2 Sayfadan 2. İlkİlk 12
Toplam 20 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Ekminezi (Geçmiş Yaşamlar)

  1. #11
    Ekminezi (Geçmiş Yaşamlar) nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.238
    Konular
    2856
    c - Geçmiş Yaşamları Ekminezik Araştırma Tutanağı
    Guy Lafarge, doğum: 1852, ölüm: Şubat 1880
    Celse tarihi: 10 Haziran 1968

    H: hipnozitör
    M: medyum
    H: bugün 10 Haziran 1968, saat 9.30, burada bir ipnoz deneyi yapmak için toplanmış bulunuyoruz. Kontrol için şu şahıslar görevlidir: Peter W., Ursula W.,Horst G., Rolf Sch., Rudolf S.,Jörg Sch., medyum bay T. Hipnozitör Thorwald Dethlefsen.
    H: uyuyorsunuz… Çok derin, çok derin… Uykunuz gittikçe derinleşiyor… Kendinizi çok iyi ve mutlu hissediyorsunuz vücudunuz son derece gevşektir – rahat ve düzenli bir biçimde nefes alıyorsunuz… Çok derin uyuyorsunuz… Ben size uyanmanız için gerekli işareti verinceye dek… Ve uyumanız emrini verdiğim zaman da uyuyacaksınız- fakat daha önce asla. Ben söyleyinceye dek çok derin bir biçimde uyuyacaksınız… Tamamen benim yönetimim altındasınız. Size söyleyeceğim her şeyi işitebilir ve hissedebilirsiniz. Şimdi havanın gittikçe daha sıcak olaya başladığını hissedeceksiniz- daima daha sıcak- odadaki hava ısınıyor. Daha sıcak terlemeye başlıyorsunuz. Ter alnınızdan akmaya başladı. Azınız kurudu yutkunmak ihtiyacındasınız. Odanın havas şimdi daha da ısındı. Dayanılmaz derecede sıcak. Terliyorsunuz. Teriniz alnınızdan aşağı doru akıyor. Kendinizi oda ısısının yüksek olmadığına inandırmaya çalışmayın. Oda sıcak korkunç sıcak… Şimdi ısı yavaş yavaş düşüyor… Gittikçe daha serin ve daha serin… Ve şimdi oda ısısı gayet normaldir-kendinizi son drece iyi hissediyorsunuz. Son derece derin bir biçimde uyuyorsunuz. Şimdi yaşamınızda geriye doğru gideceğiz. Zaman faktörü bizim için hiçbir rol oynamamaktadır… Şimdi 23 yaşındasınız… Daha öncelere gidiyoruz… 16 yaşındasınız… Lütfen bana cevap verin şimdi hangi yıldayız?
    M: 1960
    H: ne zaman doğdunuz?
    M. 1943
    H: kaç yaşındasınız?
    M: 16
    H: hangi yıldayız?
    M: 1960
    H: daha öncelere gidiyoruz. 15 yaşındasınız. 14 yaşındasınız. 12 yaşındasınız. 10 yaşındasınız. Hangi okula gidiyorsunuz?
    M: ilkokula.
    H: okul nerededir?
    M: Lemmberg’de
    H: kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
    M: dördüncü(güç anlaşılır bir tonda)
    H: kaç yaşındasın?
    M: on
    H: daha geriye gidiyoruz. 9 yaşındasın. 6 yaşındasın. Bu gün senin altıncı doğum günün. Bugün senin altıncı doğum günün. Söyle bana bugün haftanın hangi günü?
    M: (uzun ve derin bir soluma) Salı(13.09.49:Sah!!!)
    H: daha da gerilere gidiyoruz. 4 yaşındasın. 2 yaşındasın. 1 yaşındasın. Nerede bulunuyorsun?
    M: bir sepetin içinde
    H: bu sepet nerede duruyor?
    M: yatak odasında
    H: şimdi 1 yaşındasın. Sağlığın hakkında bir şey söyleyebilir misin?
    M: yeniden sağlıklıyım
    H: hasta mıydın?
    M:evet
    H: neyin vardı?
    M: kan zehirlenmesi. Boğmaca, zatülcenp.
    H: bulunduğun kliniğin ismi nedir?
    M:çocuk kliniği
    H: daha gerilere gidiyoruz: bugün doğduğun gün. Şimdi tam doğduğun saniyedeyiz. Tam doğum anındayız. Lütfen bana izlenimlerini anlat!
    Mldukça aydınlık ve soğuk(doğumdan hemen sonra)
    H: aydınlık ve soğuk mu?
    M: evet
    H: başka şerler de hissediyor musun?
    M: hayır
    H: bana bulunduğun yeri tanımlayabilir misin?
    M: hayır
    H: biraz daha geriye gidiyoruz. Şimdi doğumundan hemen önceki andayız. Ne hissediyorsun ne gibi tesirler altındasın?
    M: burası oldukça dar(rahim içinde)
    H: herhangi bir şey görebiliyor musun?
    M: hayır
    H: bir şey hissedebiliyor musun? Etrafının ne gibi şeylerden meydana geldiğini söyleyebilir misin?
    M: hayır.
    H:daha geriye gidiyoruz. İki ay geriye gidiyoruz. Ne hissediyorsun?
    M: hiçbir şey… Hiçbir şey
    H: daha da geriye gidiyoruz.1 yıl geriye gidiyoruz. Nerede bulunuyorsun?
    M: bilmiyorum(spatyomda=ahrette)
    H: her hangi bir şey hissediyor, bir tesir alıyor musun, böyle bir şey varsa bunu bana söyle.
    M:hayır
    H: orası aydınlık mı karanlık mı?
    M:hiçbir şey görmüyorum
    H: bulunduğun yeri tanımlamayı deneyebilir misin? En azından bu yerin bir kaç özelliğini?
    M: her şey o kadar boş ki
    H: içinde bulunduğun durumu tanımlayabilir misin?
    M: hm.. havada yüzüyor gibi
    H:bazı duygular alıyor musun?
    M:hayır
    H: bana ismini söyle
    M: hiçbir ismim yok
    H: yaklaşık olarak kaç yaşındasın?
    M: bunu bilmiyorum
    H: hangi yıldayız?
    M: bilmiyorum
    H: diğer canlılarla aranda herhangi bir kontak var mı, diğer insanlarla diğer şahıslarla?
    M:hayır
    H: ağrı duygusunu tanıyor musun?
    M: hayır
    H: aydınlık ve karanlığı ayırt edebiliyor musun?
    Moldukça uzun ve anlaşılmaz bir kelime)
    H: şimdi daha gerilere gideceğiz. Taki anlatabileceğin bir olaya rastlayıncaya dek. Yanlı bu tüm detayları ile anlatabileceğin, açık seçik bir olay olmalıdır. Bu halde bana ne gördüğünü ve nerede olduğunu söyleyeceksin. Çevrende sözlerle ifade edebileceğin bir şeye rastlayıncaya kadar geri gideceğiz. Nerece bulunuyorsun?
    M: şimdilik bilmiyorum
    H: daha gerilere gidiyoruz
    M: (güçlükle nefes almalar)
    H: tanımlayabileceğin herhangi bir şey buldun mu?
    M: evet… evet
    H: neredesin?
    M: bir meydanda bir Pazar Meydanı( bir önceki yaşamında)
    H:bu Pazar meydanının içinde bulunduğu yerin adı nedir?
    M:…(cevap yok)
    H: bana bu yerin ismini söyle! Gidiyoruz
    M: (kesik kesik anlaşılmaz bir konuşma)
    H: lütfen!
    M: bilmiyorum
    H: hangi ülkede bulunuyoruz?
    M:Fransa’da
    H: hangi yıldayız?
    M:…1870
    H: bu Pazar meydanında ne yapıyorsun?
    M: sebze satıyorum
    H: neler satıyorsun bana say?
    M:…(cevap yok)
    H: önünde ne var ne satıyorsun say?
    M: beyaz lahana
    H: başka?
    M: kara lahana
    H: satmak için portakalın davar mı?
    M: portakal da nedir?
    H: limon?
    M: tanımıyorum
    H: bir limonun ne olduğunu bilmiyor musun?
    M: hayır
    H: bir beyaz lahananın fiyatı nedir?
    8 Centime
    H: ismin nedir?
    H: bana ismini söyle?
    M: Guy
    H: nasıl?
    M: Guy
    H: bu senin isminin tümü mü?
    M: evet
    H: harf harf söyle!
    M: G…U…Y.
    H: bu senin ismin mi soyadın mı?
    M: Jean ön isim
    H: bana dikte at! Harf harf söyle!
    M: ön isim?
    H: evet
    M: Ö..n..i..s..i..m
    H: bana yeniden soyadını söyle
    M: bilmiyorum
    H: Guy Lafarge diye birisini tanıyor musun?
    M: bu benim
    H: bu senin soyadın mı?
    M: evet
    H: şimdi bunduğun yerin ismini söyle bana
    M:…(cevap yok)
    H:üçe kadar sayacağım ve o zaman bunu bileceksin. Bir… iki… Üç
    M: Wissembourg.
    H: lütfen harflerini söyle!
    M: W…i…s..s…e…m…b…o…u…r…g …
    H: kardeşlerin var mı?
    M:evet
    H: kaç tane?
    M: iki
    H: erkek, kız?
    M: her ikisi de.
    H: bir erkek ve bir kız kardeşin mi var?
    M: evet
    H: kız kardeşinin ismi nedir? Erkek kardeşinin ismi nedir?
    M: Jean(Fransızca telaffuz)
    H: kız kardeşinin ismi nedir?
    M: Anne
    H: kaç yaşındasın?
    M: 18
    H: hangi yıldayız?
    M: 1870
    H: ne zaman doğrun?
    M: 1852
    H: herhangi bir işin var mı?
    M: hiçbir işim yok
    H: hayatını ne ile kazanıyorsun?
    M: sebze ve meyve satışı ile.
    H: bir dükkân mı yoksa bir tezgâh mı?
    M: bir tezgâh
    H: bu tezgâh senin mi yoksa ailene mi ait?
    M: babamın.
    H: babanın ismi nedir?
    M: Jean
    H: annenin?
    M: Marie
    H: Marie?
    M: Marie
    H: harf harf söyle misin lütfen!
    M: M…a…r…i…e.
    H: hangi okula gitmiştin?
    M: hiç birisine
    H: hiçbir okula gitmedin mi?
    M: hayır
    H: okuma yazma biliyor musun?
    M: evet
    H: bunu nerede öğrendin?
    M: ağabeyimden
    H: o herhangi bir okula gitti mi?
    M: evet
    H: ağabeyin kaç yaşında?
    M: 24
    H: ismi Jean mı?
    M: evet
    H: bana ağabeyinin gitmiş olduğu okulun adres ve ismini verebilir misin?
    M: hayır
    H: okulun ismini bilmiyor musun?
    M: hayır.
    H: sen hiç okula gitmedin mi?
    M: hayır
    H: hangi caddede oturuyorsun?
    M: oh!
    H: üçe kadar sayacağım ve caddenin ismini bileceksin! Bir… iki…. Üç.
    M: Rue du Connetables
    H: nerede oturuyorsun anlat bana!
    M: bir ev tek katlı..
    H: tek katlı bir ev!
    M: iki oda
    H: iki oda. Bu evde senin dışında başka kim oturuyor?
    M: annem, babam, kız ve erkek kardeşlerim
    H: lütfen bana babanın doğum tarihini söyle!
    M: bilmiyorum
    H: o halde kendi doğum yılını söyle. Tam tarihini söyleyebilir misin?
    M: hayır
    H: bölgenizin büyüklüğü ne kadar? Yani oturduğunuz bölgenin?
    M: iki yüz elli insan
    H: hangi inanıştasın, dinin nedir?
    M: katolik
    H: Katolik? Papazınızın ismi nedir?
    M: Pater Pierre
    H: Pater Pierre?
    M: evet
    H:kilisenizin ismi nedir?
    M: Eglise de la Sainte Marie
    H: evli misin?
    M: hayır
    H: herhangi bir arkadaşın var mı?
    M: hayır
    H: herhalde komşulardan bir tanıdığın vardır?
    M: evet
    H: tanıdıklarından bir kaçını isimleri ile birlikte sayar mısın?
    M: Robert
    H: Robert?
    M: Robert
    H: başka tanıdığın? Robert’in soyadını söyleyebilir misin?
    M: Reno
    H: lütfen harf harf söyler misin?
    M:R…e..n…a…u…l…t(Renault)
    H: teşekkür ederim. Başka kimi tanıyorsun?
    M: Pierre Renault
    H: Pierre, bu da kim?
    M: bu Robert’in ağabeyidir.
    H: Robert kaç yaşındadır?
    M: on sekiz
    H: ya Pierre?
    M: on dokuz
    H: bu arkadaşların nerede oturuyorlar?

