Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Düşünce Simyası - Bölüm 1 - Boyutlar / Eksenler

  1. #1

    Düşünce Simyası - Bölüm 1 - Boyutlar / Eksenler


    Maji ile uğraşan herkes bilir ki, Maji düşüncelerimizi değiştirir. Bizi değiştirir. Maji dediğimiz şey sadece türlü hokus pokuslar ve uygulamalar değildir. Birazcık gündelik hayatına bu açıdan bakan birisi Maji’nin kırıntılarını ve ipuçlarını hayatının her köşesinde görür. Ama önce size düşünmekten biraz bahsedeceğim. Böylece ideal bir majisyenin nasıl düşündüğüne, etrafındaki dünyayı nasıl algıladığına ve kendini nasıl ifade ettiğine ulaşmaya çalışacağım.

    Her insan olaylardan etkilenir (algı) ve bir şekilde buna tepki verir (ifade)
    İfade ettiğimiz kadar algılarız, algıladığımız kadar da ifade ederiz. Ama algı ve ifade sabit duran kavramlar değildir, nitelik ve nicelik olarak değişkenlik gösterir. Nasıl? Düşünce ile verileri işleyerek. Düşünce dediğimiz bu mekanizma Maji konusunda çok önemlidir.

    Yan Profilden bir beyin kesiti alalım şimdi…

    - Lineer Düşünmek - x ekseni -

    Düz düşünmek… Yatay düşünmek… Gündelik hayatta en çok kullandığımız şey. Tamamen neden-sonuç ilişkisine bakar. Her insan hayatının her çağında en az bu kadar düşünebilir. Yatay düşüncedir bu. Beynin bir lobunda ileri geri gider.
    Fakat ifadeye geldiğinde 0 boyutlu olarak çıkar. Çünkü düşünceler beyinde kaç boyutlu işlenmişse dışarı bir boyut eksilerek çıkar. Böyle bir düşünce eyleme dönüştüğünde, dışarıdan bakan bir gözlemci hiç bir bilinç kıvılcımı görmez. Etki ve Tepkinin arasında Neden-Sonuç düzeyinde şeyler olmuştur ama aslında pek de birşey olmamıştır. Gözlemci hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam eder.
    Ne yapacağını söylemeniz gereken insandır… Yoksa kendi halinde takılır. Yerçekimi en çok bu insanlara etki eder. Yerçekimi eylemsizliğe (atalet) dönüşür.
    Kendi yaşamı üzerinde hiç bir kontrolü yoktur. Yaşamaz, sadece vardır ve orada öylece durur. Tepkiseldir.

    Mesleklerle : Fiziksel İşçi, Enstrümantalist, Çırak, Şöför

    - Düzlemsel Düşünmek -

    Analitik Düşünmek - x ve y ekseni

    Matematiksel ve mantık hesaplamaları yaptığımız durumda dikey düşünürüz. Genellikle beynin sol lobunun baskın olduğu düşünce türüdür. Eğer belli bir eşiğe kadar x ve y eksenini beraber kullanmaya başlarsak, primitif bir analitik düşünce ile karşı karşıya geliriz. Elimizde veriler vardır, birbirleri ile etkileşim içindedirler ve biz bu etkileşimi en ideal hale getirmeye çalışırız.
    Böyle düşünen kişiler, Zaman hesaplamaları yapabilir. Gelecek planları kurabilir. Mantıklıdırlar, pek mizah anlayışı yoktur. Lise ve Üniversite düzeyinde eğitim görmüş herkes gündelik hayatında bu kadar düşünebilir.
    Analitik düşünen her insan az da olsa Lateral düşünebilir fakat işlem sırasında bu düşüncelerini önemsemez, kısa devre yapar. Analitik düşünen bir insan 2 boyutlu bir çemberi düşünüyorsa ve ifade ediyorsa, Gözlemci sadece bir çizgi görür. O da çemberin çapıdır. Onun kafasındakini algılamak için çemberin çapının karesini alıp Pi sayısıyla çarpması gerekir.
    Düşündükleri boyutta Zoom yaparak ölçek değiştirebilirler. Bir toplumun bilincinin onu oluşturan bireylerin bilincinin toplamı olduğunu bilirler ama psikolojiden hiçbir şey anlamazlar.
    Bütün zamanlarını Şimdiki zaman dışında bütün zaman dilimlerini düşünerek geçirdikleri için ancak dinlenirken yaşarlar. Onun dışında varolurlar. Mantıksaldır.

