19 Sayfadan 1. 123 ... SonSon
Toplam 185 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Beyazperde'den Haberler

  1. #1
    schizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2007
    Mesajlar
    6.734
    Konular
    1672

    Beyazperde'den Haberler


    Bu başlıkta beyazperdeden haberleri ve gösterime girecek filmleri paylaşalım.

    'Gizli Dosyalar'ın galası yapıldı!

    Televizyon dizisi olarak 1993 ile 2002 yılları arasında oynatılan "Gizli Dosyalar" (X-Files) filminin dünya galası Hollywood’da yapıldı.

    Gillian Anderson ve David Duchovny’nin yıldızları olduğu film "I Want to Believe" adını taşıyor. Dizinin televizyonda sona ermesinden yaklaşık 6 yıl sonra çekilmeye başlanan filmin yapımı geçen Mart’ta tamamlandı. Kanada’nın Vancouver kentinde çekilen ve bugüne kadar çok iyi gizlenen filmin konusu tanıdık. Filmde, Fox Mulder’ı canlandıran aktör Duchovny ve Dana Scully’i canlandıran Anderson bu kez, onlarca FBI ajanıyla bir gölde donmuş cesedi arayacak. Filmde ayrıca Fox Mulder ile Dana Scully arasındaki ilişkiye de odaklanılıyor.
    Filmin Türkiye’de Eylül’de gösterime girmesi bekleniyor.

    milliyet.com


    Konu schizophrana tarafından (27-Tem-2008 Saat 13:09 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  2. #2

    Üyelik tarihi
    Şub-2008
    Mesajlar
    1.064
    Konular
    234

    Talking ‘The X - Files’, 12 Eylül’de vizyonda


    The X - Files: İnanmak İstiyorum, ödüllü dizi The X - Files: Gizli Dosyalar’ın beyazperdeye uyarlanmış 2. filmi. Filmde ajanlarımız buzlar altında kalmış bir cesedin ve seri şekilde kaybolan bir grubun peşindeler. Hem de bu sefer bir medyumun yardımıyla.

    Chris Carter’in yönettiği ve David Duchovny, Gillian Anderson, Amanda Peet ile Billy Connolly’nin oynadığı The X - Files: İnanmak İstiyorum (The X - Files: I Want To Believe), 12 Eylül’de vizyonda.

    The X-Files geleneğini takip eden filmde olaylar dizisi farklı seyrederken, oyuncular ve yapımcılar asli kadrodan. Dizinin en sevilen bölümlerinden esinlemeler içeren ve Fox Mulder (Duchovny) ile Dana Scully (Anderson) arasındaki komplike ilişkiyi beklenmedik bir yöne taşıyan film diziden ayrı olarak başlı başına ilerleyen bir hikayeyi takip ediyor. Mulder gerçeği bulma yolundaki sarsılmaz ısrarına devam ederken, tutkulu ve zeki doktor Scully Mulder’ın takip oyununda bir kez daha onun yanında yer almadan edemiyor.

    THE X-FILES HAKKINDA
    10 Eylül 1993 FOX galası yapılan Chris Carter’ın yaratıp yürütücü yapımcılığını üstlendiği ‘The X-Files’, Fox Mulder ve Dana Scully adlı iki FBI ajanının para-normal, doğaüstü ve açıklanamaz olayları soruşturmaları sırasındaki serüvenlerini ve hayatlarını konu ediniyor.

    George Foster Peabody Ödülü (Üstün Yayıncılık); üç dalda Altın küre (En İyi Dizi dalında), Golden Satellite Ödülü (En İyi Dizi dalında); Science Fiction and Fantasy Saturn Ödülü ( Göze çarpan TV Dizileri) ve daha birçok ödül kazanmış dizinin oyuncularından Gillian Anderson da 1997’de Emmy Ödülü sahibi olmuştur.