    M: ana caddede diğer uçta
    H: ana caddede diğer uçta) bu arkadaşların ne iş yapıyorlar?
    M: seyis yamaklığı
    H: yaşadığınız bölgede büyük bir mağaza, büyük bir firma, bir fabrika ya da büyük bir çiftlik var mı?
    M: bir çiftlik
    H: bana bu çiftliğin sahibinin ismini söyler misin?
    M: hayır
    H: hiç hasta oldun mu?
    M: bilmiyorum
    H: bölgenizdeki insanlar Almanca mı Fransızca mı konuşuyorlar?
    M: ikisini de
    H: nasıl ikisini de?
    M: çünkü burada hem Almanlar hem de Fransızlar var.
    H:bu bölge de Alzas’a mı ait?
    M: evet
    H: bu bölgeye yakın bir diğer büyük bölge ya da büyük bir şehir ismi söyleyebilir misin?
    M: Strasbourg
    H: iyi bir Fransızca mı yoksa diyalekt mi konuşuyorsun?
    M: Diyalekt
    H: bu diyalekti(şiveyi) konuşabilir misin?
    M: evet
    H: pazarda sebze satıyordun değil mi?
    M: evet
    H: şimdi diyelim ki pazardasın ve önünden insanlar geçiyor lütfen diyalekt ile satış yapar mısın?
    M: Mesdames.. mesdames, messieurs.. prenez cesshoux de bruxelles et les pommes, ils sont… pas chere… et ils sont tres bien… m’achetez-les!... ils sont plus bien ici… et soixante centimes, s’il vous plait… merci bien…
    H: teşekkür ederim yeterli, gerçekten çok güzel. Şarkı da söyleyebilir misin?
    M: evet
    H: muhakkak çiftliklerde sık söylenen şarkıyı biliyorsundur!
    M: evet
    H: bu şarkıyı söyleyebilir misin, ya da şarkı söyleyemiyorsan- aslında güzel olması gerekmez dene lütfen!
    M:…
    H: yapabilirsin, dene. Gerçekten çok sevineceğim
    M: …(sessizlik)
    H: bu şarkının ismi nedir?
    M: Frere Jacgues..Frere Jacgues! Dormez Vous?
    Sonnez les matinez.. dig, din don… c’est un canon
    H: şarkı daha devam ediyor mu?
    M: hayır
    H: şimdiye değin herhangi bir kitap okudun mu?
    M: hayır
    H: elbiselerinin nasıl olduğunu bana anlatabilir misin? Üzerinde ne var?
    M: bir pantolon
    H: bir pantolon?
    M: evet ve bir gömlek
    H: zamanın modası nasıl?
    M: aynı çok bol elbiseler
    H: sizde kostüm de var mı?
    M: evet
    H: hiç kostüm gördün mü?
    M: bir veya iki defa
    H: bu kostümün nasıl olduğunu hatırlıyor musun? Bana kabaca anlatabilir misin?
    M: baştanbaşa renkli bir kıyafet, sivri başlık ve omuzda bir şal ve kaba ayakkabılar
    H: evinizde elektrik ışığı var mı?
    M: bu da nedir?
    H: evinizde odalarını nasıl aydınlatırsınız?
    M: yağlı çıra
    H: eviniz nasıl kaplanmıştır?
    M: kerpiç ve samanla
    H: herhangi ev hayvanlarınız var mı?
    M: evet
    H: hangi hayvanlar?
    M: tavuklar
    H: kaç tane?
    M: üç
    H: evi bana daha detaylı olarak tarif edebilir misin? Nasıl inşa edilmiş olduğunu? Tek katlı olduğunu kerpiç ve samanla kaplı olduğunu söyledin, peki duvarlar nasıl yapılmış?
    M: tahta ve taşlar ile
    H: renk?
    M: kırmızımtırak
    H: bir mixeriniz var mı?
    M: bir mixer nedir?
    H: lütfen en çok sevdiğin yiyecek nedir söyler misin?
    M: koyun kızartması ve lahana
    H: sizin özel bir yemeğiniz var mı? Milli yemek? Böyle bir şey biliyor musun?
    M:salyangoz
    H: peki bana koyun kızartmasının nasıl yapıldığını söyler misin?
    M: bir parça et kemikli olarak şişe geçirilir ve kızartılır
    H: peki bunun yanında ne yiyorsunuz?
    M: ekmek cinsinden bir şey
    H: ne?
    M: ekmek
    H: bu ekmeğin dış görünüşü nasıl?
    N: tıpkı pasta gibi yuvarlak..un..ve yumurta ile yapılmış
    H: bazı özel yeteneklerin var mı, bir müzik aleti çalabilir misin, dans edebilir misin?
    M: hayır
    H: vergi ödüyor musun?
    M: vergi nedir?
    H: günde ne kadar para kazanıyorsun?
    M: bu yaptığım satışa bağlı
    H: hangi para birimi ile alış veriş yapıyorlar?
    M: madeni paralar ile
    H: kâğıt paranız yok mu?
    M: hayır borç senetleri var
    H: ailen fakir mi yoksa zengin mi?
    M: fakir
    H: çok mu?
    M: evet
    H: bana herhangi bir akrabanın ismini söyler misin? Tanıdığın akrabaların var mı?
    M: büyük annem be büyük babam
    H: isimleri nedir?
    M: bilmiyorum çok önce ölmüşler
    H: dokuz sayısının karekökünün kaç olduğunu söyleyebilir misin?
    M: dokuz sayısının karekökü nedir?
    H: şimdi yaşamında ileriye gidiyoruz. 20 yaşında oluyorsun.25 yaşındasın.. 27 yaşındasın lütfen söyler misin hangi yıldayız?
    M: 1879
    H: bu yılda önemli bir şey oldu mu?
    M: hayır
    H: hangi bölgede bulunuyoruz?
    M: Wissembourg
    H: gün boyunca ne yapıyorsun?
    M: çalışıyorum
    H: ne iş yapıyorsun?
    M: tarlada çalışıyorum
    H: bu tarla kime ait?
    M:çiftlik beyine
    H: bu çiftlik beyinin ismi nedir?
    M: (yeniden güç nefes almalar)
    H: şimdi üçe kadar sayacağım ve bileceksin. Bir… İki… Üç
    M:…
    H: haydi? Çiftlik beyinin ismini söyle!
    M: …
    H: bu çiftliğin ismi ne?
    M: (zayıf bir sesle) hayır.
    H: günde ne kadar kazanıyorsun?
    M: hiçbir şey
    H:
    O halde niçin bu çiftlik beyinin hizmetinde çalışıyorsun?
    M: mecburum
    H: niçin?
    M: borçluyum
    H: bu borcu sen mi yoksa ailen mi yaptı?
    M: ben
    H: borcun ne kadar?
    M: ….
    H: yaklaşık?
    M:…on at
    H: bu borcu neden yaptın?
    M: güçlükle nefes alıyor cevap vermek istemiyor)
    H: söyle bana. bana hiç çekinmeden söyleyebilirsin
    M: …
    H: peki bunu bırakalım zaten o kadar da önemli değil. Nerede oturuyorsun?
    M: müstahdem evinde
    H: müstahdem evinde mi?
    M: evet
    H: evli misin?
    M: hayır
    H: bu çiftliğin köyüne gire ne tarafta olduğunu söyleyebilir misin?
    M: batıya doğru
    H: batıya doğru. Bu çiftliğin büyüklüğü yaklaşık olarak ne kadar?
    M:…
    H: çok büyük bir çiftlik mi?
    M: çok büyük
    H: sahibinin ismi nedir?
    M: …
    H: çiftliğin herhangi bir ismi var mı?
    M:hayır
    H: orada muhakkak arkadaşların vardır. Bana bir kaçının isimlerini söyler misin?
