91 Sayfadan 89. İlkİlk ... 8788899091 SonSon
Toplam 910 sonuçtan 881 ile 890 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Bugün Sizi Hangi Şiir Anlatıyor?

  1. #881
    Stribog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2016
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    137
    Konular
    1
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun
    Durduğun yerde dur
    Kendini martılarla bir tutma
    Senin kanatların yok
    Düşersin yorulursun
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun

    Bir deniz kıyısında otur
    Gemiler sensiz gitsin bırak
    Herkes gibi yaşasana sen
    İşine gücüne baksana
    Evlenirsin, çocuğun olur
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun

    Elimi tutuyorlar ayağımı
    Yetişemiyorum ardından
    Hevesim olsa param olmuyor
    Param olsa hevesim
    Yaptıklarını affettim
    Seninle gelemeyeceğim Attilâ İlhan
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun.


    Atilla İlhan





  2. #882
    Stribog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2016
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    137
    Konular
    1

  3. #883

    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Bulunduğu yer
    Dignité sahnesi
    Mesajlar
    5.597
    Konular
    31
    Yapmakla olup bitseydi bu iş,
    Hemen yapardım, olup biterdi.
    Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
    Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
    Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
    Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı
    Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
    Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
    Verdiğimiz kanlı dersi alan
    Gelip bize veriyor aldığı dersi.
    Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor
    İçine zehir döktüğümüz kupayı.
    Adam burada, iki katlı güvenlikte:
    Bir kere akrabası ve adamıyım:
    Ona kötülük etmemem için iki zorlu sebep.
    Sonra misafirim; Değil kendim bıçaklamak,
    El bıçağına karşı korumam gerek onu.
    Üstelik bu Duncan, ne iyi yürekli bir insan,
    Ve ne bulunmaz bir kral.
    Her değeri ayrı bir İsrafil borusu olur
    Lanet okumak için onu öldürene!
    Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
    Kasırganın yelesine sarılmış,
    Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
    Ve gider dört bir yana haber verir
    Bu yürekler acısı cinayeti,
    Göz yaşı savrulur esen yellerde.
    Sebep yok onu öldürmem için,
    Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
    O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
    Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde.

    (Macbeth, VII. Sahne)

  4. #884
    Bugün Sizi Hangi Şiir Anlatıyor?
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Mesajlar
    11.407
    Konular
    1595
    Sevgi Duvarı

    Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa?
    Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
    Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
    Salonlar piyasalar sanat sevicileri
    Derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
    Yakanda bir amonyak çiçeği
    Yalnızlığım benim sidikli kontesim
    Ne kadar rezil olursak o kadar iyi

    Kumkapı meyhanelerine dadandık
    Önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
    Aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
    Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
    Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
    Çöpçülerin elleriyle okşardın beni
    Yalnızlığım benim süpürge saçlım
    Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi

    Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
    Bol çelik bol yıldız bol insan
    Bir gece sevgi duvarını aştık
    Düştüğüm yer öyle açık seçik ki
    Başucumda bir sen varsın bir de evren
    Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
    Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
    Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

    Can Yücel

  5. #885
    Stribog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2016
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    137
    Konular
    1
    Bir gün
    Çok bunalırsan
    Denizin dibinde
    Yosunlara takılmış gibi Soluksuz...
    Sakın unutma gökyüzüne bakmayı
    Gökyüzü senindir
    Gökyüzü herkesindir