    The X-Files Amerika’da olduğu kadar diğer ülkelerde de bir fenomen hale gelmiştir. Dizideki gizem, paranoya, korku ve şüphe dolu atmosfer Kanada’da BBC2 kanalında en çok seyredilen dizi haline gelmesinde etkili oldu ve Japonya televizyonlarında son zamanların en ses getiren dizisi oldu.

    Dopkuz sezon süren dizi 2002’de son buldu. 1998 yılında Twentieth Century Fox diziden uyarlanan ilk uzun metraj filmi dağıtıma sundu. Chris Carter’ın Spotnitz ile beraber yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği ilk film $187 milyon hasılat ile dünya çapında büyük başarıya ulaşmıştı.

  3. #3
    schizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2007
    Mesajlar
    6.734
    Konular
    1672
    Yıl Bitmeden İzlenecek 15 Film







    Şezlong sezonu kapanmadı belki ama ülkemizdeki sinema salonları sonbaharı adeta iple çekiyor. Zira ülkemizde yazlıkçı/tatilci tayfasının güzün dönüşüyle, pek çok şeyle birlikte sinema sezonu da açılıyor. Biz de 2009 gelip çatmadan izleyeceğimiz, bizi heyecana gark eden 15 filmi sizin için ayıkladık!




    2008 bitmeden Sinemaya gitmek için 15 neden

    Hemen sadede gelelim! Malum, önümüzdeki eylülle birlikte ülkemizde sezon yine şezlonglardan sinema koltuklarına doğru meyledecek. Hal böyle olunca, yıl bitmeden ne izleriz ve tahminen neleri izlerken heyecan duyarız, bunun kısa bir muhasebesini yaptık. Siz listeye gömülmeden önce şunu söylemeliyiz yalnız, gösterim tarihi bir türlü netleştirilememiş kimi filmleri liste dışı bıraktık (Altın Koza fatihi “Sonbahar” gibi). Son olarak bir de şunu unutmayın: Burası Türkiye, gösterim tarihlerinde her an bir değişiklik olabilir!

    1- Righteous Kill

    Gösterim Tarihi: 12 Eylül

    Dünya sinemasının en büyük iki aktörünü, Robert De Niro ve Al Pacino’yu dünya gözüyle aynı kadraj içinde izlemek için bu film hayattaki son fırsatımız olabilir. Yıllar yıllar önce “Baba II”de asla yan yana gelmeden aynı filmde rol almışlardı, 1995 tarihli polisiye başyapıtları “Heat”te ise küçük bir lokanta masasının iki ucunda birbirlerine hayata dair küçük kelamlar etmişlerdi. Bu kez omuz omuza bir seri katilin peşindeler.

    2- X-Files: İnanmak İstiyorum

    Gösterim tarihi: 12 Eylül

    Televizyon alemlerinin en büyük fenomenlerinden X-Files için bir hayli gecikmiş bir devam filmi. Nitekim geçtiğimiz günlerde ABD’de gösterime girdiğinde beklenen ilgiyi görmedi. Ama gene de Mulder ve Scully’nin yardıma ihtiyaçları olduğu anda onları yalnız bırakmak da olmaz. Dizi biteli yıllar olsa, onlar bambaşka hayat ve kariyerlere yelken açsa da, biz onları hiç unutmadık. Onlar paranormal (doğaüstü) aktivitelerin peşindeyken, bizler de onlar adına anormal aktivitelerin peşindeyiz...

    3- Hellboy II: Altın Ordu

    Gösterim tarihi: 26 Eylül

    Paranoyak biçimde paranormalliklerin peşinde koşturan bir diğer adam da tuhaf kuyruğu, kesik boynuzu, kan kırmızısı teniyle, bu Hellboy. Cehennemin eşik bekçisi de geçtiğimiz haftalarda Kuzey Amerika’da gösterime girip, gayet iyi eleştiriler toplayan kahramanlardan oldu. İlk filmi izleyenler maceranın fantastik boyutlarından haberdardır. Bizi yine eciş bücüş yaratıkların beklediğini muştulayalım hemen.