    M: Marie, Jean-Claude,,, Margot(ya da benzeri bir şey)
    H: bu arada kardeşlerin ne yapıyorlar?
    M: öldüler
    H: öldüler mi ne zaman?
    M: sekiz yıl önce
    H: neden dolayı?
    M: savaş(1870/71’de Alman Fransız savaşı olmuştur)
    H: nasıl bir savaştı bu?
    M: Almanlara karşı
    H: kardeşlerini nerede toprağa verdiniz?
    M: bilmiyorum
    H: mezarlarının nerede olduğunu bilmiyor musun?
    M: hayır
    H: ebeveynlerin hayatta mı?
    M: hayır
    H: onlar neden öldüler?
    M: onlar da savaştan
    H: savaştan mı?
    M: evet
    H: kaç yaşındasın?
    M: yirmi yedi
    H: bölgenin papazının ismi nedir?
    M: Pater Pierre
    H: şimdi daha ileriye gidiyoruz. Yaşamında daha da sonralara. Yirmi sekiz yaşındasın, yirmi dokuz yaşındasın, otuz yaşındasın neredesin?
    M:…
    H: otuz yaşındasın
    M: bilmiyorum(spatyomda)
    H: geriye gidiyoruz.. Yirmi sekiz yaşındasın. Neredesin?
    M: ahırda(geçmiş yaşamında)
    H: bu ahır nerede kime ait?
    M: Monsieur Pierre
    H: bu kim?
    M: çiftlik beyi
    H: kaç yıldan beri bu çiftliktesin?
    M:iki yıl
    H: bu çiftlik nerede?
    M: Wissembourg’da
    H: ne kadar kazanıyorsun?
    M: hiçbir şey
    H: niçin?
    M: borç
    H: şimdi biraz ileri gideceğiz, yirmi dokuz yaşındasın neredesin?
    M: çiftlikte(geçmiş yaşamında)
    H: şimdi Şubat ayındayız nerdesin?
    M: ahırda
    H: durumun nasıl?
    M: kötü
    H: niçin?
    H: çifte yedim
    H: neden nasıl?
    M: bir at
    H: durumun çok mu fena?
    M: bilmiyorum
    H: hala çalışabiliyor musun?
    M: hayır
    H: ahırda mı yatıyorsun?
    M: evet
    H: Şimdi mart ayındayız, neredesin?
    M: bilmiyorum(spatyomda)
    H:yeniden geriye gidiyoruz. Şubat ayındayız lütfen bana şubat ayı içerisinde cereyan eden önemli olayları anlat
    M: bir atı temizliyorum
    H: evet
    M: at beni çifteliyor
    H: evet
    M: ve yaralanıyorum
    H: yaralısın, sonra ne oluyor?
    M: bayılıyorum
    H: bayıldın, sonra ne oluyor?
    M: bilmiyorum
    H: şimdiki durumunu bana tasvir edebilir misin? Anlatabilir misin?
    M: bir kaza geçirdim sonra öleceğim
    H: bunun gidişatını seyrini anlatabilir misin?
    M: hayır
    H: niçin hayır?
    M: bilmiyorum
    H: yeniden geriye gidiyoruz. Yirmi altı yaşındasın adın nedir?
    M: Guy Lafarge
    H: Fransızca konuşabiliyorsun. Şimdi söyleyeceğim bazı cümleleri Fransızca diyalekt olarak söyle. En yakın benzin deposu nerededir?
    M: ou est le prochaine
    H: lütfen bana bir benzin deposunun ne olduğunu anlat
    M: bilmiyorum
    H: benzin deposu Fansızca nasıl söylenir?
    M: bunu bilmiyorum
    H: benzin deposu Fransızcada nasıl söylenir?
    M: tanımıyorum
    H: hiçbir otomobile bindin mi?
    M: hayır
    H: hayır?
    M: hayır
    H: hiç köyden dışarı çıktın mı? Çevreyi tanıyor musun? Bir diğer şehri tanıyor musun?
    M: hayır
    H: hangi bölgede doğmuştun?
    M: Weissembourg’da
    H: çevreyi tanıyor musun?
    M: hayır
    H: saçların ne renk?
    M: siyah
    H: yaklaşık kaç yaşındasın?
    M: yirmi altı
    H: ismini yazabilir misin?
    M: evet
    H: işte kalem ve kâğıt lütfen buraya adını yaz
    M: (adını gözleri kapalı olarak yazıyor)
    H: lütfen ‘Gemüse’(sebze)yazar mısın?
    MLbunu da yazıyor)
    H: teşekkür ederim! Üç kere üç ne der?
    M: dokuz
    H:üç kere üç kaç eder?
    M: dokuz
    H: bölgenizin belediye reisinin ismi nedir?
    M:bilmiyorum
    H: herhangi bir halk dansı oynayabilir misin?
    M: hayır
    H: hayır?
    M: …
    H: şehrinizin ileri gelenlerinden birini söyleyebilir misin?
    M: çiftlik beyi
    H: çiftlik beyi! İsmi nedir?
    M: bilmiyorum
    H: şimdi üçe kadar sayacağım ve çiftlik beyinin ismini bileceksin! Bunu bileceksin! Bir, iki, üç
    M: Pierre
    H: soyadı?
    M: bilmiyorum
    H: Fransa kimin tarafından idare edilir?
    M: Kral
    H: kimin tarafından?
    M: Kral!
    H: bu kralın ismi nedir?
    M:…Ludwig
    H: daha ileriye gidiyoruz, yirmi dört yaşındasın hangi yıldayız?
    M: 1866
    H: yeniden dikkatlice hesapla! Hangi yıldayız?
    M:…
    H: yirmi dört yaşındasın! Şimdi yıl önemli bir rol oynamaz, her halükarda yirmi dört yaşındasın, kardeşlerin hala hayattalar mı?
    M: evet
    H: savaş var mı?
    M:…
    H: savaş var mı?
    M: evet
    H: savaş var mı bir daha cevapla
    M: evet
    H: ne yapıyorsun?
    M: boşaltıyorum?
    H: neyi boşaltıyorsun?
    M: arabayı
    H: niçin?
    M: çünkü devrildi
    H: araba devrildi?
    M: evet
    H: bir çiftlikte misin?
    M: evet
    H: bu araba kimlerin tarafından devrildi?
    M: Almanlar
    H: Alman askerlerinin dış görünüşleri nasıl? Bana tanımlar mısın?
    M: at ve sürücü
    H: at ve sürücü?
    M: evet çok renkli üniformalar. Süngü ve tüfekler
    H: biraz ileriye gidiyoruz. Yirmi yedi yaşındasın. Daha da ileriye gidiyoruz. Nerede bulunuyorsun?
    M: bilmiyorum(spatyomda)
    H: hissettiklerini söyleyebilir misin?
    M: çok hafifim
    H: diğer kişilerle diğer varlıklarla herhangi bir türlü ilişkin var mı?
    M: hayır
    H: hayır? Şimdi bunduğun durumda hiç kimseyle herhangi bir kontaktın olmadı mı? Kimseye rastlamadın mı?
    M: hayır
    H: aydınlık ve karanlığı ayırt edebiliyor musun?
    M:hayır
    H: ‘astral yaşam’ sözcüğü sana bir şey ifade ediyor mu?
    M: bu nedir?
    H: iyi ve kötü hakkındaki fikrin nedir?
    M:…
    H: şimdiki durumunda iyi ve kötü kavramları senin için bir şey ifade ediyor mu?
    M: hayır
    H: hissettiklerin endir. Rahat mısın yoksa rahat değil misin?
    M: rahat
    H: herhangi bir şekilde hareket edebiliyor musun?
    M: bilmiyorum
    H: dünyadaki insanları görebiliyor musun?
    M: hayır
    H: insan varlığı hakkında bir şeyler biliyor musun?
    M:hayır
    H: hayır?
    M: hayır
