Gerçekten çok merak ettiğim ve acaba?dediğim bir konuydu bilgi için teşekkürler...Öncelikle ''tipe bak,saçmalık,ne gereği var ''gibi yorumları görmek hala garibime gidiyor.farkındalığı bu kadar yüksek insanların biraraya geldiği bir sitede ciddi ezoterik ve okült bilgilerin üstüne bu tür şamataların dönmesi ya da olmaz öyle şey kardeşim gibi dar görüşlü bakış açılarını görmek eyvah hala ne durumdayız buralarda bile dememe sebep oluyor..ben bir indigoyum ve çocukluğumdan beri oldum olası et le arası iyi olmayan,pakette satılan ürünleri tüketmekten haz etmeyen bir çocuktum.ne zamanki 4 yıl önce isteyerek et yemeği kestim,asabiyetimle ün salmış namıma gölge düştü

aile geneği olarakda fiziksel yapı olarak da oldum olası kilo almayan zayıf bir bünyeyim.et yediğimde de böyleydim yemezken de böyleyim.fakat insanı kasan tek nokta etrafımdaki herkesin bunu iyi bilmesine rağmen ''yok et yemiyorsun ya ondan zayıfsın ''yaftasını yapıştırarak bu yorumdan kurtulmaları..zaman içerisinde vücudum neyi yiyip neyi yemiceni kendi seçmeye başladı.big mac için ölen ben

zamanla kola,bisküvi,nescafe,şeker,et,soda,kut u meyve suları ve pakette satılan ne varsa yiyememeye başladım.bunun gibi gıdaları tükettiğimde ya kusuyor ya da sinsirmekte ciddi problem yaşadığımda resmen midemde ve bağırsağımda bu yiyeceklerden huzursun olmuş askerlerin savaştığını zihinsel olarak da hissediyordum.bende kendimi akışa bıraktım ve deniyorum neyi yemekten vücudum mutsuzsa?hemen kesiyorum ki bu bir vazgeçme ya da fedakarlık da olmuyor resmen hafiflik ve huzur hissiyle doluyorum.sebze meyve bakliyat kuru yemiş su çay türk kahvesi ve doğal meyve suları içeek yiyerek mutlu huzurlu ve sağlıklı yaşıyorum.bu zaten bir bilinç ve tercih sebebidir zorla kimse vazgeçilme noktasına getirilemez.ancak bunun kişiye kazandırdıkları bilincinde isteyerek yapılabilen bir şey.dondurma yemediğim için ölmüyorum

çocukkende dondurma sevmezdim zaten

tad alma duygusundan yoksun olmak ise tamamen olaya fiziksel bir bakış geldim madem tüm nimetlerden tatmalıyım mantığı bizi bağımlılık derecesinde suni gıdalara itmekte.hem bu şekilde beslenmeye başladığım anda farkındalığım arttı,duyularım gelişti,hislerim kuvvetlendi,unutkanlık olur denilenin aksine zihnimin dibinde gömülü kara kutular bile açıldı.ve sadece bilgi olarak bildiğim tüm ezoterik şeyleri bilme halinden uygulama haline geçmiş buldum kendimi.oldukça da sağlıklıyım ve 31 yaşımda dans eğitmeniyim.ne sağlıksız bir görüntüm var ne de enerjisiz kalmak gibi bir problemim.günde 8 saat hip hop dersi görürken 15 -25 yaş arası istisnasız her öğrenci daha 45 dk.lık ısınmalarda nefes nefese yere serilmişken 2 saat durmadan egzersiz yapabiliyorum..doktorların yalancısıyım biyolojik yaşım da 20

velhasıl kelam olmaz öyle şey deme hakkına da sahipsiniz fikri özgürlük adına ancak bende kendi yaşantımdan bilmekteyim yemek yemek ya da çok yemek yemek insana enerji veren bir durum değil bilakis vücuda aldığımız her gıdayı enerjiye çevirebilmesi için tüm o sindirim işlemlerini gerçekleşirmesi ekstra bir enerji kaybına sebep oluyor.insan et yemeyince unutkanlaşmıyor,dünya nimetlerinin tadına bakmadığı içinde ot a dönüşmüyor.bilakis hayatın ve enerjinin yaşam pınarından beslenmek insanı daha bir insan yapıyor...kim huzurlu,sağlıklı,nadir hastalanan,enerjisi yüksek biri olmak istemezki?adamlarda böyle bulmuş yolunu..mühim olan kişinin kendi için en iyisini bulmasıdır keza sizin onun tipini yargılama gibi bir hakkınızda olamaz bu metropol keşmekeş kaos yaşantının içinde sizin kalp krizinden ölmeden 70 leri görme olasılığınız da düşük ki yurdum insanına baktığımda hayatın ağır yükü altında ezilmiş insanlar daha 40 ında o hint fakirinden daha''fakir''ve perişan görünmekte..