    4- Yalanlar Üzerine

    Gösterim tarihi: 10 Ekim

    Usta yönetmen Ridley Scott’ın elinden çıkan, Leonardo DiCaprio ile Russell Crowe’un aynı kadrajda birbirlerine caka satacakları bu siyasi gerilimle birlikte Ortadoğu’nun yoğun ve çetrefilli atmosferine dalıyoruz. Eski bir gazeteci, Ürdün’deki bir El Kaide liderini ele geçirebilsin diye bir CIA ajanına yardım eder. Filmin çekimleri Fas’ta yapıldı.

    5- Eagle Eye

    Gösterim tarihi: 17 Ekim

    Bir anda yazgıları ortak bir ‘kadersizlikte’ çakışan iki yabancının, yüzünü görmedikleri, adını bilmedikleri gizemli bir kadın tarafından bir kedi-fare oyununun ana aktörlerine dönüştürülmeleri. Nefes nefese bir gerilim olacağını düşündüğümüz filmde, Hollywood’un taze jönü Shia LaBeouf, mütevazı güzel Michelle Monaghan, ayrıca Rosario Dawson ve Billy Bob Thornton gibi hakikaten takdir ettiğimiz isimler oynuyor.

    6- Hayat Var

    Gösterim tarihi: 17 Ekim

    Yerli sinemada sanatsal anlamda yepyeni bir soluk olarak dikkat çeken yönetmen Reha Erdem’in “Beş Vakit”ten sonraki yeni filmi için de gün sayıyoruz. Mümkün mertebe gizlilik içinde çekip bitirdiği yeni filminde bir ‘ergenlik’, bir ‘büyüme’ öyküsü anlatacak Erdem. Yönetmenin açıklamalarına kulak verirsek, bizi daha sert bir hikâye ve daha farklı bir İstanbul portresi bekliyor.

    7- Devrim Arabaları

    Gösterim tarihi: 24 Ekim

    Özden Örnek’in ismiyle özdeşleşen darbe günlüklerinin sesinin kaybolduğu, onun yerine oğlu Tolga Örnek’in yeni filmi “Devrim Arabaları” günlüklerinin sesinin yükseldiği bir dönemdeyiz. Evet, sponsorları üzerine de bin bir spekülasyonun döndüğü film, bundan önce çektiği belgesellerle (“Hititler”, “Gelibolu”) tanınan ve bu türü ülkemizde bir parça popüler kılmayı başaran Örnek’in ilk kurmaca filmi. 1960’ların başında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in emriyle yapımına başlanan Devrim otomobilinin macerası konu ediliyor.

    8- Üç Maymun

    Gösterim tarihi: 24 Ekim

    Cannes’daki başarısı, hatta ödül törenindeki tarihe geçen konuşmasıyla hepimizi heyecandan heyecana yuvarlayan Nuri Bilge Ceylan’ın filmi için de geri sayımdayız.

    9- Quantum of Solace

    Gösterim tarihi: 7 Kasım

    Bond, yeni yüzü Daniel Craig’le ikinci sınavına çıkıyor. Ve görünüşe göre, Bond sarışın ve renkli gözlü olur muymuş tartışmaları da artık hasıraltı edilmiş durumda. Bir önceki filmde sevdiği kadını kollarında yitiren ajanımız artık hayatta kendisini, başta kadınlar olmak üzere kimseciklerin üzmesine müsaade etmeyecek!

    10- Osmanlı Cumhuriyeti

    Gösterim tarihi: 21 Kasım

    Sekiz yıl önce “Kahpe Bizans”la zamanı için bir hayli göz kamaştırıcı bir gişe başarısı elde edip köşesine çekilen mizah yazarı Gani Müjde, nihayet aradığı projeyi bulmuş gibi. Ata Demirer, Vildan Atasever, Ceyhun Yılmaz ve Sümer Tilmaç gibi isimlerin oynadığı film, ‘eğer Osmanlı yıkılmasa ve bugün hakimiyetini yine bu topraklarda sürdürse idi, hayatımız nasıl olurdu?’, sorusundan yola çıkıyor.