    H: geleceğe yönelik tasavvurların var mı?
    M: hayır
    H: zaman mekân hissin var mı?
    M: hayır
    H: içinde bulunduğun mekânı nasıl tanımlayabilirsin?
    M: bilmiyorum
    H: bir benlik duygun var mı?
    M:…
    H: bir varlık duygun var mı?
    M:…
    H: evet mi hayır mı?
    M: hayır
    H: ismin nedir?
    M: ismim yok
    H: ne zaman ölmüştün son defa?
    M: bilmiyorum
    H: şimdi içinde bulunduğun durum biraz olsun değişinceye dek ileri gideceğiz. Zaman içinde daima gideceğiz. Durumun değişinceye kadar. Ve en küçük bir değişiklik olduğu zaman duracağız ve bana anlatacaksın.
    M: bir emilme gibi hissediyorum(ana rahmine bağlanış)
    H: bir emilme mi? Başka ne hissediyorsun? Bir şey görebiliyor musun?
    M: hayır
    H: başka şeyler hissediyor musun?
    M:evet bir çekilme
    H: bir çekilme? Nasıl hissediyorsun? Bu çekilme hoş mu yoksa rahatsız edici mi?
    M: hoş bir şey
    H: şimdi olayın nasıl sürdüğünü bana adım adım anlat. Lütfen şu andaki durumundan sonra en küçük değişiklikleri bile bana anlat.
    M: emilme kuvvetleniyor ve beni çekiyor
    H: emilme kuvvetleniyor, sonra?
    M: çekiyor beni
    H: nereye?
    M: bilmiyorum aşağılara
    H:aşağılara. Lütfen bana her şeyi tastamam ve ayrıntılı oalrak anlat. Adım adım. Bir şey hissediyor musun?
    M: ben , hayır
    H: ne söylemek istiyorsun?
    M: emilme durdu(rahimde)
    H:emilme duru nerdesin?
    M: bilmiyorum
    H: çevren nasıl?
    M: sıcak
    H: sıcak. Bir şeyler hissedebiliyor ya da görebiliyor musun?
    M: hayır
    H: kendini nasıl hissediyorsun?
    M: iyi
    H: şimdiki durumunu az önceki ile karşılaştırdığında hangisi daha güzel?
    M: aynı
    H: şimdi bana hadisenin nasıl devam ettiğini adım adım anlatmaya devam et. Kendini iyi hissediyorsun, bulunduğun yer sıcak, emilme durdu! Bir vücudun var mı?
    M: bilmiyorum
    H: herhangi bir şeklin var mı?
    M: göremiyorum
    H: bir şeklin veya hacmin farkında mısın?
    M:hayır
    H: kendi varlığının şuurunda mısın?
    M: evet
    H: var olduğunu biliyorsun?
    M: evet
    H: bunların dışında şimdiki durumun hakkında başka neler biliyorsun?
    M: hiçbir şey
    H: peki nasıl devam ediyor? Lütfen bana şimdiden itibaren her değişimi anlat
    M: güçlükle hareket edebiliyorum
    H: hareket edebiliyorsun, neredesin?
    M: bilmiyorum
    H: etrafın nasıl?
    M:sıcak ve…(fısıltı)
    H: sıcak ve başka?
    M:sıcak
    H: ne gibi bir durumdasın?
    M: bilmiyorum oturur gibi
    H: etrafında ne var? Hava, sıvı? Bana etrafının neyle çevrili olduğunu söyleyebilir misin?
    M: hayır
    H: varlığının şuurunda mısın?
    M: evet
    H: bir vücudun var mı?
    M: evet
    H: vücudunun büyüklüğünü ne kadar tahmin ediyorsun?
    M: çok küçük
    H: biraz daha ileri gidiyoruz, küçük bir değişme daha gösterdin, bunu yine bana anlatacaksın. Bu değişme nasıl?
    M: sanki büzülüyorum, ufalıyorum
    H: ufalıyorsun! Şimdi ne olduğunu bana bütünüyle anlat. Ne hissediyorsun?
    M: birisi beni müşkül vaziyete sokuyor..deniyor..(rahimden çıkış=doğuş)
    H: neyi deniyor?
    M: beni bulunduğum yerden çıkarmayı
    H: bu kim?
    M: bilmiyorum
    H: sonra neler oluyor?
    M: itiliyorum
    H: nereye?
    M: yeni bir yeni bir dünyanın içine
    H: bir şey görüyor musun?
    M: hayır
    H: iyi ve rahat olduğun zamanki duygularını hatırlıyor musun?
    M: hm.. dar bir yerdeyim. Giderek daralıyor
    H: darlaşıyor, sonra?
    M: itilme yeniden başladı
    H: itilme yeniden başladı..neredesin?
    M: bilmiyorum
    H: değişen başka bir şey var mı?
    M: evet
    H: ne?
    M: etraf soğuyor(doğumdan hemen sonra?
    H:etraf soğuyor, şuurunun içeriğinde her hangi bir değişme var mı?
    M:etraf aydınlandı
    H: etraf aydınlandı. Kendini daha iyi hissediyor musun, yoksa daha mı kötüsün? Şimdiki durumunu daha önceki durumunla karşılaştır
    M: bilmiyorum
    H: bir şey görebiliyor musun?
    M: hayır
    H: vücudunu tam olarak hissedebiliyor musun?
    Ses bandı sona erdi…
    Celsede hazır bulunan herkes bu olaydan benim gibi son derece etkilenmişti. Aslında etkilenmek sözcüğü yeterli bir ifade değildi. Bende hâsıl olan her şey söylemeliyim ki, büyük bir sarsıntıydı.
    Kendimi önce septiklerin)şüpheci) yerine koydum: hangi olasılıklar mümkündü?
    Bir septik şöyle diyebilir, süje rol yaptı. Fakat buna karşılık olarak şunlar öne sürülür: medyum celseden önce kendisinden ne isteyeceğimi kesinlikle bilmiyordu. Bir(age regression) deneyi yapacağımı celseden önce kendisinden kesinlikle gizlemiştim. Bay T.’nin ilk celsesindeki gözlemciler de olayı kendisine kesinlikle anlatmamışlar ve Bay T. Tıpkı birincide olduğu gibi ikinci celseye de ne yağacağını bilmeden girmişti.
    Onu uyandırdığımda celsede geçenlere ilişkin hiçbir şey hatırlamıyordu.
    İkinci olarak denilebilir ki medyum, hipnotizörün kendisine telepatik yolla verdiklerini cevap olarak söyledi. Fakat bu halde medyum çağdaş kavramlar olan “otomobil” “benzin deposu” veya “portakal ve limonun” ne anlama geldiklerini ve ne olduklarını neden bilememiştir?
    Üçüncü düşünüş: medyum III Napolyon zamanındaki bir hikâyeyi herhangi bir yerden okumuş olsun. Bu halde cevabım: Guy Lafarge’nin önemsiz hayatı hiçbir kitapta yazılmış olamaz. Bu her şeyden önce hiç de debi değildir. Böyle bir hikâye okumuş olan birisinin bu türlü bir celsede “çiftlik beyinin ismi nedir?” sorusuna derhal ve kendisinden emin olarak cevap vermiş olması da gerekir.
    Tüm bunlardan sonra artık olayı gerçekliği hakkında hiçbir şüphem kalmamıştı. Önceleri iyi tanıdığım çok az insan bu keşfimden bahsettim. Tanıdıklarımdan yüzde doksan dokuzu ki bunların büyük bir bölümüyle her gün karşılaşırım, bunların son derece doğal olan ipnoz olayını, hokus pokus diye nitelendirmeleri, beni bir kat daha şaşkınlığa düşürdü.





