12 Sayfadan 3. İlkİlk 12345 ... SonSon
Toplam 116 sonuçtan 21 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ˙˙˙züʎ sɹәʇ

  1. #21
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.677
    Konular
    60


    Boşluğa bakıyorum. Aklımdan pek bir şey geçmiyor.
    Gözlerimi açtığımda bir başka sabaha uyanacağım. O günün gecesi tekrar gözlerimi kapatacağım. Öyle hissediyorum ki, bugün ne düşündüysem yarın unutacağım. Böyle gidecek işte. Bazen merakım söner gibi oluyor. Bir yere gitmek yerine, kendimi birden bire o yerde bulacağım diye endişeleniyorum.

    Bugün mutsuz bile olamadım,
    hüzünlenemedim bile yine.

    Tekrar hatırlayana kadar tüm bildiklerimi, öylece durmuş bekliyor gibiyim. Boz ayının kış uykusu, ormanın gecesi gibi... Aslında evet, öylece durmuş bekliyorum. Hiç bir eylemde bulunmadan, sadece bekliyorum. Yine de neyi beklediğimden emin değilim...

    Yorgunum biraz da. Biraz. Kimse anlamasın, kimse sormasın diye onlardan uzak düşüncelerimi, kargaşaya ayak uydurur gibi görünmeye harcadım tüm gün enerjimi. Arkamı dönüp biraz uzaklaştıktan sonra oracığa yığılıp kaldım, dinleneyim diye. Dinlendiğimi sandım. Uyandıktan bi' süre sonra anladım.
    Bütün gülücüklerimi bitirmişim bugün. Şimdi aynadaki ifadesiz suratıma bakıp kendimi hissiz sayıyorum.

    Gizliyorum. Eğer fark ederlerse sorarlar çünkü. Sorarlarsa geçiştiririm. Ama anlaşılmak da isteyebilirim. Anlatırım sonra, anlatırım, anlatırım... Onlar anlamazlar. Umudumu yitiririm.
    Umudumu yitirirsem eğer, benimle aynı dili konuşanları göremeyebilirim. İşte o zaman, nasıl var olurum bir daha...


    ...dün/bugün/yarın...





  2. #22
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.677
    Konular
    60

  3. #23
    PiaA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2016
    Bulunduğu yer
    Kadıköy
    Mesajlar
    3.354
    Konular
    16
    ...nasıl var olurum bir daha...

  4. #24
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.677
    Konular
    60
    Güneş battığında,
    uykudan çok uzak olduğumuz zamanlardaysak eğer
    güneşin doğuşunu izlemek için bekleyemeyecek kadar yorgun düşebiliriz
    düşüncelerimizle savaşırken.

    Güneş battığında, uykuya çok yakınsak
    ama kollarına bırakmıyorsak kendimizi
    güneş doğana kadar direniyoruz demektir
    hissedebilmek için.

    Güneş battığında,
    uyku çoktan sarıp sarmaladıysa bizi
    vazgeçmiş olabiliriz
    kaybetmiş
    veya ne mutlu ki
    üstesinden gelmiş.

    Güneş battığında
    uykunun karanlığına bırakamamışsak kendimizi,
    belirsizlikten kaçıyor olabiliriz

    Belki anlamak için yıldızları seyrederiz...

  5. #25

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.017
    Konular
    411
    ...Güneş gülümsüyor; bağırışarak yuvalarını kuran sarı gagalı kargaların tüyleri gün ışığında bir çelik gibi parlıyordu. Açık güneş altında çimenlerin koyu yeşil tüyleri topraktan güneşe doğru yükseliyordu. Vücudum üşüyordu, ama ruhumda sessiz bir mutluluk vardı. Tekrar parlak ümitlerin ince filizleri çıkmaya başlıyordu. Baharda yaşamak ne kadar da güzel!... (M G)

  6. #26
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.677
    Konular
    60
    Hayatın zor yanını seviyorum
    ama lanet olası çaresizlikten nefret ediyorum...




  7. #27
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.677
    Konular
    60



    Come celebrate
    Life is hard...

  8. #28
    DenizFeneri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2015
    Mesajlar
    1.703
    Konular
    18
    Aşağı yukarı aynı yaştayız.Şunu demek isterim ki hissettiklerini,yaşadıklarını bu derece kağıda dökebilmen,hayat tecrübesi kıt olan biz çocuklar için oldukça olağanüstü.Yazdıklarını parça parça okudum,çünkü bilgisayardan okumayı ve yazmayı sevmiyorum.Ama okuduğum parçalardakiler kesinlikle zorlama değildi.Bende yalnız hayal gücü var,ama sen hissediyorsun.Ki bu bence daha önemli.i.