    11- Harry Potter ve Melez Prens

    Gösterim tarihi: 21 Kasım

    Harry’nin Hogwarts’ta artık sondan bir önceki yılı. Evladının mezuniyetini dört gözle bekleyen her ebeveyn gibi, biz de onun Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndaki başarılarıyla iftihar ediyoruz. Hikâye malum, yine kim-olduğunu-bilirsin-sen bizim oğlanı mort etmeye çalışacak, Harry’ciğimiz de önce şöyle bir şaşkınlaşacak, sonra da kendisine gelip sopasını büyük bir beceriyle sallayacak.

    12- A.R.O.G

    Gösterim tarihi: 5 Aralık

    İsmiyle müsemma bu proje, “G.O.R.A”nın tersyüz edilmiş hali biliyorsunuz. Halıcı Arif bu kez Taş Devri’ne gidecek, artık orada dinozorları mı kazıklayacak, onu göreceğiz. Yalnız şunu söyleyelim, Cem Yılmaz “Hokkabaz”la yalnızca senaryo matematiği ve öykü anlatma konusunda değil, yönetmenlikte de kendisini epeyce bir geliştirmişti. Tam da bu yüzden “A.R.O.G” bizi daha çok heyecanlandırıyor.

    13- Burn After Reading

    Gösterim tarihi: 5 Aralık

    Geçen sene “İhtiyarlara Yer Yok”la En İyi Yönetmen Oscar’ını aldılar ama ne gam! Onlar dalgalarına bakıyorlar! George Clooney ve Frances McDormand dışında ilk kez çalıştıkları Brad Pitt, Tilda Swinton ve John Malkovich’i de kollarına takarak, hepsini komik bir suç öyküsüne batırıyorlar. Efendim, bir CIA ajanının anılarını muhteva eden bir disk yanlış ellere geçmişmiş de, ortalık karışmışmış. Öykü bahane, eğlence şahane!

    14- The Day The Earth Stood Still

    Gösterim tarihi: 12 Aralık

    Bilimkurguların sesinin kısık çıktığı şu günlerde, türü sevenler için bu yeniden çevrim adeta bir hayat öpücüğü görevi görecektir. 1951 tarihli aynı adlı filmin bu 2008 versiyonunda Keanu Reeves’in yanında Jennifer Connelly, Kathy Bates ve John Cleese’i izleyeceğiz. İşte, dev bir uzaylı robot insanları uyarmaya gelir de, insanlar ona kulak asmazlar da... Falan filan... Ama sonra... Seyreyleyin gümbürtüyü!

    15- Australia

    Gösterim tarihi: 26 Aralık

    Şöyle uçsuz bucaksız arazilerde geçen, tarihî epik filmleri yalnızca eski westernlerde gördüyseniz, üzülmeyin. Australia (isminden de anlaşılacağı gibi) tarihî epik konusunda istediğiniz kadar at koşturabileceğiniz genişlikte bir araziyi sizin için parsellemiş durumda. Üzerine de âşıklar Hugh Jackman ile Nicole Kidman’ı yerleştirmiş.

    Kaynak:İnternetten derlenmiştir.

  4. #4
    mysteriouslady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2007
    Mesajlar
    1.499
    Konular
    191
    Uzay Yolcuları








    (17 Ekim 2008)

    J.J. Abrams'ın dikkat çekici Star Trek projesinin hazırlıkları devam ediyor. Yeni kahramanlar da dikkat çekiyor...


    Mr. Spock rolündeki Zachary Quinto olmak üzere filmin tüm ekibi ilgi odağı olmuş durumda. Yapım şirketi tarafından dağıtılan görseller, yeni ekibi ortaya koyuyor.

    Bu arada film üzerine açıklamalar yapan J.J. Abrams, projenin sadece Uzay Yolu hayranlarına dönük değil, tüm sinema severlerin keyif alacağı bir film olacağını belirtmiş.