    Nazım Hikmet

  6. #886
    Bugün Sizi Hangi Şiir Anlatıyor?
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Mesajlar
    11.407
    Konular
    1595
    Ne için durmalıyım?
    Ne için?
    Kuşlar çoğul maviliği aramaya gitmişler
    Ufuk dikeydir,
    Ufuk dikeydir ve hareket fıskiye gibi
    Görünümde ışıklı yıldızlar oynuyor yeryüzü, yükseklikte kendini tekrarlıyor ve gökyüzü kuyuları bağlantılarına dönüşüyor
    Ve gündüz öyle geniştir ki gazetenin küçük beynine sığmıyor
    Ne için durmalıyım?
    Yol hayatın kılcal damarları arasınddan geçiyor
    Çevrenin niteliği tüm kokuşmuş hücreleri öldürecek
    Ve şafağın kimyasal atmosferinde sadece ses kalacak
    Zaman zerreciklerine bağlanan ses
    Ne için durmalıyım?
    Bataklık, kokuşmuş böceklerin çoğaldığı yerden başka ne olabilir?
    Morgun benliği ölülerin şişmiş cesetlerinden ibarettir
    Ve ateş böceği.. AH
    Ateş böceğinin konuştuğu an
    Karanlıktaki alçak adam koflanan erkekliğini gizliyor
    Ne için durmalıyım?
    Kurşunlu harflerin işbirliği boşunadır ve kurşunlu harflerin işbirliği bu değersiz düşünceyi kurtarmaz
    Ben ağaçların soyundanım
    Ve bu bayat havayı solumak kederlendiriyor beni
    Ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana
    Tüm güçlerin sonu güneşin gerçeği ve ışığın bilinciyle birleşmekten ibarettir, birleşmek.
    Yel değirmenlerinin çürümesi doğaldır,
    ne için durmalıyım?
    Ben yeşil buğday salkımlarını göğsüme alarak, sütle besliyorum
    Ses, ses, sadece ses kalıcıdır
    Cücelerin ülkesinde
    Sıfır üzerine dolaşıyor ölçü mihenkleri
    Ne için durmalıyım?
    Ben dört unsura itaat ediyorum
    Ve yüreğimin yasalarını
    kölelerin yerel hükümeti düzenlemiyor
    Böceğin etle sarılı boşlukta, yararsız dolaşımı ve vahşice ulumalar
    beni ilgilendirmiyor.
    Beni çiçeklerin kanlı soyu yaşamaya sorumlu kılmış biliyor musun?
    Çiçeklerin kanlı soyu

    Furuğ Ferruhzad

  7. #887
    Stribog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2016
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    137
    Konular
    1

  8. #888
    Eolo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2013
    Bulunduğu yer
    Bursa
    Mesajlar
    481
    Konular
    3
    Karla kaplanmaz gece... Suskunluğuna çareler arıyorsun.

  9. #889
    PiaA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2016
    Bulunduğu yer
    Kadıköy
    Mesajlar
    3.119
    Konular
    16
    KAPTAN -1


    eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum

    gece yarısını yaşamaktan yorgunum

    ayazın avucunda unutmuştun ellerini
    önünden geçtiğim halde beni tanımadın
    ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
    şiirlerim kül rengi kumrular gibi uçuşuyorlar
    bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok
    hele paris’in gökleri aklımı başımdan alıyor
    bana seni senden evvelki poitiers’li kızı
    hatırlatıyor

    ayazın avucunda unutmuştun ellerini

    karanlığın arkasında kıvılcım gözlü ******lar
    gölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar

    ışıklar kırmızı yandığı zaman duracaksın

    ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
    soğuk gözlerinde buğulanmıştı ölsen tanıyamazdın
    hatta ricardo bile hani vatansız ricardo
    burnumun dibinden geçti geçen gün beni tanıyamadı
    oysa au vieux chatalet’de akşam sabah beraberdik
    üçümüz viyana kahvesi ve sıcak rom içerdik
    üstelik o krapfen severdi güzel olurmuş rivayet
    neden ve nasıl sevdiğini anlayamadım gitti

    yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim

    montmarte metrosu civarında seni gözden kaybettim
    o zenci yine arkanda mıydı hiç dikkat etmedim
    ağzında yoksul bir ıslık ıslak bir cigara gibi
    sidney bichet’nin caz havalarını çiğneyip tüküren
    o saklasın varsın seni sevdigini biliyorum ben
    yüzünün renginden geliyor bütün üzüntüsü

