Canlı cenazelerin tören muhabbetlerinde unutulmuş kürklerden birinin sahibiyim ben...
En canlısı!
en cenazesi!
Durmuş akrepler; yelkovanları seyrederken yalnızca
Dakikaların dönüp de zamanın geçmediği bir yer...
An; ölüm
An; yaşam...
An; madensi bir keman
Unutulmaz bir şarkı dönüp gelirken
Geçmişin tecavüz dolu sokaklarından;
O tozlu ve inleyen nağmeleri silmiş olmalıydı zaman!
Silmiş olmalıydı ettiğim haksızlıkları o sokağa
Silmiş olmalıydı bir kenar mahalleyi haritalardan
Umarsızca...
Dönüp geldiğini saklarcasına,
yeni notalara takılan bir yay edasında ne de hoş kürküm...
yeni renkleriyle bulutları pamuk şeker sanan çocuk gibi,
ya da bir güneş enerjisine dolunay diye şiir yazan yeni yetme bir şairin ilk sözleri...
an ölümdü oysa
an yaşam bulacalı baygınlıklarda!
“ne!
fahişeler de mi insandı?”
gösterişli bir etiketken buna şaşmak
kaç kürk vardı
benimkinden başka?
benimki de kürk müydü Allah aşkına
?????????????
yalnız kocasına soyunan bir fahişe olmanın ezikliğinde
becerilmeye müsait keskin düşlerin pençelerinde hatta
yeni bir romandı yazılan...
Yepisyeni bir roman!
Boş verilmiş,
sindirilmiş...
Uğrunda tahtadan kalemler kırılan...
Kurşun döktüren o tükrük ustalarının
üflemeye meraklı gayri meşru hayatlarından bir kesitti tek sahnesi...
Ve
nefes orucundaki ütopik çocuklardandı kahraman!
alışmıştı an
alışmıştı kan ve zaman
Göz kalemi satışı patlamıştı sokaklarda
ok tadında...
Patlamıştı “satışlar” sanal aşklarda...
Sevişirken akan boyalar yoktu artık;
derimizin altındaydı tüm makyajlar...
Ve erkekler daha makyajlıydı fahişelerinden belki de...
Ojeli tırnakların çizdiğinden sertti erkeğin erklik damarı!
Tükenmekten bıkmıştı azalan ruhların umutları
bu yüzden yeni bir romandı ya....
Solukları açlık kokan sokakların
sarışın aşüftesini becerdikten sonra
özür dileyen bir centilmenle kaynar artık kazan!
tombul göğüslere takılmış kırmızı südyenlerin ihtirasıydı zaten kandıran
ve romantik bir tecavüzdü aslına bakılırsa yaşanan...
Büyücülerin, fahişeleri ayıpladığı;
tanrısal kürkleri taktığı işte tam da o an;
an yalan
an hayran
an tutkulu ve yaman....
sana gelince küçük kahraman;
zoraki sevmelerin alışkın eziyetlerini bıraktı siluetin!
Saçmalayan sözlerimi(!) ise kalmadı işitesin...
Karmaşık sayılar romanında çoktaaaan öldürülmüş;
ölümle kavgalı ölümsüz kürklerimin
kıyametlere kaşınan
ruhani liderisin!