    Proje, ünlü ekibin buluşmasını ve düşmanla olan mücadelelerini anlatacak..




    Kaynak:beyazperde.mynet.com

  5. #5
    mysteriouslady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2007
    Mesajlar
    1.499
    Konular
    191
    Kim Ki Duk Geliyor!







    Usta yönetmen Kim Ki Duk'un yeni çalışması Rüya 7 Kasım'da izleyici ile buluşuyor...

    Türkiye'de hayli kalabalık bir hayran kitlesi bulunan Kim Ki Duk'un yeni filmleri merakla bekleniyor. Bekleyenlerin bir bölümü festivallerde izlemiş olabilir, ama izleme fırsatı bulamayanlara müjdeyi verelim: Jô Odagiri ile Na-Yeong Lee’nin oynadığı Rüya (Bi-Mong / Dream) 7 Kasım 2008’de Tiglon Film dağıtımıyla Tiglon Film tarafından vizyona çıkarılıyor.

    Filme kısaca bakarsak; Jin, gece gördüğü kâbusta bir trafik kazasına tanık olmuştur. Uyandıktan hemen sonra kâbusta gördüğü mekâna giden Jin, burada kısa bir süre önce gerçekten de bir kazanın olduğunu öğrenir. Jin, polisi olayın şüphelisinin evine kadar izler. Şüpheli Ran suçlamaları reddetmekte ve bütün gece uykuda olduğunu iddia etmektedir. Polis Ran’ın ifadesini ciddiye almaz ve onu tutuklar. Jin, ikisi arasında açıklanamaz bir bağ olduğuna ikna olmuştur. Ran, uykusunda Jin’in rüyalarında gördüklerini gerçekleştirmektedir.



    beyazperde.com

  6. #6
    schizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2007
    Mesajlar
    6.734
    Konular
    1672



    Gişede 996 milyon dolarlık küresel hasılat elde eden Kara Şövalye filminde Joker karakterine can veren aktör Heath Ledger, 22 Ocak'taki beklenmedik ölümünün ardından Oscar'a daha da yaklaştı. Filmde Batman'i canlandıran aktör Christian Bale, Ledger ve filmin yönetmeni Christopher Nolan'ın en iyi aktör ve en iyi yönetmen dallarında Oscar adayı olması gerektiği yorumunu yaptı. Film, bu yılki Oscar adaylıklarının belli olacağı 22 Ocak'tan bir gün sonra ABD sinemalarında yeniden gösterime sokulacak. Ayrıca dün, aktör Ledger'e vatanı Avustralya'dan En İyi Uluslararası Aktör ödülü verildi.

    sabah.com

  7. #7
    Depressive Depressive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    Bence Kara Şövalye bu ödülleri sonuna kadar hakediyor...

  8. #8
    fotonkedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2008
    Bulunduğu yer
    harikalar diyarı
    Mesajlar
    4.187
    Konular
    133


    Tür : Dram / Bilim Kurgu / Uzay / Felaket
    Gösterim Tarihi : 12 Aralık 2008
    Yönetmen : Scott Derrickson
    Senaryo : David Scarpa
    Müzik : Tyler Bates
    Yapım : 2008, ABD

    Oyuncular

    Keanu Reeves (Klaatu) , Jennifer Connelly (Helen) , Jaden Smith (Jacob) , Kathy Bates , John Cleese (Dr. Barnhardt)
    1951 yapımı bir bilimkurgu klasiği olan The Day the Earth Stood Still'in yeniden yapımı olan filmde, ünlü bilimci Dr. Helen Benson (Jennifer Connelly) kendisini, insanlığı dünyanın beklediği krize karşı uyarmak için gelen uzaylı Klaatu (Keanu Reeves) yüzyüze bulur.

