12 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 ... SonSon
Toplam 120 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ˙˙˙züʎ sɹәʇ

  1. #11
    Anafiel girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Bulunduğu yer
    --
    Mesajlar
    6.717
    Konular
    31
    Çok ters olmuş.. :/ bu böyle olmaz düzetmek lazım.





  2. #12
    DenizFeneri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2015
    Mesajlar
    1.713
    Konular
    18
    Sadece o değil eda.Yazma şevkimi kaybettim.Eskisi kadar hevesli değilim...

  3. #13
    Drizzt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2013
    Bulunduğu yer
    Kendi ütopyasında balkonda çay içiyor
    Mesajlar
    826
    Konular
    4
    Alıntı adEda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    1 2 3 4 5 6...

    bir ömürlük hayatımda
    iki ayrım varsa yolumda
    son üç kurşunluk canımla
    ezilmez miyim
    bu dört dörtlük(!) düzenin altında?

    yeraltının aç sinsileri,
    sıcak etimi yedi.
    göğün sekizinci katından yüce biri,
    sinsilere gürledi!

    sıra dokuza geldi
    korkup ayaklandı sekiz
    sonsuzluğunu yitirdi;
    ah be, onu da kibri bitirdi!

    (beşi de sinsiler yemiş.)
    Vaaay Bende yazamıyorum ama okuması zevkli


  4. #14
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.776
    Konular
    60

    Sen atladın da
    Ben neden düştüm?
    Kafam yarıldı,
    karıncalar dağıldı
    Ve istemeden
    başına üşüştüm.


    Sen kırıldın.
    Sen paramparça oldun.
    Ben seni anlamak için
    bu yapboza tutundum.


    Bekledim,
    bekledikçe gördüm.
    Ve bekliyorum,
    Zamanı hızlandırmak adınaysa
    kendi dizimi dövüyorum...


    Bu sana duyduğum inancın eseri,
    belki kibrimle savaşımın somut bir delili.
    Bu, öfkemi kontrol altına alışım.
    Bazen güçlü kalamayıp yakarışım.
    Ama dün vazgeçseydim eğer,
    bugün kendimden utanırdım.


    Bu kez olsun
    evet, haydi
    bir kez olsun
    cesur davanma,
    kendini kapatma yardıma.
    Biraz düşün,
    düşün meraklı gözleri.
    Ve gör o gözlerdeki endişeyi
    Bil ki ödemeye hazırlar,
    bilmenin bedelini.


    Al uzattığım eli,
    sıkıca tut.
    Ama çabuk ol,
    lüfen çabuk...
    Kolum yoruluyor
    ve zaman geçtikçe
    istemeden aşağı süzülüyor...



  5. #15
    Sium - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2014
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    54
    Konular
    2
    Alıntı adEda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sen atladın da
    Ben neden düştüm?
    Kafam yarıldı,
    karıncalar dağıldı
    Ve istemeden
    başına üşüştüm.


    Sen kırıldın.
    Sen paramparça oldun.
    Ben seni anlamak için
    bu yapboza tutundum.


    Bekledim,
    bekledikçe gördüm.
    Ve bekliyorum,
    Zamanı hızlandırmak adınaysa
    kendi dizimi dövüyorum...


    Bu sana duyduğum inancın eseri,
    belki kibrimle savaşımın somut bir delili.
    Bu, öfkemi kontrol altına alışım.
    Bazen güçlü kalamayıp yakarışım.
    Ama dün vazgeçseydim eğer,
    bugün kendimden utanırdım.


    Bu kez olsun
    evet, haydi
    bir kez olsun
    cesur davanma,
    kendini kapatma yardıma.
    Biraz düşün,
    düşün meraklı gözleri.
    Ve gör o gözlerdeki endişeyi
    Bil ki ödemeye hazırlar,
    bilmenin bedelini.


    Al uzattığım eli,
    sıkıca tut.
    Ama çabuk ol,
    lüfen çabuk...
    Kolum yoruluyor
    ve zaman geçtikçe
    istemeden aşağı süzülüyor...

