13 Sayfadan 13. İlkİlk ... 111213
Toplam 124 sonuçtan 121 ile 124 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ˙˙˙züʎ sɹәʇ

  1. #121
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.843
    Konular
    61
    “Sana beni sevmeyi yasaklıyorum!”

    Hani bazı sesler var. Yani, sesler hep var. Ama bazı cümleler var, çok daha net, içerideki gürültüden sinsice sıyrılmış, kafanda tekrar tekrar yankılanan. Arka planında kalan onca anlaşılması güç gürültü bile bir şeyler ifade edebiliyorken, ne anlama geldiğini asla anlayamadığın o yüksek sesli cümleler. “Lan,” diyorsun içindeki sese, “bir anlam yüklemeden ne uyduruyorsun kendi kendine?”. Sanki yürüyüşe çıktığın parkta tanımadığın bi grup manifesto okuyor. O denli yabancı kalıyorsun. Bildiğin bir şey var yine de. Şu ki senden başka kimse yok, bir başınasın ve o ses de senin sesin. Deliliğine veriyorsun önce. Çöpçü diyorsun kendine, hurdacı seni… “Ivır zıvır bunlar. Kelimelerle oynuyor işte.” Ama o cümle kendini tekrar edip duruyor. Bedene bürünüp karşında dikilecek gibi. Merak ediyorsun. Evet, merak edecek kadar canın var hala.

    İçimdeki ses “Sana beni sevmeyi yasaklıyorum!” diye bağırıyor. İçimdeki eller omuzlarından tutuyor. İçimdeki gözler, yaşarmaktan korkuyor olsa da onun gözlerine saplanmış. İçim kaskatı kesilmiş, ciddiye alınmak için kıvranan beş yaşındaki bir çocuk gibi çünkü şakası yok, mecazı yok, abartısı yok, dönüşü yok sanki. Ne demek istediğinin anlaşıldığından emin olmak istiyor, yine bir çocuk kadar ısrarcı.

    *

    Yine döndüm boşluğuma.
    Boşluk ağlatıyor beni, yalan değil
    ama boşlukta ağlamak da hiç kolay değil.

    Bu yüzdendi. Hep içine girip saklanabileceğim, her şeyden arınabileceğim bi mağaram, kolayca ağlayabileceğim bi yer olsun istedim. ‘Mutluluk çadırım’ olsun diye bekledim. Hatta hayatımın bi noktasında otuzlarında bir kadın gibi üzüldüğümü hissettim. Utandım da öyle hissettiğim için. Haksızlıktı düpedüz kendime ettiğim. Benim yaşlarımdaki bi insan öyle üzülmemeliydi. Bir kaç şiirini sevdim Madak’ın, utancımdan kalanların çoğunu okumadım. Zaten mutsuz’u da kimseye emanet edemedim. Sırf mutsuz kimselerin başına bela olmasın diye göçüp gitmediğim zamanlar oldu belki de.

    İçimdeki isyan otuzlarında bir kadın gibi yaşamama izin vermedi elbette ama bir kez öyle hissettikten sonra da üstümden atamadım o hissi. Aynı adam gelip de her canımı yaktığında aynı yumuşak başlılıkla üzüldüm, aynı sessizliğe büründüm. İçimdeki deli, pamuk ipliğiyle bağlanmış bir trapezden sarkıp hayata öfkeyle gülümserken, ona o denli kararlı yaklaştım ki her şeyin kontrolüm altında olduğuna inandı. “Değil!” dedim. Beni bilsin diye deliliğime soyundum. Yine de, sanıyorum ki o varken kendimi hayatın ucuna itmediğim için bunu deneyimleme şansı bulamadı, ikna olmadı. Kendi kendime tekrar ettim ondan sonra hep “Değil, her şey kontrolüm altında değil…” diye. Ne kadar çat pat! hareket eden biriydim ben? Onu neden böyle sevmedim? Kendimi tanıyamadığım zamanlar oldu. Bi insanın en aklı başında yaptığı şey en tutkulu eylemi olabilir miydi? Bi insanın en aklı başında yaptığı şey sevmek olabilir miydi sahi?

    Aklımı yitirmezsem eğer
    bir gün bunun kararını vereceğim.

    Bildiğimi sandığım bi şey var. Bu bildiğimin içinden çıkamıyorum işte. “Böyle olmuyor, başka türlüsü de zaten hiç olmuyor.”