    Helen’in kontrolü dışındaki bir takım güç merciileri Klaatu’ya düşman gözüyle bakarlar ve dünya liderleriyle temasa geçmesini önlerler. Helen ve üvey oğlu Jacob (Jaden Smith) da Klaatu’nun “Dünya dostu” bir uzaylı olmasının ölümcül sonuçlar da verebileceğini farkederler.

    Helen’in yapması gereken, dünyayı yok etmek için gelen bu varlığa dünyanın kurtarılmaya değer bir yer olduğunu göstermektir; fakat bunun için çok geç kalmış olabilir.

    1951’de efsanevi yönetmen Robert Wise tarafından çekilen film, bilmkurgu severler, yazarlar ve film yapımcıları için bir klasik haline gelmişti. Uzay aracı ile Washington D.C.’ye inen, insan görünümündeki uzaylı Klaatu’nun insanlığı insanın ta kendisinin yol açtığı tehlikelerden korumak adına dünya liderlerini uyarmasını konu alan filmde Klaatu, dev robot bodyguard’ı Gort’un da yardımıyla kendisini hapsetmeye çalışan otoritelerden kaçmaktaydı.
    --------------------
    beyazberdeden alıntı yaptım ...

    bu filmin eski versiyonu ise şu:

    Konu fotonkedi tarafından (07-Ara-2008 Saat 18:34 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  9. #9
    schizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2007
    Mesajlar
    6.734
    Konular
    1672
    M. Night Shyamalan, sevilen çizgi film Avatar'ı film yapıyor. Kadroyu kurmaya başladı bile...

    Bize sorarsanız hazırlıkları süren en acayip proje, Avatar'ın sinema filmi olarak düşünülen The Last Airbender.

    M. Night Shyamalan'dan ümidimizi kesmiş değiliz ve hatta Mistik Olay'ın ilginç yönleri olan, "idare eder" bir b-movie olduğunu düşünüyoruz. Fakat ortaya nasıl bir The Last Airbender çıkacağını tahmin etmek kolay değil.

    Bu arada, projenin oyuncu kadrosu belli oldu. Noah Ringer, Aang rolüyle; kesin olmamakla birlikte Jackson Rathbon ise Sokka olarak karşımıza gelebilir. Nicola Peltz, Katara; şarkıcı Jesse McCartney ise Zuko olabilir.

    Avatar'ı izlemeye devam edin. The Last Airbender ancak 2010 yılında sinemalarda yerini alacak!

    beyazperde.com

  10. #10
    schizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2007
    Mesajlar
    6.734
    Konular
    1672
    Russel Crowe Bill Clinton'ı canlandıracak

    Ünlü aktör Russell Crowe, ABD eski başkanlarından Bill Clinton'ın hayatının anlatılacağı bir filmde eski başkanı oynayacak. Clinton'ın İngiltere eski başbakanı Tony Blair ile yaşadığı siyasi ilişkisini konu edinen filmde, Crowe'a Michael Sheen eşlik edecek. 2006 yılında çekilen 'Kraliçe' filminde Tony Blair'i oynayan Sheen, bu filmde yine Blair'ı oynayacak.



    Will Smith'e hayranlarından büyük ilgi

    Ünlü aktör Will Smith, yeni filmi 'Seven Pounds'un Miami'de düzenlenen galasına katıldı. Hayranlarının ilgiye boğduğu ünlü aktör, film gösterimi öncesinde dakikalarca imza dağıttı. Galadan elde edilen geliri bir yardım kurumuna bağışlayan Will Smith, kendisiyle birlikte fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarını da kırmadı.


    Solun yapamadığını Sonbahar yaptı !

    Yarın gösterime girecek Sonbahar'ın galası parti, sendika, kitle örgütü temsilcilerini bir araya getirdi. Vedat Türkali'nin de katıldığı gecede yapımcı Serkan Acar "Solun yapamadığını sinema yaptı" dedi.