  2. #12
    Ekminezi (Geçmiş Yaşamlar) nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.238
    Konular
    2856
    Psikolog İrvin Merdes ve İlginç Ekminezi Deneyleri

    “Ben Ra’nın güzel Isis tapınağındaki oğluyum. Kallikrates’in ruhuyum. Babam Amon’un sevilen adamlarından Nechtanebo II’dir. 2284 yıl sonra tekrar dünyaya geleceğim.”

    Medyum Kalvin Widener tarafından transta iken yazılan hiyeroglif yazılar yetkililer tarafından incelenip değerlendirilmiştir. M.Ö. 342 yılında kuvvetini kaybeden 30. Sülaleden olan Kallikrates 2284 yıl sonra tekrar dirileceğini bildirmiştir. Yapılan hesaplara göre bu tarih(1942) medyum Kalvin Widener’in doğum tarihidir.



    a - Ekminezi Süjesi Kalvin Widener Ve Yaşamları

    Tecrübe Washington D.C. “First Spiritual Science” da, 18 Temmuz 1070’de yapılmıştı. Celseyi bir psikolog ve hipnotizör olan Irvın Mordes yönetiyordu. Irvın Mordes süjesi Kalvin Widener’i hipnotik transa soktuktan sonra akıllara durgunluk verici bir reenkarnasyon örneği ortaya çıkarılmıştır

    Baltimore Metafizik Araştırmalar Cemiyeti’nde 1969 yılından beri Kalvin widener üzerinde ekminezi denemeleri yapılmaktadır. Cemiyetin reenkarnasyon konusuna giren, doğumdan önceye götürme çalışmalarından olmak üzere doğumdan önceye götürme (ekminezi) yöntemiyle Kalvin’in evvelki hayatlarından bir çoğu ortaya çıkarılmış bulunmaktadır. Raporlara göre mağara adamından film yıldızı Rudolp Valentino’ya kadar 15 adet evvelki hayatı tespit edilmiş bulunuyor. Başka bir süjelerden ayrı olarak Kalvin ipnoz halindeyken eski hayatlarından birine geldiği zaman o zamanların dilini yazıp konuşabilmektedir.
    Widener 1942 yılında Philadelphia’da dünyaya gelmişti. Onuncu sınıfta tahsiline ara vermek zorunda kalmış ilk olarak şansını Hollywood’da denemişti. Fakat bu film endüstri merkezinde bir iş bulamayınca tekrar Philadelphia’ya dönmek zorunda kaldı. Burada bir süre kuaför okuluna devam ettikten sonra, bu işin müdürlüğünü yapmış fakat çok geçmeden yine meslek değiştirmek sorunda kalarak Baltimore’de eşi Dolares’le birlikte bir oto galerisi işletmiştir.


    b - Widener Ve Transa Geçişi
    Post-hipnotik telkin ile epeyse derin bir transa giren medyumun bundan önceki hayatlarında (geriye doğru) 18.yy. da yaşamış Leo Vinoy isimli bir İngiliz, M.Ö.342’de sona ermiş 30. Sülalenin son firavunu Nechtanebo II’nin oğlu Kallikrates ve nihayet Uranüs’te yaşamış Neuron isimli bir varlık olduğu anlaşılmıştır.Widener ekminezi denemelerinde beyaz bir halı üzerine tamamen gevşemiş (relaxed) olarak uzanır, profesyonel bir hipnotizör olan Irvin Mordes elini süjenin gözleri üzerinde gezdirerek: “ben Hur!. Bu kelimeleri işittiğin zaman derin uyku haline gireceksin. Benden ve sadece benden bu kelimeleri işittiğin zaman uyku bastıracak. Derin gayet derin bir uykuya gireceksin” şeklinde telkinlerde bulunur.
    Transa girerken genellikle Widener’in göz kapakları arkaya doğru kayar, nefesi ve kalp atışları hızlanır. Sonra gözleri tamamen kapanır ve artık transa girmiş demektir. Operatör I.Mordes tekrar konuşur: “gerilere, yüzlerce yıl gerilere gidiyorsun. Gerilere” süjenin soluk alışları sanki bir uzun mesafe koşucusuymuş gibi daha da hızlanır. Bu arada sakin duran vücudu da zaman zaman (ispamodik) titremeler geçirmektedir ve arık bir yerden sonra oto satıcısı Kalvin Widener, Mısır Firavunlarından Kallikrates’tir.
    Ekminezi medyumlrının birçoğunun tersine, kavlin büyük bir gevşeme içinde sadece sorulan soruları cevaplandırmakla kalmaz, fakat zaman zaman (transadan çıkamdan) ayağa kalkarak da, o hayatındaki sahneleri canalandırmaya çalışır. Evvelki hayatlarından birinde mağara adamı olarak yaşadığı zamanalrda annesi öldüren bir kimseyi hatırladığı zaman, onu sakatlamak amacıyla, sağa sola hamleler yapmaya başlamıştı. Klasik Yunanca Eski İbranice, şivelerine uygun tarzda Latince, İtalyanca, Normanca, Fransızca, eski İngilizce ve Atlantça yazılar yazmış bulunmaktadır. Hiç şüphesiz bu dillerin anlaşılması için celselerde çeşitli tercümanlar bulundurulmuştur. Araştırıcılar Kalvin’in eski hayatlarının birçoğunu izlemekte zorluk çekmektedirler. Fakat bunlardan iki tanesinin doğru olduğunu gösterir deliller ele geçirilmiş bulunmaktadır.


    Kalvin Widener



    Psikolog ve Hipnozitör İrvin Mordes



    Operatör Mordes, Widener'i derin trans a sokuyor



    Medyum üç yaşına indirildiği zaman bu şekilde bedeninin fizik kontrolünü kaybetmiş ve düşmüştür.

  3. #13
    Ekminezi (Geçmiş Yaşamlar) nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.238
    Konular
    2856
    c - Widener ve Firavun Olarak Yaşadığı Hayat
    Pers Kralı III: Artaxerxes’in Mısır’a karşı kazandığı savaştan az önce iktidarda bulunan 30. Sülalenin son Firavununun oğlu Kallikrates tarihsel kayıtlarda bulunmaktadır. Fakat Kalvin’n Mısır dilini hiyeroglifini doğru kullanmasından dolayı, bunun üzerinde önemle durulmaktadır. Kalvin’in transtaki ifadelerine göre, iki yıl tahtta kalmıştır ve muhtemelen sonradan bununla ilgili kayıtlar ortadan kaldırılmıştır. Tarihsel ve arkeolojik delillere göre Nectanebo-II son mısır Firavunu olarak görünmekteyse de, uzmanlar onun ölüm tarihi üzerinde henüz ortak bir karar varmış bulunmamaktadırlar. Bazılarının inandığına göre pers istilasıyla, onun ölümü arasında iki yıllık bir devre bulunmaktaydı.“gerilere çok gerilere gidiyorsun. İçinde bulunduğumuz zamandan çok gerilere gidiyorsun. Çok süratli olarak geçmişe Mısır’a doğru gidiyorsun. Sen Kallikrates’sin. Benimle konuşabilirsin. Ben senin arkadaşınım ve daima yanındayım. Şimdi neredesin? Benimle konuşabilirsin. Nasıl bir yerde bulunuyorsun? Benim dilimde konuşabilirsin. Evet evet?
    Hipnotizör kulağını derin uykuda bulunan medyumun ağzına yaklaştırarak mırıltıları duymaya çalışır: “kaya- yanıyor”“hala şimdiki zamanda bulunuyor” dedi operatör Mordes ve telkine devam etti: “ şimdi geri gidiyorsun. Hiç durmadan geri gidiyorsun. Mısır’a doğru. Benimle konuşabilirsin. Adın ne? Neredesin?”
    Medyum yine mırıltı halinde cevap verir: “ben Polidorus’um” daha fazla bir şey söylemeden, çok büyük bir acı içinde imiş gibi kıvranarak inler. Bu durum üzerine operatör hazır bulunanlara bir açıklamada bulunur. “o savaştaki ölüm halini yaşamadan daha eskilere bir türlü inemez” ve medyum dönerek telkine devam eder: “gerilere çok eskilere gidiyorsun. Mısır’a doğru. Şimdi adın ne neredesin?
    Derin transta medyum Kalvin Widener’in dudakları kıpırdar: “Kallikrates”“evet, şimdi Kallikrates’sn. benimle rahatça benim dilimde konuşabilirsin.”
    Buna rağmen medyum anlaşılmayan bir dille konuşmaya devam etmektedir. Sinde otoriter bir ton vardır. “Sum Tamarah”
    “ evet, sen Tamarah’ın Sutahn’ısın. Tamarah’ın Sutahn’ı. Büyük Kallikrates.”
    Bundan sonra medyum heyecanlı soluk almaya çene ve dudaklarını titretmeye başlar. Sanki bir şok geçirmek üzeredir. Bu sırada seyirciler de çok heyecanlıdır. Birden gözleri kapalı olduğu halde ayakları üzerinde doğrulur. Kollarını göğsü üzerinde birleştirir. Görünmeyen bir zırh ve miğfer giyiyormuş gibi hareketler yapar.Operatör hazır bulunanlara hitaben: “giyinmesini beklemeliyiz” der. Seyircilerden bazıları acaba savaş hazırlığı için mi? Diye düşünürler. Bu sırada Kallikrates aniden ellerini kuvvetlice üç defa birbirine vurur. Belli ki Kallikrates birisini yanına çağırmıştır. Bu sırada derin soluk almalar da kesilmiştir.