    Hissetmeye devam et...

  9. #29
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.677
    Konular
    60
    Alıntı DenizFeneri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aşağı yukarı aynı yaştayız.Şunu demek isterim ki hissettiklerini,yaşadıklarını bu derece kağıda dökebilmen,hayat tecrübesi kıt olan biz çocuklar için oldukça olağanüstü.Yazdıklarını parça parça okudum,çünkü bilgisayardan okumayı ve yazmayı sevmiyorum.Ama okuduğum parçalardakiler kesinlikle zorlama değildi.Bende yalnız hayal gücü var,ama sen hissediyorsun.Ki bu bence daha önemli.i.

    Hissetmeye devam et...
    Çok teşekkür ederim Deniz Feneri.
    Hayal gücü de en az hissetmek kadar önemli. Ki hayal gücündekileri kağıda geçirirken yeterince rahatsan eğer, hissediyorsun. Sen yazarken tedirginlik duyuyormuşsun gibi hissediyorum, ne kadar doğru bi varsayımdır onu sen bileceksin elbette.
    Şimdilere kadar elim kaleme gittiği zamanlarda yazdıklarımı biri bulur mu, aman iç dünyamı mı ifşa emiş olurum diye kalemi bıraktım ya da imha ettim yazdıklarımı. ( Elimdeki kitabın satırlarının altını çizmekten alı koyan, beni insanları kitaplığımdan türlü bahaneyle uzak tutmaya iten tedirginlik bu.) Lanet olsun bana ki kim bilir neler çöpe gitti. Patlamış mısırlara duyduğu sevgiyi bile şiire döken çocuğun tekiydim çünkü.
    Bu yüzden iç dünyamı ele vermeyecek şekilde hayal gücümdekilere dayanıp hikayeler yazmaya başladım bi kaç kere, ama onları da ruhsuz bulmuş olduğumdan olsa gerek devam ettirmedim, sıkıldım.
    Önerim, dışarıda ne var ne yok unutmaya çalışarak yaz. Kendin için. Kendine anlatmak için. Rahat ol. Aklından ne geçiyorsa onu yaz; belki de en canice, en akıl ermez, en beklenmedik. O zaman hissetmeye başlıyorsun işte.
    Ben de yeri gelmişken burdan gnoxis'e teşekkür edeyim, kendimi ifade edeceğim bir ortam sunduğu için.

  10. #30
    DenizFeneri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2015
    Mesajlar
    1.703
    Konular
    18
    Alıntı adEda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok teşekkür ederim Deniz Feneri.
    Hayal gücü de en az hissetmek kadar önemli. Ki hayal gücündekileri kağıda geçirirken yeterince rahatsan eğer, hissediyorsun. Sen yazarken tedirginlik duyuyormuşsun gibi hissediyorum, ne kadar doğru bi varsayımdır onu sen bileceksin elbette.
    Şimdilere kadar elim kaleme gittiği zamanlarda yazdıklarımı biri bulur mu, aman iç dünyamı mı ifşa emiş olurum diye kalemi bıraktım ya da imha ettim yazdıklarımı. ( Elimdeki kitabın satırlarının altını çizmekten alı koyan, beni insanları kitaplığımdan türlü bahaneyle uzak tutmaya iten tedirginlik bu.) Lanet olsun bana ki kim bilir neler çöpe gitti. Patlamış mısırlara duyduğu sevgiyi bile şiire döken çocuğun tekiydim çünkü.
    Bu yüzden iç dünyamı ele vermeyecek şekilde hayal gücümdekilere dayanıp hikayeler yazmaya başladım bi kaç kere, ama onları da ruhsuz bulmuş olduğumdan olsa gerek devam ettirmedim, sıkıldım.
    Önerim, dışarıda ne var ne yok unutmaya çalışarak yaz. Kendin için. Kendine anlatmak için. Rahat ol. Aklından ne geçiyorsa onu yaz; belki de en canice, en akıl ermez, en beklenmedik. O zaman hissetmeye başlıyorsun işte.
    Ben de yeri gelmişken burdan gnoxis'e teşekkür edeyim, kendimi ifade edeceğim bir ortam sunduğu için.
    Haklısın,düzelteyim.Hayal gücü ve hissetmek,bir araya gelince harika şeyler oluyor.Fakat birinden biri eksik olunca iş değişiyor.

    Hayal gücü yeterli düzeyde.Ama duygu...kesinlikle değil.Ve tabii,heveste öyle.Bazen yazıyorum,ondan sonra aylarca aklıma bir şeyler karalamak gelmiyor.


12 Sayfadan 3. İlkİlk 12345 ... SonSon

Bu Konu İçin Etiketler