    Film galalarının alışveriş merkezlerindeki sinemalarda olmasına iyiden iyiye alıştığımız bir dönemde, sinemaseverler önceki akşam eskiden olduğu gibi Beyoğlu yollarına düştü. Çünkü Beyoğlu Emek Sineması'nda yılın en iyi Türk filmlerinden biri kabul edilen, Özcan Alper'in yönettiği ödüllü filmi Sonbahar'ın galası vardı. Yarın vizyona girecek film, ilk defa Adana Altın Koza Film Festivali'nde gösterilip en iyi film seçildikten sonra, merakla bekleniyordu. Birçok yönetmen ve oyuncunun katıldığı galada, ÖDP, TKP, CHP gibi partilerin temsilcileri, DİSK dahil sendika temsilcileri ile Sungur Savran, Ragıp Zarakolu, Gençay Gürsoy ve Muhsin Kızılkaya gibi isimlerin bir araya gelmesinin bir sebebi buydu. Diğer sebep ise, Sonbahar'ın bize 2000 yılındaki F Tipi Cezaevleri'ne direnen, ölüm oruçlarına yatan ve sonrasında Hayata Dönüş operasyonu ile susturulmaya çalışan mahkûmları hatırlatmasıydı. Film, Hayata Dönüş operasyonları sonrasında ciğerleri iflas eden ve ömrünün son günlerini memleketi Hopa'da geçirmek isteyen '90 Kuşağı'ndan Yusuf'un yaşadıklarına odaklanıyordu. Emek Sineması'nı hıncahınç dolduran insanları bir de sürpriz bekliyordu. Gösterim başlamadan önce, sinema yazarı Alin Taşçıyan önce film ekibini ve DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'yi, sonra da Türk edebiyatının ve fikir dünyasının yaşayan en önemli isimlerinden Vedat Türkali'yi sahneye çağırdı.

    TÜRKALİ HEYECANLIYDI
    Filmin yapımcısı Serkan Acar sahneden farklı demokratik ve sol kitle örgütleri, parti, sendika ve STK temsilcilerini görünce "Solun yapamadığını sinema yaptı galiba. Hepiniz hoşgeldiniz," dedi ve salon o an alkıştan inledi. Süleyman Çelebi ise sahnede, elinde çiçeklerle Vedat Türkali'yi bekliyordu. Sonbahar'ın emeğin yeni yol haritasının belirlenmesine bir katkı sunduğunu belirten Çelebi çiçeği de Vedat Türkali'ye verdi. Türkali gerçekten duygulanmıştı. 90 yaşında olan yazar "Bana bir işçi temsilcisinin çiçek vermesi beni epey heyecanlandırdı. Bu geceyi yaşatan yönetmen oğlum Özcan Alper'e teşekkür ederim" dedi. Türkali, insanlığın sonunun karanlık olduğunu ve ancak emek gücüyle aydınlanabileceğini söyledikten sonra, bunun için de emekçilerin dayanışma içerisinde olması gerektiğini söyledi. Bu dayanışmanın sinemada iyi bir şekilde yapılabildiğini belirtikten sonra "Sinemanın ortak emek ürünü" olduğunu söyledi. Özcan Alper ise, Sonbahar'ın filmde çalışan ekibin emeğiyle kotarıldığını belirtip ekibine teşekkür etti ve "Vedat Türkali gibi bir geleneği temsil eden yazarın galaya gelmesi bizim için en büyük ödüldür," dedi. Sırrı Süreyya Önder'ın 'bu ülkede en çok eşitlik isteyenler devletin gazabına uğradı' sözünü hatırlatan Özcan, hapishanelerde ölüm oruçlarına yatan insanların sadece kendileri için mücadele etmediklerini tüm Türkiye'nin hapishane olmaması için uğraş verdiklerini söyledi.



    sabah.com
    Konu schizophrana tarafından (14-Oca-2009 Saat 19:50 ) değiştirilmiştir.


19 Sayfadan 1. 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. İnternettele ilgili bazı haberler
    Konuyu Açan: Dolunay, Forum: Bilim & Teknoloji.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 23-Oca-2007, 17:34

Bu Konu İçin Etiketler