    Kallikrates biraz sonra Hiyeroglif yazı yazacak.

    Yüksek sesle konuşamaya başlar ve ses tonu gittikçe yükselerek korkunç bir hal alır: “An tom tahn no Amon. On tahratesset Tamarah. An dah Zotun Zarach Kallikrates. Om parah Zotun de Taborah. Om parah tezat Bako-An ton taratah Kallikrates. Um parah tezat ta. Um parah nach pomam pah zetet! Um parah tezet Tamarah. Ton tarah keyten kagata seeynton tata Kallikrates. Nun tundach todo Bako!”
    Firavun Kallikrates “ben buradayım” der operatör. “tunun tau Nagto” diye cevap verir medyum
    Seni dinliyorum büyük Kallikrates. Senin için ne yapabilirim?” diyen operatöre Kallikrates cevap verir: “tun tun terasau ploanti!” sonra “sapho!” diye bağırır.“Şimdi Isis’in en büyük rahibini çağırıyor” diye fısıldar operatör.
    Kallikrates bu sırada ellerini iki defa çarçar: “non ponteat-sunta karis” bu sırada belinde kılıcını sıyırıyormuş gibi yaparak vahşi bir şekilde ileri bir hamle yapar. Hazır bulunanlar arasındaki bayanlar bu sırada çok korkmuşlardır. Bunda sonra medyum biraz sakinleşmiştir.

    Bundan sonra operatör düz bir tahta üzerine beyaz bir kâğıt iliştirerek medyuma uzatır: “büyük Kallikrates halkımıza hitaben şu kâğıda bir mesaj yazabilir misiniz?” öteki eline verilen kalemi de uzunca bir süre inceledikten sonra hiyeroglif yazmaya başlar. Bu olay seyirciler arasında epey hayret uyandırmıştır. Heyecanlanıp kâğıda dokunanlara operatör ihtar etmek zorunda kalmıştır.“büyük Kallikrates bu yazdığınız mesajı halkınıza ileteceğim. Merak etmeyin” dedikten sonra operatör medyumdan tekrar İngilizce konuşup konuşamayacağını sorar. Uzunca bir sessizlikten sonra kallikrates, Kuzey ve Güneyin kralı olarak Teb’e gidecek ve mısır Tanrıçası Amenartis ile görüşecektir.” “bu söylediklerinizi de halkınıza bildireyim mi?” diye sorunca operatör, bu sefer Kallikrates Mısırca cevap verir: “bunu Samentep’e bildir”



    Kallikrates bir mezar merasim duruşunu canlandırıyor.

    Çeşitli sorular arasında kendisine Nil’in sağ kıyısında (asırlarca unutulmuş) bir kanalın krokisi sorulduğunda bunun yerini gayet açık olarak çizmiştir.
    Başka bir bilmece de Nectanebo’nun karakteriyle ilgilidir. Tarihsel kayıtlara bakılırsa Nectanebo ülkesini yıllarca doğudan gelen saldırılara karşı koruyabilmiş iyi bir savaşçıydı. Bununla birlikte gerek Sir Wallis Budge, gerek se Sir Flinders Petrie’nin ifade ettiklerine göre Nectanebo, Artaxerxes’le olan karşılaşmasından sonra hayatını kurtarmak üzere kaçmıştı. Bu onun karakterine uygun düsen bir davranış olmuyordu. Acaba Artaxerxes’le karşılaşan Firavun Kallikrates olamaz mıydı?
    Kalvin’in davranışları, Kallikrates’i yaşarken dramatik bir havaya bürünmektedir. Celselerden birisinde operatör Mordes süjenin hafızasını, Perslerin başkent Teb’e ilerleme tarihlerine çekmişti. Mordes bu durumdayken sorusunu sorduğu zaman Kallikrates (yani Kalvin) irkilerek Mısırca “sus konuşma” anlamına gelmek üzere “Trais” demişti. Bir tanrı kralı rahatsız etmeye kimse cesaret edemez.



    Kallikrates, Mısırlı Firavun ( İ.Ö 343 )

    Sonra Kalikrates orada bulunanlardan birinden bir kılıç alırmış gibi yaparak (kılıcı)başının üzerine tutarak kalın gırtlaktan gelen bir sesle bağırmıştır. Bundan sonra bir örtüyü başının üzerinde tutar bir vaziyette batıya dönerek dua etmeye başlamıştır. Yüksek sesle şu tanrıların isimlerini saymıştır: Ausar, Tehuti gibi… Sir Wallis Budge’e göre bunlar Osiris, İsis ve Thoth’un eski telaffuzlarıdır.
    Kallikrates olarak kavlin doğumdan mezara doğru götürülmektedir. Çeşitli dualar etmiş yiyecek isimlerinden bahsetmiş, savaş planları tanımlamış, mısırca telaffuzlarıyla doğru olarak şehir isimleri vermiştir: Gebtui, Iabu,Tbeneter, Basta,Sau, Philae, Anu, Meniefr(menphs) ve Uisa(thebes). Kendisinden tahtta bulunuşuyla ilgili olarak bir şeyler yazması istendiğinde( eski Mısır kâtipleri gibi) bağdaş kurarak yere oturmuş ve kesik uçlu bir kalemle hiyeroglif yazısı yazmıştır. Sonradan bu yazıları inceleyen Washington’daki belli başlı üniversitelerden birinin Semitik Dilleri Bölümü başkanı kağıt üzerindekileri “çok güzel yazılmış” olarak tanımlamıştır. Egiptoloji Bölümünden mezun bir öğrenci olan Robert Michaels ise daha da ileri giderek “20. Yy. uzmanlarından daha iyi” diye söylemiştir. Bu hiyeroglifleri Kalvin’in gözleri kapalı (transta) yazdığı da unutulmamalıdır.
    Kalvin’in Kallikratesle ilgili hatırlamalarına karşı ciddi bir itiraz, H. Rider Haggard’ın romanıyla ilgili bulunmaktadır. Zira gerek kallikrates gerekse,(yine Kalvin’in eski hayatlarından biri olarak ortaya çıkarılmış bulunan) 18. Yy. da yaşamış Leo Vinoy isimleri söz konusu romancının bir eserinde geçmektedir. Bu romanda zaten reenkarnasyon konusu işlenmektedir. Yıllarca psikologlar, ipnoz altında yapılan çalışmaların fantastik şeyler ortaya çıkardığı görüşünü savunmuşlardır. Bununla ilgili olarak kalvin’inde ipnoza girdiği zaman bu romandan bazı bölümleri hatırlamakta olduğunu ileri sürmektedir. Bununla birlikte bu teori Kalvin’in Mısırla ilgili hayretler verici bilgisini bu bilginin nereden geldiğini açıklayamamaktadır.

  4. #14
    Ekminezi (Geçmiş Yaşamlar) nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.238
    Konular
    2856
    Saniyenin onbinde biri veya milyonda biri, zaman olarak bizim için hiç bir anlam ifade etmeyebilir, ama ekminezik çalışmalarda bu zaman aralıkları çok önem­lidir. Çünkü insan herhangi bir geçmiş yaşamına saniyeler içinden döner ve bize göre çok kısa zaman birimleri arasında, tüm bir yaşamı bütün detayları ile izleyebilir.
    Ekmineziyi daha iyi anlayabilmek için bir insanı karşınıza alıp; çalışırken, düşünürken, okurken, yaşarken ve her türlü hâlinde, onun gözlerinin içine bakarsanız, gören gözler için, ekminezik bir yaşam içinde olduğunu gayet iyi anlarsınız... Yani insanlar bilmeyerek ekminezi içindedirler ve ekminezik alış verişleriyle bu yaşamlarını sürdürürler. Nasıl mı olur? Olur! İnsanlar gündüz-gece ve tüm yaşamları boyunca ekminezi ile meşguldürler.
    Gerçekleştirdiğimiz bütün fiiller geçmişteki deney ve uygulamalarımıza bağlıdır. Ve "Ben geçmişte şu zamanda şu şekilde davranmıştım." diyerek o deney ve uygulamalardan herhangi birini anımsadığımızda, konsantrasyonumuzun derinliği oranında ekminezik bir geriye dönüş yapmışız demektir. İnsanlar genelde,' bu yaşamlarının yüzde yirmisini yaşarlar; yüzde sekseni ekmineziktir. Ve geleceğe ait programları da ekmineziden yani geçmişten kaynaklanır.
    Ekminezi, bizim bu hayat plânı içindeyken başka bir boyuta, geriye doğru kaymamız demektir. Ekminezi olayı, süjenin geçmişle ilgili bir hatırlaması değildir. Ekminezi, geçmiş yaşamı tekrar yaşamaktır. Hatırlama işleminde geçmişten bahsederken, o olayların geçmişte olduğunu biliriz ve bizim gerçek yaşamımızı şimdi içinde yaşadığımız olaylar oluşturur. Ama ekminezide şimdiki zaman henüz gelecekte bulunan bir zamandır ve ipnoz hâlindeki şahıs için mevcut değildir.
    Ekminezi olayı, hafızanın gerilere gitmesi değildir. Bu olayın adi hafızayla hiç bir ilişiği yoktur. Hatırlamak değil, bizzat bedene bağlı olan ruhun geçmişteki olaylarını yaşaması söz konusudur.
    Ekminezi olayı, zaman içinde zaman, mekân içinde mekân ispatından başka bir şey değildir.
    Ekminezinin Einstein Metodu ile Açıklaması
    Şimdiye kadar ekmineziyi Ruhçü Metodla açıkladık. Ruhçu açıklamadan başka bir açıklama daha vardır ki, o da Einstein metodu iledir.
    Işığın saniyedeki 300.000 km. hızını 100 misline, 500 misline, 1000 misline çıkarabilirsek, biz bir anda geçmişe veya geleceğe uzanabiliriz. Bu hızla giderken zaman-mekân bize bağlıdır. Çünkü bedenle alâkamız yok; bedenimiz degaje olmuş vaziyette, ceset gibi, dalgın uyku hâlinde yatıyor, ama ruhumuz istediği zamana uzanıveriyor. Doğal olarak, ruhumuzda bu hızı hissederiz; bu ça­lışmalar bedenle değil, ruhla yapılır. Medyom konsantrasyonunu kaybettiği anda transtan çıkar.