    Mesleklerle : Mühendis, Orkestra Şefi, Kalfa, Tüccar, Arşivci, Pratisyen Hekim

    Lateral Düşünmek - x ve z ekseni

    Beyninin sağ lobunun da olduğunu keşfeden insanlar böyle düşünmeyi severler. Eğlencelidir, mizah duygusu olan bir düşünce türüdür. Beynin sağ ve sol lobları arasında sürekli bir iletişim söz konusudur fakat bu tip düşüncenin hareket mekanizması beynin Sağ lobunda yatar.
    Genellikle böyle düşünen insanların kafası çok dağınık olur, eğer biraz da dikey olarak düşünebiliyorsa Yaratıcılık başlar. Zaten Lateral düşünen insanlar genellikle az da olsa Analitik düşünceye sahiptir. Hareketlerine bir yön verebilmeleri için birilerinin plan yapması gerekir bu kişiler için. En azından sosyalleşmekte iyiler.
    Lateral düşünen her insan azıcıkta olsa dikey düşünebilir fakat işlem sırasında bunları önemsemez, kısa devre yapar. Gözlemci’ye kafasındaki tavşan düşüncesini ifade ettiğinde, gözlemci 62 sayısını görür ve tavşana ulaşması için gerekli çizgileri çekmesi gerekir.
    Ölçek konusunda habersizdirler hep aynı ölçekte algılarlar ve uygularlar fakat kavramları birleştirebilirler. Toplum konusunda bir şeyler derken birey faktörünü kesinlikle kullanmazlar, ama birey ile uğraşırken psikolojiden anlarlar.
    Şimdiki zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışırlar ve geri dönüp bakmazlar, görecekleri boşluktan korkarlar, gelecek ise yoktur. Duygusaldır.

    Mesleklerle : Mimar, Organizatör, Kalfa, Tasarımcı, Reklamcı, Kuaför

    Analitik ve Lateral düşüncede birey ne kadar düzlemsel olarak düşünse de dış dünyaya geçtiğinde dışarı çıkan şey sadece bir çizgidir.

    - Üç boyutlu düşünmek -

    İşte şimdi işler iyice acayipleşmeye başlıyor. Bahsettiğim bu x,y,z eksenlerinin hepsinde bir eşik var. Bu eşiği kırıp geçen kişi 3 boyutlu düşünmeye başlar. Kısa devre yoktur. Düşüncelerini anlattığında Gözlemci en azından bir karakalem eskizi görür. Kendi Jargonu ile anlatmak yerine gözlemcinin anlayabildiği şekilde ifade eder. Ustalık belirtisidir. Duygular ve Düşüncelerde ustadır. Planlarında ötesine geçip, Hayal kurabilir. Kafasını boş tutamaz, hep birşeyler yapar. Herşeyde bir güzellik görebilirler. İmajinasyon yetenekleri çok kuvvetlidir.
    Ama yine de olayların ve düşüncelerin akışında büyük bir kayboluşa düşerler. Sağlıkları sürekli bozulur fakat dışarıdan bakan biri için bilgedirler. Düşünmedikleri zaman yaşarlar.

    Psikanalistler, Uzman Hekimler, Girişimciler, Ustalar, Akademisyenler, Yapımcılar, Yönetmenler, Büyük Suçlular

    - En az dört boyutlu düşünmek -

    Eğer hali hazırda 3 boyutlu düşünen bir kişi, iç içe geçen (hem bireysel, hem de çevresel) etki - düşünce - tepki zincirine hakim olur ve zaman boyutundaki eşiğini de kırarsa bu kişi düşüncelerine zaman ve derinlik boyutunu somut bir şekilde koyar. Yerçekimi ve atalet kanunları artık bu insan için uygulamaz. Işık hızına yakın bir hızda gidiyordur. Böylelikle duyguları ve düşünceleri zaman ile harmanlandığı için düşüncelerini dışarıya vurduğunda ürün 3 boyutlu olur. Fiziksel olarak ölse bile eseri uzun seneler boyunca kalır.
    Kayboluş ve boşluk bunlarda da vardır fakat doldurmayı çok iyi bilirler. Mental sağlıklarını belli ölçüde korurlar, ama yine de deli sanılırlar. Nedenleri ve sonuçları düşünmezler, pamuk ipliğine bağlıdır yaşama deneyimi. Ama çok iyi transa girerler.

    Bilim Adamları, Ozanlar, Heykeltraşlar, Müzisyenler (Bestekarlar), Ressamlar, Filozoflar, Yazarlar, Şairler, vs.

    - Deha -

    Buraya kadar düşünülen düzlem ve uzay sabitti ve kısa zamanlar içinde minimal ölçüde hareket ve değişim vardı. Bu kişi bulunduğu yerden limitlerini bilemeyecek kadar büyütmüşse, artık düşünceleri içinde hareket etmeye başlar ve kendi gerçekliğini oluşturur. Tek bakış açısıyla bakmak artık çocuk oyuncağıdır. İnsanların göremediği açılardan görebilir herşeyi. Bir çok işi birden yapabilir hale gelir. Erişim alanı artar. Kafasındaki karşıtlıklar artık çelişki değil, yeni yeni düşünceler oluşturur. Karşıtlıklar artık Kadın ve Erkek gibidir onun için. Algıları değişir. Kalıcı eserler bırakırlar, isimleri hiç ölmez, hatta akımlar bile yaratırlar, devrim yaparlar. Ve en güzeli, herşey de mükemmelliği görebilirler.

