Dabbetül arz'dan bahsedilen, dünya genelindeki insan toplumunun duygularını kaybederek materyalist zihniyet odaklı kibrin, kaosun insanın bu zihniyetinden yeryüzünde insanlığın genelince yaşamak için öldürmenin hayvani güdülerin tamamı ile insanlığı kontrol ettiği, insanın iç çatışmalarının diğer insanların hayatlarına gasp etmesaiyle diğer insanlarda birbirini kemirerek DUN, alçak, aşağılık mahluklara bürünecekler olması yerden kavramının anlamını ifade eder.
İnsanlık ruh ve beden ilişkisinden, bir bütün olarak yansıyan varlıktır.
İnsan salt maddi yada salt manevi bir varlık değildir. Biri olmadan diğeri düşünülemez.
Birbirlerinden kopuk olarak var olabilmeleri şuanki bedeni vasıflarından çok farklı bir varlık anlayışının yansımaları olmaktadırlar.
Bu sebeble çıkar, hırs, kibir, şiddet odaklı, tamamı ile dünyevi varlıklar olunmasıyla duyguların afrikadaki açlıktan ölenlere benzer. Manevi açlık sevgisizlik hat safhaya ulaşarak tatminliklere ulaşmak adına çok farklı değişik sapıklıklara yönelim gösteren insan toplumu adeta kendini yiyen kan kanseri(lösemi) gibi içten içten varlığını tüketir.
Sevgisizlik hiçte küçümsenemiyecek şekilde büyük bir cehennemdir. O hep oradadır.
Cennetinde yanıbaşımızda oluğu gibi bunun, bu yöndeki tercih ve kararlarımız, bizlerin iradeleriyle belirlenir.
İnsanlık sevgi temelli hareketi ve zihniyetinin ari, pak bir görünüşü yansıtması ile ALA yüksek yani insani kamil vasfıyla vahiy pınarlarından beslendiğini işaret ederki kuran bu durumdada yüksek(ala) insanlarda gökte yaşayan bir topluluk diyemiyeceğimiz gibi, buradaki değerlendirmeler sembolik ifadelerdir.
Kuranda gönülde yüksekte yaşayanlardan bir insan topluluğu anlamında yer vermemesi, hepimiz bilirizki iyiler hep azdır. Kaçtane konfüçyus, socrates, mevlana, buda, krişna var yer yüzünde bu sebeble bu insanlar zıtlığın temsilcileridir.
Yani iyiliğin ve kötülüğün uç noktadaki yansımalarıdır; Musa ve Firavun şeklinde ibretlik temsililerdir.
İnsanlık toplumun genelinin çoğunluğunun kötülüğe meyletmesi ile yerden(aşağılık, dun) varlıklar, yükseklik gönül sevgi yerine aşağılıkları, sapıklıkları tercih etmesiyle kan kanseri gibi insanlığın içsel temelli hayvaniyetinin kendiyle birlikte bir girdap gibi yok olan AŞIRILIKLAR yönünden en ileri giden toplumun içler acısı halini ifade eder kuran.
Buradaki ilericilik uygarlık ve medeni bir büyüklük değil, tamamen zıttı olan kibirin egonun hayvandan bile çok daha aşağılık olacak olan bir dünya toplumundan haberdar ediliyoruz.
Üzgünüm bilmem kaç kitap yazan, yada kendince araştırmalar yapan yazarın görüşlerine katılmıyorum. Ben acizane görüşlerimi paylaşmaya çalıştım...