    Ve medyom aynı kurala bağlı olarak spatyomdan gelen tesirleri de hemen anında hisseder... Çünkü biz yalnız dünya ile yaşamıyoruz, spatyomla da yaşıyoruz, ama tesirleri ayırabilmek her varlığın yapabileceği bir şey değildir. Spatyomdan gelen tesirleri tanıyabilmek için çok uzun zaman ve çok yoğun çalışmalar yapmak gerekir. İyi bir medyom olabilmek sanıldığı kadar kolay değildir.

  5. #15
    Ekminezi (Geçmiş Yaşamlar) nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.238
    Konular
    2856
    Hipnoz veya psikolojik ayrışma halindeki süjede, içinde bulunduğu yaşamındaki ya da geçmiş yaşamlarındaki (enkarnasyonlarındaki) izlenimlerin tekrar canlanması olayına ve bunu sağlayan yönteme verilen addır.

    Grekçe "ektos" (dışında, dışta) ve "mnimi" (hafıza) sözcüklerinden türetilen terim, ilk kez Fransız araştırmacı Dr. Pitre tarafından kullanılmıştır. Ekminezi olayında, hipnoz haline giren süjenin, "anıları hatırlaması" değil, eskiden cereyan etmiş olayları "yeniden yaşaması" söz konusudur. Ekminezi deneylerinde, süjenin uyanık haldeyken tam hatırlayamadığı veya tamamen unutmuş olduğu olayları bile tüm ayrıntılarıyla yeniden yaşadığı görülmüştür.

    Ekminezi, reenkarnasyonun en önemli kanıtlarından biri olarak kabul edilir. Çeşitli ekminezi deneylerinde, yabancı dil bilmeyen süjelerin yabancı dil konuştukları, hiçbir müzik aletini çalmasını bilmeyen süjelerin de org ve piyano ile klasik müzik yapıtlarını çaldıkları görülmüştür.

    Süjelerin geçmiş yaşamları (enkarnasyonları) ve yaşadıkları ev hakkında verdikleri ayrıntılı bilgilerin de, sözü edilen yerlerde yürütülen soruşturmalar ve eski kayıtların incelenmesi sonucunda doğru olduğu anlaşılmıştır.

    Hipnoz yoluyla ekminezi üzerinde en fazla çalışmış kişilerden biri olan ABD'li psikolog Helen Wambach, 1088 süje üzerinde yaptığı ekminezi deneylerinin verileri sonucunda, ekminezinin reenkarnasyondan başka bir açıklaması olamayacağı sonucuna varmıştır. Psikolojik ayrışma yoluyla ekminezi yöntemini Dr. Bedri Ruhselman geliştirmiştir.

  6. #16
    tola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    213
    Konular
    20
    Alıntı nevermore Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Thorwald Dethlefsen ve Ekminezi

    “İki defa doğmak bir defa doğmaktan daha az şaşırtıcıdır. Tabiatta her şey ölür ve yeniden canlanır” VOLTAIRE



    a - Dethlefsen ve Ekmineziyi Şimdiki Son Yaşam İçin Kullanışı

    3 Haziram 1968’de Münih’de bazı tanıdıklarımla yine bir evde buluştuk. Sakin bir gece geçirmek ve bu arada bazı ruhsal deneyler yapmak istiyorduk. Bu akşamın benim için son derece önemli olabileceğini gerçekten düşünemezdim. Çünkü pazartesi akşamlarını yalnız sohbetlerimiz için kullanırdık. Fazlaca da bir şey beklemiyorduk.Her zaman olduğu gibi ipnoz deneylerini yine ben yönetiyordum. Odada hazır bulunanlardan gözlerini kapamalarını, tüm gerginliklerini atarak gevşemelerini ve sadece benim monoton sözlerime konsantre olmalarını rica ettim. Birkaç dakika içerisinde iki kişinin derin hipnotik uykuya geçtiklerini gördüm: Bay Rudolf T. 25 yaşında bir teknisyen; Rudolf bundan aylar önce başarılı bir medyumluk da yapmıştı ve toplantımıza ilke kez katılan genç bir hanım.
    Diğer süjelerin bir kısmı uyanık bir kısmı ise hafif uyku durumunda idiler.(uykucuk). Bir anda diğerlerini bırakarak o an da en iyi durumda olan iki medyuma konsantre olmaya karar verdim. Bir “geriye döndürme” (ageregression) planlıyordum.“geriye döndürme” olayı şudur: insanlar ipnoz altında yaşamlarının daha önceki bir zamanına döndürülebilirler. Hu durumda süjeler o ana değin yaşamış oldukları tüm olayları unutmuş oldukları en ince ayrıntılarına kadar bilirler. Bu durumda süjeler tamamen geri döndükleri yaşın her türlü tavırlanmalarını takınmakta örneğin geri döndürülmüş yaşta iken nasıl yazmaktaysalar, Yine aynı karakterde yazmaya başlarlar. Hipnozda geriye dönül süjenin yaşamının geçmiş dönemlerini hatırlaması demek değildir. Süje geriye götürülmüş olduğu anı her türlü duygu ve düşünceleri ile yeniden yaşar. Örneğin 40 yaşındaki birisi 8 yaşına geri döndürüldüğünde bu kişi 8 yaşındayken yazmış olduğu yanının aynısını yazar, yazısında 8 yaşındayken yapmış olduğu hataların aynısını yapar, bu yaşamında matematik profesörü olmuş olsa bile, kendisine dokuzun karekökü sorulduğunda bunun cevabını kesinlikle bilmez. Bu olayın taklit ya da benzeri hususlar olduğunu sık sık ileri sürülmekte ise de bunun öyle olmadığını kanıtlamak için birçok ülkenin sayısız Bilim Enstitülerinde bu olay deneysel olarak gösterilmektedir.

    W.H. Robetrs ve D. Black’in gözleri miyoptur. Bunlar hipnotize edilerek gözlerinin henüz bozuk olmadığı yaş dönemlerine geri götürüldüler. Bu deney sırasında süjeler sürekli olarak kontrol edilmekteydiler. Bu kontroller sonucu göz hareketlerinin devamlı değiştiği ve geri döndürülmüş oldukları yaşa uyduğu ortaya çıkmıştır. Süjeler birkaç ay öncesine kadar geri döndürüldüklerinde ise, göz kapakları arasındaki açıklık küçülmekte, göz bebekleri birbirine doğru yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu ortak olmayan göz hareketi yeni doğmuş bir çocuğun tipik özelliklerindendir ve bir yetişkin tarafından kesinlikle istemli olarak yapılamaz.Böylece bu 3 Haziran’da süjelerime “hayatlarının geçmiş olan zamanlarına doğru sürekli olarak geriye doğru gitme” hipnotik emrini verdim; gerçek zamanı dikkate almadan basit olarak daima daha geriye. Belirli noktalarda durup çeşitli sorular soruyordum, örneğin okulun ve öğretmenlerin adları, belirli bir tarihin haftanın hangi güne rastladığı, onuncu, sekizinci, altıncı doğum günlerinde hangi hediyeleri almış oldukları, bu günlerde annelerinin hangi elbiseyi giymiş oldukları, vb. gibi. Medyumlar bu soruları yanıtlıyorlar, kendilerine yöneltilen aritmetik problemlerini çözmeye çalışıyorlar ve yine kendilerine verilen emirle adlarını ve diğer yazıları geri döndürülmüş oldukları yaşın karakterinde yazıyorlardı.


    b-Dethlefsen, Ekmineziyi Önceki Yaşamların Tespitinde Kullanması
    Birden aklıma çılgınca bir şey geldi ve kendi kendime sordum: geriye döndürme işlemini doğum anından hemen önce kesmek zorunda mıyız?
    Yanıt, evetse niçin? Hayırsa zaman ekseni(Zeitachse) üzerinde böyle bir geriye gidiş nereye kadar yönetilebilir? Ne olabilir? Medyum için tehlikeler var mıdır? Belki! Fakat ne zaman? Bireysel yaşamın(individuelles Leben) başladığı nokta nerededir? Sonuç olarak şu kanıya vardım ki, zaman içinde geriye döndürme yöntemi tüm bu sorulara cevap verebilecektir. Aynı zamanda biliyordum ki, bu gece geriye döndürmeyi doğumdan hemen önce kesmeyecektim; devam edecek ve doğum engelini geçecektim, neyi nasıl geçeceğimi bilmiyordum gerçekten bilmiyordum fakat yeni ülkeyi keşfetmek amacındaydım. Bu embriyon ile konuşmayı deneyecektim!

