Her şeyi hazırladım.
Sigara kâğıdına ilkin senin sonra kendimin eşkâlini işledim. Mürekkep hırçındır dedim ama dinletemedim. Kalemin belini tutkuyla kavra dediysem de kıvıracağın harflerin bel bağladığı imlaları gizleyemedim. Her noktasının erdemi kurmaca komplolardan olan inkârlarda saklandımsa da ben geceye sen denli yanaşamadım. Yanaştımsa da senin öptüğünde kıvılcımlanan dolunaya kendimi anlatamadım.
Artık pencereyi aralayıp isabet edeceğimizi umduğumuz uyku sendromuna atlayabiliriz. Uyumak için çok şey biriktirmiş olmalıyız. Misal iki ucunda kopuk inançlar taşıyan evliyaları, olduramadığımız sahte gülüşlerle kandırabiliriz. Ağzını naylon sevgilerle sarmaladığımız hamurlardan cümle kurmalarını bekleyecek kadar acizleşebiliriz. O çokça sebebi aynı eksen içerisinde olmasa da, uzakta bir yerlerde bulup uyumaya çekilebiliriz. Bulutları serperiz, sonra güneşin ağzına pamuk tarlalarından demetler işler suskunluk nedir şafağa gösteririz. Sabah ezanlarından korkup sokakta din arayanlara bulamayacağımızdan emin olduğumuz güvenden bahsedip onu hatip edebiliriz. İnanma sağlacı, bizler bizden sonra bize gelenler için bir besteyiz. İniltimiz ancak onlar tarafından işitilebilecek olan sessizliğimiz. Oysa uyumak için çokça sebep varken, uyanıklığa edilen en büyük hakaret bizleriz.
Kâbuslarımız ne kadar gerçeğe yakın duyduysa, işte biz o kadar gerçeğiz böylelikle umudun kıvrımında dolaşan sedef işli hançer gibi şık’ız. Güzel ölüler giymiş, hoş kokular sürünmüşüz. Dört bir yanı gürültü yüklü cengaverler eşliğinde uyku nedir; en iyi onu öğrenmişiz. Soyunup yatmak yok, kuşanıp düşü kanatmak var her uçuşun metninde.
Her şeyi hazırladım.
Anahtar Kelimeler: Hermafrotizm