    bir gazete aldım ama evde okuyacağım

    kahvelerden birine girip bir grog ısmarlasam
    seni öldürmek için çareler tasarlasam
    sükut bembeyaz buz tutsa bıyıklarımda
    ve türküm kaybolsa sessizliğin hırçın türküsü
    ve ben unutulsam yazdığım şiirler
    senin için yazdıklarım herkes için yazdıklarım
    eski padişahlar gibi unutulsa birer birer
    ve ben seni unutsam hiç hatırlamasam
    ellerim oldum olasıya seni unutsalar

    yarı gecenin içinden bir zenci sütbeyaz bakıyor
    rue lafatette’de dünden bugüne geçiyorum
    eflatun gözlerini bir grog kadehinde unuttum

    Yazar : ATTİLA İLHAN

  10. #890
    Stribog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2016
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    137
    Konular
    1
    Alıntı PiaA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    KAPTAN -1


    eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum

    gece yarısını yaşamaktan yorgunum

    ayazın avucunda unutmuştun ellerini
    önünden geçtiğim halde beni tanımadın
    ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
    şiirlerim kül rengi kumrular gibi uçuşuyorlar
    bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok
    hele paris’in gökleri aklımı başımdan alıyor
    bana seni senden evvelki poitiers’li kızı
    hatırlatıyor

    ayazın avucunda unutmuştun ellerini

    karanlığın arkasında kıvılcım gözlü ******lar
    gölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar

    ışıklar kırmızı yandığı zaman duracaksın

    ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
    soğuk gözlerinde buğulanmıştı ölsen tanıyamazdın
    hatta ricardo bile hani vatansız ricardo
    burnumun dibinden geçti geçen gün beni tanıyamadı
    oysa au vieux chatalet’de akşam sabah beraberdik
    üçümüz viyana kahvesi ve sıcak rom içerdik
    üstelik o krapfen severdi güzel olurmuş rivayet
    neden ve nasıl sevdiğini anlayamadım gitti

    yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim

    montmarte metrosu civarında seni gözden kaybettim
    o zenci yine arkanda mıydı hiç dikkat etmedim
    ağzında yoksul bir ıslık ıslak bir cigara gibi
    sidney bichet’nin caz havalarını çiğneyip tüküren
    o saklasın varsın seni sevdigini biliyorum ben
    yüzünün renginden geliyor bütün üzüntüsü

    bir gazete aldım ama evde okuyacağım

    kahvelerden birine girip bir grog ısmarlasam
    seni öldürmek için çareler tasarlasam
    sükut bembeyaz buz tutsa bıyıklarımda
    ve türküm kaybolsa sessizliğin hırçın türküsü
    ve ben unutulsam yazdığım şiirler
    senin için yazdıklarım herkes için yazdıklarım
    eski padişahlar gibi unutulsa birer birer
    ve ben seni unutsam hiç hatırlamasam
    ellerim oldum olasıya seni unutsalar

    yarı gecenin içinden bir zenci sütbeyaz bakıyor
    rue lafatette’de dünden bugüne geçiyorum
    eflatun gözlerini bir grog kadehinde unuttum

    Yazar : ATTİLA İLHAN

    efsane bir giriş


91 Sayfadan 89. İlkİlk ... 8788899091 SonSon

Benzer Konular

  1. İnsanların Hangi Hareketi Sizi Çok Mutlu Eder?
    Konuyu Açan: aleimsema, Forum: Anketler.
    Cevap: 74
    Son Mesaj : 16-Tem-2015, 23:01
  2. Hangi Bitki Hangi Hastalıklara İyi Gelir
    Konuyu Açan: Urumhamatahayil, Forum: Aromaterapi.
    Cevap: 17
    Son Mesaj : 23-Nis-2009, 19:25
  3. Hangi kare sizi ifade ediyor?
    Konuyu Açan: MaaT, Forum: Fotoğraf.
    Cevap: 13
    Son Mesaj : 03-Şub-2008, 12:45