3 Sayfadan 3. İlkİlk 123
Toplam 23 sonuçtan 21 ile 23 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması Ve Wow Sinyali

  1. #21
    Alıntı komuro Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    zaten o teknolojiye sahipseler isteseler simdi yok ederler bu da benim bakis acim
    Yerimizi bilmedikleri sürece, yok etmeleri mümkün değil.

    Bizim gönderdiğimiz bir uzay aracı var, bildiğin dünyayı tamamen tarif ediyor. Uzaylılarla iletişim kurulacakmış. "Gelin öldürün" demenin NASA versiyonu.

    Ayrıca yıldızlar arası seyahati nasıl yapacaklarını da bilmiyoruz.

    Alıntı paranormalfikir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Saklambaç oynamıyoruz. Yerimiz yurdumuz belli. Yıldızlar arası seyahat edebilecek kapasite de olan bir canlı türü, zarar vermek istese bunu her türlü yapardı.
    Hayır. Gayet de saklambaç. Uzayda bir şey hareket ederken dört yönlü hareket etmiyor. Sonsuz yön var. Andromeda'nın en ücra köşesinde, etrafındaki sistemlerde kaynak arayan bir canlının gelip bizi şu anda işgal etmesi mümkün değil. Yıldızlar arası seyahat için harcanacak yakıtı düşünürsek, bunu yapmadan önce uzaya "alt yapı" yapmak lazım.

    Veya Black Eye var, oradaki çok gelişmiş bir uzaylı ırkının gelip de Samanyolu'nda ne olduğu belirsiz gezegenleri araştırmaya gelmesini beklemek saçma olur.

    Ama biz davet etmediğimiz sürece. Ki bu da çok uzun zaman alacaktır.

    Ha ama bu tarz bir "dünyanın istilası" riski olduğu halde, bayağı meraklılar var uzaylılarla iletişim kurmaya. Hoş, bence gelip yok etseler iyi olur.

    Ayrıca yerimiz yurdumuz belli değil. Bu gezegeni bildiği halde, canlı olduğunu bilmeyen bir tür için, başta varlığımız bile belli değil.

    Uzaylılara "o kadar geliştilerse medeni olurlar" diyerek uzaylılara kendi ütopyamızı yıkıyoruz resmen.





  2. #22

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.044
    Konular
    414
    Bence saçmalıyosun...


    Alıntı nightmarefromhell Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yerimizi bilmedikleri sürece, yok etmeleri mümkün değil.

    Bizim gönderdiğimiz bir uzay aracı var, bildiğin dünyayı tamamen tarif ediyor. Uzaylılarla iletişim kurulacakmış. "Gelin öldürün" demenin NASA versiyonu.

    Ayrıca yıldızlar arası seyahati nasıl yapacaklarını da bilmiyoruz.



    Hayır. Gayet de saklambaç. Uzayda bir şey hareket ederken dört yönlü hareket etmiyor. Sonsuz yön var. Andromeda'nın en ücra köşesinde, etrafındaki sistemlerde kaynak arayan bir canlının gelip bizi şu anda işgal etmesi mümkün değil. Yıldızlar arası seyahat için harcanacak yakıtı düşünürsek, bunu yapmadan önce uzaya "alt yapı" yapmak lazım.

    Veya Black Eye var, oradaki çok gelişmiş bir uzaylı ırkının gelip de Samanyolu'nda ne olduğu belirsiz gezegenleri araştırmaya gelmesini beklemek saçma olur.

    Ama biz davet etmediğimiz sürece. Ki bu da çok uzun zaman alacaktır.

    Ha ama bu tarz bir "dünyanın istilası" riski olduğu halde, bayağı meraklılar var uzaylılarla iletişim kurmaya. Hoş, bence gelip yok etseler iyi olur.

    Ayrıca yerimiz yurdumuz belli değil. Bu gezegeni bildiği halde, canlı olduğunu bilmeyen bir tür için, başta varlığımız bile belli değil.

    Uzaylılara "o kadar geliştilerse medeni olurlar" diyerek uzaylılara kendi ütopyamızı yıkıyoruz resmen.