    Aslında ben, ona beni sevmeyi neden yasaklamak istediğimi de anlıyorum gibi biraz. Mesela yatakta yan dönüp yatamıyorum günlerdir. Kollarını etrafıma sarıyormuş gibi geliyor. Dönüşünü hatırlıyorum. O beni bi şekilde ikna eden, “Geri buldum seni, bırakmam!” diyen sıkı sıkı kucaklayışı canlanıyor. Kovmak istiyorum. Unutmak istiyorum, en azından hatırlamamak. Beceremiyorum. Kendim beceremediğim için de unutulmak istiyorum belli ki. Hem beni severse, anlattıklarımda kendisini bulur. Halbuki tüm bu hisler falan onun dediği gibi değil mi? Ne benimle alakası var ne de onunla!

    “Bana bak. Ayırma gözlerini! Aç kocaman kulaklarını!
    Sana
    beni sevmeyi
    yasaklıyorum.


    Yapabilirmişim gibi.
    Yapabilirmişsin gibi.



    241219-0400





  2. #122
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.843
    Konular
    61
    bu bir çözüm olabilir mi?
    bu bir başlık olabilir mi?


    *

    yav arkadaş
    öyle bir dünya ki
    aşk acısı çekmeye utanır oluyorsun.
    birleri aç çünkü.
    biriler yanıyor.
    içim gibi.
    ama sevgilim,
    sahi çok özledim.

    koala nüfusunun yüzde otuzu helak olmuş.
    keşke koalalar ölmese.
    keşke koalalara ne kadar üzüldüğümü
    anlatabilsem sana.

    kendini üzerek
    beni koruyabileceğini sanıyorsun.
    sen
    sahiden de yanılabilir misin?
    pek tabii.
    bu kadar da insiyatif alma.
    bırak,
    yaşayacaksam da
    öleceksem de
    buna ben karar vereyim.
    varoluş krizimdeki
    irade kırıntıları.
    haddini aşma.
    bunları da yitirmeyeyim.
    çünkü
    show must go on,
    baby!


    bi daha hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını hissettiğin anlar vardır.
    zaten hiç bir şey
    hiç bir zaman eskisi gibi değildir
    ama bazı anlar öyle keskindir ki
    böyle bir gerçeği hissedersin bile,
    görmekle kalmazsın.

    hep sanki genç yaşımda ölecekmişim gibi geliyor
    ama bir yanım biliyor
    ...
    bildiğini.

    "insanlar neler yaşıyor..." diyorlar.
    kafama mı sıkayım lan ben?
    ben anlıyorum o insanları.
    derdim o.
    n'olsun kafama mı sıkayım?
    "bu fatura bi' sana böyle gelmiyor,
    herkese öyle."
    bu daha mı iyi?
    "şükret, afrika’da çocuklar açlıktan ölüyor."
    anlamadım,
    afrikadaki çocukların aç olmasına mı şükredeyim?

    hayır.
    yüzündeki oyuklarda su kuyusu aç.

    ben anlamaktan nefret ettim,
    sevgilim.
    dünyayı anlamaktan,
    seni anlamaktan.
    ama hiç diyemedim
    "keşke anlamasam."
    seni anlamayı da
    her şeyden çok arzuladım zaten.
    bence sevgi böyle bi' şey.
    beyin kıvrımlarında gezmek istedim.

    sevgilim,
    onlar'ın tanrısı gibi bi' pezevenk daha tanımadım.
    inanmadığıma küfürler savurdum.
    inanmadan küfrettim!
    böyle bir şey olabilir mi?
    ben de inandıklarımın adını tanrı koydum.
    inandıklarım gerçek olabilir mi?

    sevgilim,
    ağlayarak leblebi yiyorum.
    böyle bir çözüm olabilir mi?

    sanki mümkün
    dilimi ısırıp kanatmam
    susayım diye
    ama inandığım bi yazar
    kalemi öpmüş,
    "yazmasam deli olacaktım."

    yazmasam deli olur muydum ben de?
    bilmiyorum.
    çünkü yazdım.
    dünya böyle bi' yer.
    binin içinde bir'i biliyorsun.
    böyle bir gerçeklik olabilir mi?

    sevgilim,
    kafama sahiden sıkasım var!
    en azından
    sıkmış olmayı istiyorum,
    yaşamak istesem bile.
    anlatabiliyor muyum?
    anlıyorsun bence.
    samimiyetime inansan da
    inanmasan da.
    kafama sıkasım var çünkü
    böyle bir dünyaya
    anlam
    yüklenebilir mi, sevgilim?