    Yeniden koltuğunda rahat derin olarak uyumakta olan ve 6 yaşına döndürmüş olduğum medyumlarıma yöneldim: “ altı yaşındasınız geriye gitmeye devam ediyoruz-dört yaşındasınız- iki yaşındasınız- yaşamınızda daha geriye gideceğiz- zaman bizim için hiç rol oynamamaktadır-bir yaşındasınız geriye gitmeye devam ediyoruz bu gün doğmuş olduğunuz gün..bana izlenimlerinizi anlatın!”
    Bayan P.’nin hiç sesi çıkmıyordu. Fakat Rudolf T. Güçlükle ve derin soluyarak konuşmaya başladı.
    “oldukça aydınlık ve soğuk.”(doğumdan hemen sonra)
    Geri döndürmeye devam ettim.
    “biraz daha geriye gidiyoruz- şimdi doğum anından hemen önceki zamandayız- ne hissediyorsun- ne gibi izlenimlere sahipsin?”
    “burası oldukça dar”(rahim içinde)
    “herhangi bir şey görebiliyor musun?”
    “hayır”
    “İki ay daha geriye gidiyoruz! Söyle bana ne duyuyorsun, ne hissediyorsun?”
    “hiç bir şey. Hiç bir şey!”
    “daha geriye gidiyoruz. Tam bir yıl geriye! Nerede bulunuyorsun?”
    “bilmiyorum”
    “aydınlık mı, karanlık mı?”
    “hiçbir şey görmüyorum; her şey o kadar boş ki!”
    “ismini söyle bana!”
    “herhangi bir ismim yok!”
    “hangi yıldayız?”
    “bilmiyorum!”
    “şimdi daha da geriye gidiyoruz, taki bana anlatabileceğin bir olaya rastlayıncaya dek. Bu halde ne gördüğünü ve nerede olduğunu bana söyle, zaman içinde sözle ifade edebileceğin herhangi bir olaya rastlayıncaya dek geri gitmeye devam edeceğiz..
    Bay T. Güçlükle nefes alıyor- hemen hemen nefes almadan onu izliyorum- acaba olay nasıl gelişecek- bu deney bizi nereye götürecek? Bay T: yeniden konuşmaya başlıyor- büyük bir güçlükle:
    “evet bit mahzendeyim”(bir önceki yaşamında)
    “bu mahzen nerede? Hangi yerde hangi şehirde?”
    “Wissembourg”
    “hangi ülkede bulunuyorsun?”
    “Fransa’da”
    “ismin ne?”
    “Guy Lafarge!”
    “nerede bulunuyorsun?”
    “bir mahzende.”
    “bu mahzen hangi caddede?”
    “Rue du Connetable!”
    “niçin mahzendesin?”
    “savaş”
    “savaş mı?”
    “evet”
    “ne gibi bir savaş?”
    “Prusyalılara karşı”
    “hangi yıldayız?”
    “1870”
    “kaç yaşındasın?”
    “18”
    Rüya ve gerçek birbiri içinde erimiş gibiydi. Zaman boyutu giserek alışılagelmiş yönünün dışına kayıyordu. Şimdi karşında oturmakta olan kişi, Münih’te kamet etmekte olan, 25 yaşındaki teknisyen Bay T. Değil, Wissembourg’da yaşayan, 18 yaşındaki Alman-Fransız savaş gözlemcisi, Bay Guy Lafarge idi. Ne olmuştu? Bir vizyonla mı karşı karşıyaydım? Kesinlikle değil çünkü benim dışımda celseye katılmış olan yirmi kişi de büyük bir dikkatle uyuyan medyumu izliyordu. Belki de medyumumuz bir şaka yapıyordu?! Fakat insan- şimdi karşımızda Monsieur Guy Lafarge olarak durmakta olan Bay T.’ye baktığında, onun bir saatten fazla bir zamandır derin hipnotik uyku içinde, güç nefes alır ve sorularıma güçlükle cevap verir bir durumda oturmakta olduğunu görmekte idi ve bir şaka ya da kandırmaca söz konusu olamazdı, bunu hepimiz biliyorduk! Fakat bu şu demekti: bizler şimdi bizlerin realitemize uymayan bir realite ile karşı karşıyaydık.
    Tüm u soruları çözmek için şimdi vakit yoktu. Deney nasıl sürdürecektim? Bu anda gözlerim hemen hemen unutmuş olduğum Bayan P.’ye kaydı. Evet, o da hipnozdaydı, uzun zaman konuşmamış olmasına karşın o da, Bay T.’ye yönelmiş olduğum sorulara cevap verebilir, geçmişi yeniden yaşayabilirdi.
    Bu arada celseyi en kısa yoldan bitirmeye karar verdim. Medyumlarıma zaman içinde daha öne ve daha öne yani yaşamakta olduğumuz zamana doğru geri gelmeleri emrini verdim. En sonunda medyumun sorduğum sorulara şimdiki ismi ile cevap vermeye başlaması ile rahat bir nefes aldım. Ve zamanımıza doğru gelmeye devam ederek Bay T.’yi güçlükle şimdiki gerçek yaşı olan 25 yaşına getirip uyandırdım. Her iki medyum da şaşkın ve adeta yardım istercesine bir edayla bir süre celseye katılanları süzdüler ve her ikisi de yaklaşık iki saat hipnotik uykuda kaldıklarını tahmin ettiler.
    Soruşturma sonucu her ikisin de hipnozda geçen olayları ve konuşmaları hatırlamadıkları ortaya çıktı. Çok defa ortaya çıkan bu olay, tam unutma olarak isimlendirilebilir; bu derin hipnotik uykunun tanınmış özelliğidir; hafif ve orta hipnotik uykuda ise tam unutma kendiliğinden ortaya çıkmaz bu ancak somnambül devresinde söz konusu olmaktadır.
    Celseye katılanlara celsenin içeriği hakkında medyumlara tek kelime bile söylememeleri gerektiğini tembih ettim, çünkü başlamış olduğum zaman içinde geriye döndürme deneyini tekrarlamak niyetindeydim ve deneyin gidişatından medyumların kesinlikle haberlerinin olmamasını istiyordum.
    Aynı medyum ile daha az gözlemcinin katılacağı ikinci bir celse için sözleşerek, Münih’te bir otel odası sağladık. Gözlemciler altı kişiden ibaretti. Bu defa yanımda mükemmel olarak planlanmış bir araştırma planı ve ayrıca bir ses bandı da vardı.

    İşte bu tüm okuduklarımızın özetiydi.Yani aradığım sorunun cevabıydı.Gerçekten çok ilginç.Paylaşım için çok teşekkür ederim.Emeğinize sağlık

  7. #17
    darqrose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2013
    Mesajlar
    342
    Konular
    43
    anatomi dersinde beyinde bilinmeyen bir bölge olduğunu öğrenmiştik kara nokta gibi belkide geçmiş yaşamlarla ilgili deneyimlerimiz burda saklanıyordur diye düşündüm sonuçta onlar bize lazım olmayacak bilgiler ve vücudumuz ruhumuzun bir evi ise her şey madde halini almak zorunda internette beyindeki kara noktanın suça teşvik ettiği yazıyor. Güzel bir yazı eline sağlık.

  8. #18
    sidar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Büyükada.
    Mesajlar
    3.512
    Konular
    338
    Harika bir paylaşım dostum . Forumda tartışılması ve üzerine kafa yorulması gereken ne konular es geçiliyor ..

  9. #19

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.049
    Konular
    415
    Çok ilgi çekici... 1800'lerde yaşamış Fransız sebze satıcısı... Bu isimleri geçen kişilerin acaba kayıtları var mıdır resmi evraklarda?

  10. #20

    Üyelik tarihi
    Eyl-2013
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    212
    Konular
    3
    Bir çok hipnoz denmesi yaptım ve geçmiş yaşam anıları açığa çıktı kontrol dışı bir şey olmadı.
    Bir seansta önceki yaşamasında büyük dedesi olduğunu farkettiğimiz denek anne babasından o günkü (bilmediği) hikayeleri doğrulattı.İlginç bir durum ,genetik geçişli bir hafıza yoksa kanıt sayılabilir.


2 Sayfadan 2. İlkİlk 12