  3. #23
    Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması Ve Wow Sinyali boynuzsuzgeyikler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2006
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    10.678
    Konular
    849
    Nurulhude Baykal
    15/08/2017

    Dün bir radyo teleskobu tarafından yakalanan en önemli sinyallerden birinin 40. yılı doldu. Wow Sinyali olarak ünlenen bu sinyal 15 Ağustos 1977 yılında ABD’nin Ohio Eyalet Üniversitesi bünyesindeki Big Ear (Büyük Kulak) Radyo Teleskobu tarafından kaydedildi. Sinyal raporlarını kontrol eden Dr. Jerry Ehman güçlü sinyalleri görünce şaşkınlığını Türkçede “Vay be!” anlamına gelen İngilizce “Wow!” ifadesini raporun kenarına not düşerek belirtti. Bu yüzden, 40 yıl önce kaydedilen bu güçlü sinyal Wow Sinyali adı ile meşhur oldu.

    Sinyalin kaydedildiği ilk günden bu yana çeşitli söylentiler ve kuramlar üretildi, hatta sinyalin uzaylılar tarafından gönderildiğine inanan bilim insanlarının sayısı da azımsanmayacak kadar fazlaydı. Dr. Ehman sinyalin 30. yıl dönümünde konu ile ilgili ayrıntılı bir rapor hazırlayıp internet üzerinden herkesin erişimine açık olarak paylaştı. Bu raporda Big Ear Radyo Teleskobu’nun özelliklerini, bilgisayar çıktısındaki verilerin nasıl hesaplandığını, sinyalin özelliklerini ve parametrelerini, sinyale dair söylentileri, hipotezleri ve kendi görüşlerini açıkladı. Raporda mevcut hipotezlerin ve olasılıkların değerlendirildiği kısımda sinyalin Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerden, asteroitlerden, uydulardan, hava taşıtlarından ya da uzay araçlarından kaynaklanmadığını, ancak sinyalin kesinlikle Dünya dışı olduğunu açıklamıştı. Bununla birlikte daha sağlıklı kuramlar üretmek için çok daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu söyleyerek raporunu sonlandırmıştı.

    Ne var ki belirsizliğini sürdüren bu durumun peşine düşen Ohio Eyalet Üniversitesi’nden Antonio Paris ve ekibi, raporda söz edilmeyen kuyrukluyıldızların sinyalin kaynağı olabileceği ihtimalinden yola çıkarak birtakım gözlemler yaptı. Antonio Paris, Journal of the Washington Academy of Sciences’ta yayımlanan makalesinde, sinyal kaydedildiği sırada henüz farkında olunmayan, 2006’da Eric J. Christensen tarafından keşfedilen 266/P Christensen kuyrukluyıldızının Wow Sinyali’nin kaynağı olabileceğini ileri sürdü.

    266/P Christensen kuyrukluyıldızı, Güneş etrafındaki bir turunu 6,65 yılda tamamlıyor. Tur süresi 200 yıldan az olduğu için periyodik kuyrukluyıldızlar sınıfında bulunuyor ve ismindeki “P” harfi de bunu gösteriyor.

    27 Kasım 2016 ile 24 Şubat 2017 tarihleri arasında devam eden gözlemlere göre, 266/P Christensen kuyrukluyıldızının Big Ear Radyo Teleskobu’nun algıladığı 1420 MHz boyutunda sinyal yaydığı ve 15 Ağustos 1977 tarihinde sinyali gönderebilecek konumda olduğu tespit edildi. Paris’in araştırmasındaki verilere bakıldığında, sinyal gücünün 40 yıl önceki şiddetinde olmaması dikkat çekiyor ancak Paris bunu Big Ear Radyo Teleskobu’nun boyutuna ve/veya kuyrukluyıldızın 40 senede kütlesinin önemli bir kısmını kaybetmiş olma ihtimaline bağlıyor. Sinyalin başka gözlemevlerince kaydedilmemesinin nedeni ya da Big Ear tarafından (aynı şiddette olmasa da aynı uzunlukta) benzer bir sinyalin 6,65 yıllık periyodlarda neden yeniden kaydedilmediğine dair bir açıklama ise makalede yer almıyor.

    Eksikleri olsa da Paris’in gözlemleri ışığında Wow Sinyali’nin sırrı çözülmüş gibi görünüyor ancak Dr. Ehman’ın söz konusu makaleye bir cevap verip vermeyeceği ve iddiaları nasıl değerlendireceği şimdilik merak konusu.

    Kaynak : http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/wow-sinyalinin-sirri-40-yil-sonra-cozuldu

    Elbette bu da bir teori ancak okuduğum en akla yatkın teori diyebilirim.


3 Sayfadan 3. İlkİlk 123