    sevgilim,
    bi' ölesim var
    bi' isyan edesim.
    isyan etmek için
    yaşamam şart
    ve
    yazı tura atasım değil,
    sana sorasım var.
    orada mısın?
    oradasın.
    buraya gelir misin peki?
    burada mısın?

    insan utanıyor be!
    aşk acısı çekmeye
    çünkü
    birileri soğukta donarak ölüyor
    gün aşırı adımladığım sokaklarda.
    birileri intihar ediyor
    belki de açlıktan ölmesin diye.

    sevgilim kafayı yiyorum,
    kafayı,
    kafayı.
    o sıkamadığım kafayı!
    peynir kes,
    ekmek getir.

    kafayı yiyorum.
    ne o bitiyor,
    ne ben doyuyorum.

    sevgilim,
    ağlamıştım kollarında.
    dakikalarca ağlamıştım
    çakma bir cumartesi
    o dandik şarabı içtiğimizde.
    senin yüzünden
    ama
    suçluluğundan çok
    affettiğim için seni.
    kanıtlarım var.
    mesela
    ağladıktan sonra
    öptüm seni!
    sonuçta
    yine senin sayende ağlamıştım.

    çok imreniyorum şairlere.
    shakespeare'a falan hele.
    çok imreniyorum
    bi şiiri üç ayda yazdıkları için.
    benim öyle bi vakte inancım,
    öyle bir sabrım,
    sabit bir fikrim yok sevgilim.
    canım sağ olsun mu yine de?

    sevgilim,
    ormanlar yanıyor.
    kulaklarımda çıtırtısını duyabiliyorum ateşin.
    cayır cayır yanıyor ormanlar
    ve ben alkol döküyorum
    içime içime.
    böyle bir çözüm olabilir mi?
    kendimi imha ederek,
    olmayan günahlarımı ödeyebilir miyim?
    "I thirst."
    sevgilim
    ama herkesin yüzü sirke satıyor susuzluğuma
    düşümdeki suda gördüğüm yansımamın ta kendisi gibi.
    kafayı bulmak zorundayım sanki,
    kaybedebilmiş gibi.


    060120-0519

  3. #123
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.843
    Konular
    61
    Bunu kaybetmeyeyim. Belki üstüne anlatacak bir şeylerim olur.
    ...

    I've been trying my best to keep the distance. I've been trying my best to understand from the far. Now, I see I should find a way to do the 'nothing', which requires the best effort. Actually, I'm not very promising as what I'm trying to face is the most challenging issue of humankind, lol.
    I've just had an idea how tiring I am both for me and others sometimes, questioning everything, wanting others to be able to understand what I mean, supposing that I am able to understand them just because I really make an extreme effort to do so. I have a marvellous passion, my intention is pure, what I do is not bad, but the way I do it is not wise enough. I can see this now as I feel unhealthy and exhausted. OMG, I'm not even functioning well... The actions that come from wisdom wouldn't tire me this much, I think. I'll be somewhere seeking the truth, trying to have some ideas about who I am, wishing the best for you, feeling the pain that I must feel(damn, damn, damn), and maybe trusting... well... everything if possible. Sorry for my aggression till now. By the way, this text has a potential to be seen as a confession. And if you think this is demagogy go fcuk yourself. This is a mirror indeed. Upss. Sorry for my agression again. Trying, as I've just told you.
    *
    130120-0023

  4. #124
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.843
    Konular
    61
    var-mışım.

    arkadaş,
    ben herkesin hayatında olmasını isteyeceği biriymişim
    ama kapıda nöbet tutuyorum.

    arkadaş,
    ben çok zeki biriymişim
    ama bazı dertlere derman olamazmışım.

    arkadaş,
    ben çok anlayışlı bir insanmışım
    ama böylesini anlayamazmışım demek ki.

    arkadaş,
    ben çok güçlüymüşüm,
    affetmişim,
    hiç kolay olmayanı yapmışım,
    ama doğruları duymak bana yalnızca mutsuzluk verirmiş,
    bununla başa çıkamazmışım.

    arkadaş,
    ben çok kontrol sahibi bir insanmışım
    ama nasıl olmuşsa o dolmuş, ben taşmışım!

    180120-0220


13 Sayfadan 13. İlkİlk ... 111213

Bu Konu İçin Etiketler