    Ağzına, ruhuna sağlık çok güzel olmuş. Yazdıklarından bir yaşanmışlık akıyor.

  6. #16
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.776
    Konular
    60


    Gözlerini açtı
    Bi süre yataktan çıkmadı
    Beyaz tavana baktı
    Ama o,
    gözlerinin baktığı yeri görmedi
    Zihninden geçenleri izledi


    Kalktı
    Sanki ayakları yıllar sonra ilk kez zemine basmıştı
    O serinlikle uyandı


    Gözü saate takıldı
    Akrebin zihninde kalan son görüntüsünü aldı
    Ondan, gözünün önünde duranı çıkarttı
    Yine de içini bi şüphe sardı
    Bilemezdi o uyurken güneşin birden çok kez doğmadığını
    Ne de olsa bütün günleri birbirinin aynısıydı...


    Gidip yüzünü yıkadı
    Aynaya baktı
    Hiç bir şey görmedi...




    Ağzına bi şarkı dolanmıştı
    Mırıldandı
    Sesi biraz çatallı çıkınca sustu
    Boğazını temizledi
    "Üşütmüşüm"dedi,
    Yeni fark etmiş gibi





    Deniz kenarında otururduğu gün,
    düşüncelerinden uzaklaşıp da zamana
    yaklaşmaya çalıştığı gün üşütmüştü.



    Hissettiklerinden kaçıyordu
    Ve hissettirdiklerinden...


    Hissettiği endişeden, hüzünden
    Korkularından kaçıyordu,
    En çok da
    hissedememe korkusundan


    Kaçıyordu...
    Kaçıyordu da nereye?
    Kaçtığı yeri söylemedi kimseye
    Öyle ki, kendisi bile bilemedi
    Böylece varamadı hiç bu yere




    O gün zamanı saydı
    O gün zaman kayalara kaç dalga vurduğu,
    rüzgarın kaç kere saçlarını savurduğuyudu


    Bazen saymayı unuttu
    Her seferinde "düşünüyorsun, " dedi kendine
    "çok düşünme..."


    O gün zaman 567 dalgaydı
    347 esinti...


    O gün zaman 567 dalga,
    347 esinti
    Ve bir de
    Yüzlerce kez "düşünüyorsun," demesiydi kendi kendine
    "çok düşünme..."






    Midesine sordu
    Hala toktu,
    kendi içinde çalkantılar yaşıyordu.
    "Ya çay?" dedi
    Cevap "olur..." oldu.


    Kocaman bir fincanı sıcak suyla doldurdu
    İçine poşet çayı daldırdı
    ve düşüncelere daldı
    Bi süre sonra "düşünüyorsun," dedi kendi kendine
    "çok düşünme..."


    Derken fincanın içine baktı,
    Su artık kırmızıydı
    Sandığından fazla düşünmüştü belli ki
    Yine de o bunu anlamadı


    Poşeti fincandan çıkarttı,
    İyice sıktı,
    Parmakları yandı
    ama o yine de
    bunu anlamadı.


    İçine iki şeker attığı fincanı
    iki eliyle kavradı
    Çayı soğuttu
    veya ellerini ısıttı
    Önemli olan nasıl baktığıydı
    Ama o yine de
    hiç bir şey anlamadı...


    Kaşığını aldı
    Karıştırdı, karıştırdı, karıştırdı...
    Oluşan girdaba katıldı
    Düşüncelere kapıldı
    "düşünüyorsun," dedi kendi kendine
    ama olmadı, durduramadı.


    Karıştırmaya devam etti
    Karıştırdı, karıştırdı, karıştırdı...
    Bir kez daha, "düşünüyorsun," dedi
    Yine kontrol altına alamadı zihnini


    O girdap dönüp durdu
    Sanki bir karadelik oldu
    Onu uzayın hiç tanımadığı bi noktasına fırlattı
    Yapayalnızdı sanki,
    bir tek o vardı...


