı çoğumuz duymuşuzdur. Prahlad Jani isimli adam bunun en net örneği..
    Hz gork muho bunu beğendi.

  6. #6
    serpentine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2009
    Mesajlar
    3.119
    Konular
    452
    Blog Entries
    2
    Alıntı apocalypse Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim de en çok ilgimi çeken bu oldu. sanırım deneyenler bünyesini zaman içinde buna alıştırıyormuş diye duydum. yani ilk başlarda çok zor bir evre var ama bunu atlatınca beden güneş enerjisi ile ayakta kalmaya alışıyor. bir nevi adaptasyon da diyebiliriz. zaten 70 yıldır yemek yemeyen hintli adamı çoğumuz duymuşuzdur. Prahlad Jani isimli adam bunun en net örneği..
    Bunun mümkün olduğunu sanmıyorum. Vücudumuzun bazı maddelere ihtiyaç duyduğu şüphe götürmez bir gerçek. Ve bunları güneşten, kozmik enerjiden vs. elde etmemiz mümkün değil. Bu tür garip diyetler ve kişinin kendine uyguladığı psikolojik baskı zamanla en ölümcül psikolojik hastalıklardan biri olan anoreksiya nervozaya neden olur ve iyileşemediği takdirde elbet ölümü getirir.

  7. #7
    AmorFati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2012
    Mesajlar
    71
    Konular
    0
    (Şu an ızgara tavuğumu dişliyerek yazıyorum...) Hmm serpentine katılıyorum. Yıllardır merak ettiğim sorulardan biride insan ihtiyacı olan şeyimi(vucudunda eksik olan minaral, vitamin anlamında bu ihtiyaç) canı çeker yoksa damak tadına göremi canı çeker. Bu soruyu bir ara araştırıyım.(Bu tavuğun tadı mükemmel. Baharata aşık oldum sanırım.) Birde güneş enerjisiyle ancak d vitamini alırısınız en fazla başına güneş geçer ölürsün yani...

  8. #8
    apocalypse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2011
    Bulunduğu yer
    şehir ışıkları
    Mesajlar
    779
    Konular
    33
    Alıntı serpentine Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bunun mümkün olduğunu sanmıyorum. Vücudumuzun bazı maddelere ihtiyaç duyduğu şüphe götürmez bir gerçek. Ve bunları güneşten, kozmik enerjiden vs. elde etmemiz mümkün değil. Bu tür garip diyetler ve kişinin kendine uyguladığı psikolojik baskı zamanla en ölümcül psikolojik hastalıklardan biri olan anoreksiya nervozaya neden olur ve iyileşemediği takdirde elbet ölümü getirir.
    Ben yemek yeme olayını ihtiyaç değil zevk olarak algılıyorum. Tabi ki yemeden yaşanmaz, vucud zamanla enerjisini kaybeder ve ölür. Ama insan henüz evrim sürecini tamamlamadı ve evrim devam ediyor. Buradan yola çıkarak, belki çok uzun bir süreç sonucunda sadece güneş ile beslenebilecek bir fiziksel form alabileceğine inanıyorum..

  9. #9
    AmorFati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2012
    Mesajlar
    71
    Konular
    0
    Dediklerin bilimsel açıdan bir değer taşımıyor sadece senin inancın. Sana göre insan evrim geçirmiş ve hatta geçircekte. Bundan dolayı tartışmayı lüzumsuz buluyorum...(Hmm hala acım sanırım barbükü soslu makarnamı yemeye ğidiyim bari...)

  10. #10
    apocalypse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2011
    Bulunduğu yer
    şehir ışıkları
    Mesajlar
    779
    Konular
    33
    Konu evrim teorisine kaymasın diye ben de yorum yapmayı uygun görmüyorum. Yorum yapan herkese teşekkürler..


Sayfa etiketleri:

hayvanlarla sikiş

encılgın sikiş filimleri

sikış fılımlerı

fransızların çılgınca sigara içmesi

çılgın 10

1.74 boy 133 kilo

en vahşi en çılgın sikişmeler

crazy kalorisi

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140