    Bu kişi artık mesleğiyle veya kalıcı eserleriyle değil ismi ile tanınır… Bu kişi Albert Einstein, Antoine De Saint-Exupéry, Nikola Tesla, Thomas Edison, Socrates, Nietzsche, Lewis Carroll, Tim Burton, Wittgenstein, Homeros, Casanova, Ludwig Van Beethoven, Isaac Newton, Terry Pratchett, Astor Piazzolla, Salvador Dali, Rodin, Neyzen Tevfik, Mustafa Kemal Atatürk, Paco De Lucia, Vincent Van Gogh ve diğerleri… Bir deeeee… bebekler! (En azından konuşmayı öğrenene kadar)

    Sadece bu kişiler mükemmelliğe ulaşabilir. Bu kişiler için bir kayboluş veya boşluk yoktur. Hayatları üzerinde tam kontrolleri vardır. Çevresel negatif etkenleri bile hali hazırda yoketmişlerdir. Özsaygı ve özgüven en yüksek düzeydedir. Düşündükleri ve deneyimledikleri her şeyi yaşarlar.
    Artık olay varoluşu geçmiş öze gelmiştir. Çünkü Mükemmellik hiç bir zaman varoluşu nitelendiremez. Ancak özü nitelendirebilir.
    En önemlisi karar verme mekanizmalarını mantık üzerine kurmazlar. Neden-Sonuç ilişkisi bu kişiler için çok saçmadır. Çocuksu ve Bilge bir tavırla ”Olaylar oluyor işte tadını çıkar.” der.

    - Majisyen -

    Majikal bağlamda bütün bu kişilere baktığımızda… Majisyenin nasıl düşündüğü görmek için Ordinaryus olmamıza gerek yok. Hayat ağacını gözünüzün önünde canlandırın. Ve bütün bu düşünce düzeylerini sephirothlara yerleştirin. Biliyorsunuz ki her Sephiroth bir aslında bir bilinç düzeyidir.
    Bu kadar kafa patlattıktan sonra bu insan için karşıtlıklar iyi kötü gibi birbirlerini sıfırlayan değil, erkek ve kadın gibi birbirini tamamlar haldedir, böyle bir karşıtlığın sonucu hem 0 hem de 2’dir. Atom altı parçacıklardan galaksi sistemlerine kadar bir ölçekte düşünebilir ve her türlü kavrama atlayabilir. Sembolleri etkili biçimde kullanır.
    Hem iyi bir sanatçıdır, hem iyi bir bilim adamıdır. Hem de iyi bir dinleyici ve gözlemleyicidir.
    Majisyenin paleti ve tuali hem evrendir ve hem de majisyenin kendisidir.
    Majisyenin kafasındaki bilgisi, tekniği, uygulaması ve ortaya çıkardığı resim hem evrendir ve hem de majisyenin kendisidir.

    Majisyenin bir dahi olmasına gerek yok fakat düşünceleri içinde hareket edebilmesi gerekiyor, bakış açılarını değiştirebilmesi (Tanrı Formları). Beş boyutta etkili biçimde düşünebilmesi yeter. Yine de Holy Guardian Angel’ı (dehası, kutsal koruyucu meleği) ile konuşmaya ve bilgisine vakıf olmuş bir Majisyen, bir Dahi olur ve buna rağmen hala daha yapacak işleri vardır.

    -Alıntı değildir-

    Devamı gelecek

    Ve aslında her gerçek sanatçı ve her Dahi bir Majisyendir.





  2. #2
    Üstad çok güzel açıklamışsın ellerine sağlık...

  3. #3

  4. #4

    Üyelik tarihi
    Tem-2011
    Mesajlar
    3
    Konular
    0
    harika bir paylaşım olmuş ellerine sağlık.

  5. #5
    mewtwo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-2010
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    229
    Konular
    5
    eline,emeğine sağlık

  6. #6
    vincent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    1
    Konular
    0
    Siteyi uzun senelerdir aktif olarak takip etmeme rağmen sırf bu seriyi canlandırmak için üye oldum. Arka sayfalarda kaybolmasına gönlüm el vermedi. Naçizane fikrim sabitlenmesi yönünde fakat bu tabi ki sayın moderatörler ve üyelerimizin takdiri. Bana kattığın şeyler için çok teşekkürler.

  7. #7
    Apotheous - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2015
    Bulunduğu yer
    Hiçlikte
    Mesajlar
    185
    Konular
    2
    iyi yapmışsın yazıyı okuyunca majinin ne olduğunu merak ettirdi araştırıp öğreneceğim tabi bölüm 2 yi okuduktan sonra


Bu Konu İçin Etiketler