    Boşlukta savrulmaya başladı
    Biraz daha bırakabilseydi kendini
    Yok olabileceğini sezdi


    Korktu,
    Çok korktu...
    Uzayın serinliği ve sessizliği
    tedirgin etmişti onu


    "Düşünüyorsun," dedi, kendi kendine "çok düşünme..."
    Ve tekrar kendini gördü suyun yüzeyinde


    Böylece yorganın altına girdi
    Isınmak istedi


    Hiç açmadığı televizyonun tuşuna bastı
    Bi ses lazımdı



    Öksürdü, üşütmüştü...
    Öksürdü, sudan çıkmış balık gibi yalpalandı yattığı yerde...
    Öksürdü, içinde çürüyenleri dışarı atmak istercesine...
    Öksürdü, kanasın boğazları da konuşmak zorunda kalmasın diye...
    Öksürdü, bu kez alıştığı için öksürmeye...



  7. #17
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.776
    Konular
    60


    Sadece, yıldızlarını hatırla...

  8. #18
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.776
    Konular
    60


    Bulutlar...
    Gölgesinde önünü göremeyip
    yolunu şaşırır zihinler.

    Birbirinin sesini duyan kalpler, sesleri takip eder
    Herkesin ebe olduğu bir oyuna döner hayat
    Belki biraz çocuk kalanlar, adına
    kör ebe der.


    Bulutlar...
    Serinleyince havalar
    üşütü verir anılar
    ve başlar sancılar
    Hani alışılmıştı acılar?


    Bulutlar...
    bin bir ayrı tonu var
    Yine de unutulur
    aslında hepsi aynılar
    Bazıları yere daha yakındır,
    onları daha hızlı sanırlar.


    Bulutlar...
    Zamanla yoğunlaşırlar
    Yoğunalaşırlar
    Yoğunalaşırlar
    Sonunda taşıyamazlar kendilerini,
    yağmur olur boşalırlar
    Bu yüzdendir; bana çok yakınlar.


    Bulutlar...
    Ne zaman dile gelse sözcükler,
    yağar yağmurlar
    Yağsın!
    Akar boyalar da ancak anlar insan
    neden durudur su,
    nedendir yaşlar,
    neden vurur dalgalar...


    tumblr_niol5bu23a1r47bczo1_1280-105.jpg


  9. #19
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.776
    Konular
    60
    #S1


    Ölmek mi istiyorsun?

    Hayır, asla! Daha çok şey var. Daha yapılacak çok şey...


    Öyleyse neden böyle davranıyorsun?
    Nasıl... ?


    Kendini tehlikeye atıyorsun.
    Hayır bak, ölmek istemiyorum... Sadece diyorum ki... en fazla ölürüm... Anlıyor musun?


    Anlıyorum. Yani... ölmek mi istiyorsun?
    Hayır hayır... Ölmek istemiyorum.


    Ölmek istiyor gibisin?

    Hayır, istemiyorum. Sadece bundan daha kötü değil. Sadece başaramazsam ölürüm. Ama denemiş olurum. Sadece bu... Anlıyor musun artık?


    Anlıyorum. Ölmek istiyorsun...
    Ölmek istemiyorum! Lanet olsun, anla artık! İsteseydim yapardım! Yapardım, anlıyor musun!


    Anlıyorum... "Lanet olsun"... demek artık bitsin istiyorsun?
    Hayır, hayır, hayır! Sen... sen...


    Hey heyy... Kendini mahvediyorsun, yapma.
    Ne? Hayır, hayır... anlamıyorsun. Ben iyiyim...


    Anlıyorum... anlıyorum... Seni kimse anlamıyor mu yani? Hmm... demek böyle düşünüyorsun...
    Ölmemi istiyor gibisin...


    Anlıyorum...
    Ölmemi istiyorsun değil mi?


    Anlıyorsun...
    Anlamıyorsun. Sen, anlamıyorsun...





  10. #20
    PiaA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2016
    Bulunduğu yer
    Kadıköy
    Mesajlar
    3.354
    Konular
    16
    Sabah kahvemle kahvaltı niyetine okudum ve artık tokum, iyi geldi..


12 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 ... SonSon

Bu Konu İçin Etiketler