Dünyanın birbirinden uzak ve farklı kıtalarında yaşayan neredeyse tüm milletlerinde Ejderhalara rastlanır. Gün yüzünde karşımıza çıkmayan bir varlığın böylesine ortak şekilde bilinçaltlarına işlemiş olması anlamlıdır.
Yılanlar ezoterizmde de geniş yer tutarlar. Örneğin Doğulu bilgelikte evreni oluşturan iki güçten biri olan Şakti’nin insanda karşılığı Batılı dillere “yılan gücü” olarak çevrilen Kundalini’dir. Kundalini Yılanı insanın en güçlü potansiyelidir. Bununla beraber yılanın ezoterizmde tuttuğu yer Ortadoğu geleneklerinde tavana vurur. İran’ın ünlü Şahmeran hikayelerinde yeraltında kendi krallıkları bulunan üstün bir yılan ırkının bahsi geçer. Bu yılanlar insanlarla da irtibat kurmaktadır. Ezidilerde bugün hala tapınak duvarlarında karayılanlar göze çarpmaktadır.
Günümüzde dünyanın hakimi olan medeniyetin köklerinde Ortadoğu kökenli yılan karşıtı gelenek yatmaktadır. Bu gelenek insanın yılana uyduktan sonra yaşadığı bozulmayı ve kirlenmeyi düzeltmek, insanı arıtmak hedefini aydınlanma yolu olarak görmektedir. Drakonyan geleneğinde ise insanın yılanla olan inkar edilemez bağını tekrar inşa etmek ve bu bağ yoluyla Ejderhaya dönüşmek hedeflenir. İnsanın yılandan öğrendiği iyi ile kötüyü ayırt edebilme yeteneği iyi birşeydir ve insan Ejderhaya dönüşerek yaşam ağacından da tadacaktır ve böylece Tanrılaşacaktır. Drakonyan geleneğine göre tek gerçek Tanrı insanın kendi içinden yaratacağı Tanrı olarak kabul edilmektedir.
küçük çocuklar büyük hikayeler yaratır dünya kurar masallarda . Büyükler ise 'masal' der Geçer