2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 12 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Bahar Şenlikleri : Walpurgisnacht, Beltane ve Hıdrellez

  1. #1

    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Mesajlar
    175
    Konular
    40
    Baharın gelişi ve yaz başlangıcına kadar olan süre içerisinde günümüzde de devam eden pek çok özel gün ve şenlik vardır. Bu günlere ait uygulamalar pek çok yerde olduğu gibi Anadolu’da da sürdürülmekte ve kültürün bir parçası olarak toplumun belleğinde yer almaktadırlar; zaman içerisinde çeşitli toplum ve geleneklerce yeniden yorumlanmış, bazen farklı adlar altında işlenmişlerse de hemen hepsinde kökenlerine dair ortak öğeler bulmak mümkündür. Özünde mevsimsel değişiklik ve döngülere bağlı olmalarının yanında hemen hepsi panteist ve pagan içeriğe sahip ritüeller ve sembolizmlerinden izler taşırlar. Mevsimler geçişler makrokozmik-mikrokozmik de denilebilecek insan-doğa/evren bağlantısına büyük önem veren panteist düşüncenin temel kavramları arasındadır. Bunu avcı-toplayıcı ve tarım toplumlarının kalıntıları olarak görmek mümkünse de, ayırdedici yönü ezoterik olarak içerdiği bu insan-doğa/evren manasında gizlidir.


    Bahar şenlikleri Mart ayındaki Nevruz/Ostara ile başlayıp 30 nisan-1 mayıstaki Walpurgisnact ve Mayıs başı şenliği (Beltane) ile devam eder, 5 mayısta kutlanan Hıdrellez de bunlardan biridir. (23 nisandaki Aya Yorgi -St. George- kutlamaları da yine bunlarla ilişkili görülebilir.) Nevruz bir önceki yazıda işlendiğinden, şimdi adı geçen bu şenlikleri tek tek ele alalım:

    30 nisan/1 mayıs : Walpurgisnacht

    30 nisanı 1 mayısa bağlayan gece, hristiyanlık döneminde azizelik payesi verilen Walburga’nın adından türemiştir ve “Walpurgisnacht” almancada “Walpurgis Gecesi” anlamına gelir. (Walburga, çeşitli Avrupa halklarınca Walpurgis, Vaubourg, Bugga, Gaudurge gibi adlarla da anılır.) Hakkında anlatılan katolik hristiyan mite göre, Walburga Almanya’nın Heidenheim manastırında yaşamış bir benedikten rahibesidir. Ölümünden sonra naaşının bazı mucizelere yol açmasından dolayı azize ilan edilmiştir. Daha geç dönemde,- ortaçağ engizisyon döneminin cadılık söylemiyle birlikte- bu gece cadıların Blocksberg dağında toplandığından ve kutlamalar yaptıklarından sözedilmeye başlanmıştır ve bu durum hristiyanlığın tanrı-şeytan ikiliği içerisinde “şeytani” bir uygulama olarak görülmüştür, ancak çok tanrılı pagan anlayışta mutlak bir iyi-kötü ayrımı yoktur ve “şeytan” pagan panteonunda –inanç sisteminde- yer almaz. Pagan tanrılar geç dönemin tek tanrılı kurumlarınca “öteki”leştirilmiş ve yeni kurulan inancı sağlama alma adına kötülenmiştir.

    Aslında, azize Walburga’nın hikayesi tamamen pagan kökenli uygulamaların üzerine kurulu bir pseudo-mittir. Azizenin manastırının bulunduğu “Heidenheim”, almancada “pagan yurdu” anlamına gelir. (Heiden –ingilizce heathen- tek tanrılı dinlerden olmayan anlamına gelen bir sözcüktür, bu durumda anlamı pagan dinlerden olan anlamına gelir. Hristiyanlığın yayılma döneminde bu sözcük özellikle Tötonik ve Nordik pagan inancını taşıyanları tanımlamak için kullanılmıştır.) Ayrıca burada bulunan ve daha sonraları vaftiz uygulamarı için kullanılan kutsal çeşmenin adı “Heidenbrunnen” da yaklaşık olarak “pagan-çeşmesi” anlamına gelir. Pagan geleneğe göre, baharın gelişi 1 mayıs yortusunda da tepelerde büyük ateşler yakılarak kutlanırdı ve gece halk bu ateşlerin etrafında şenlikler düzenlerdi. Şenlik ateşlerinin tepelerde yakılması, çoğu kutsal dağ ve tepede tanrı ve tanrıçaları onurlandırmak için kurulan tapınaklarla da bağlantılıdır, nitekim azize Walburga adına kurulan kiliselerin çoğunluğu bu eski tapınakların üzerine kurulmuştur.

    Walburga; katolik inancında hastalıkların sağaltılmasından sorumludur, fırtınaya ve kıtlığa karşı koruyucudur; balıkçıların azizesidir ve insanları köpeklerden, köpek ısırıklarından korur. Yaşadığı varsayılan dönemde benedikten rahibesi hakkında böyle bir bilgi olmamasına karşın eski kiliselerde buğday demeti ve yanında köpekle resmedilir. Oysa bunlar pagan dönemin tanrıçaları olan Holda –bazen Berchta/Bertha- ve Frigga’nın sembolleridir, Nordik geleneğin kader ve zamanın akışından sorumlu tanrıçaları olan Norn’larla da ilişkisi vardır. Buğday demeti dünyaya baharı getiren tanrıçanın bereketini simgeler –tanrıça kıtlıktan koruyandır- (Anadolu’nun Demeter’inden Roma’nın Ceres’ine ve Kuzey halklarının Holda’sına dek) ve bazı kuzey geleneği tanrıçalarının kutsal hayvanı da köpektir, köpek kuzey geleneklerinde yine verimlik ve bereket sembolüdür. (İnsanları köpekten “koruyan” bir azizenin yanında ve kucağında köpekle betimlenmesi bu açıdan oldukça çelişkilidir.) Tanrıçaların tapımı, hristiyanlık tarafından tüm betimlemeleriyle aynen devralınmıştır. Günümüzde Letonya, Danimarka, Estonya, İsveç ve Almanya’da bu azizenin adına kutlamalar düzenlenir ki bu ülkeler İskandinav ve Baltık denizi kıyılarında konuşlanmış pagan toplumların yaşadığı yerlerdi.

    Walpurgis gecesinde “cadıların toplanıp tepelerde ateş yakması”, aslında bu günün asıl kutlayıcıları olan paganların şenliklerinden başka bir şey değildir, kaldı ki engizisyon döneminde cadılara atfedilen “fırtınaya sebep olma”, “hastalık verme veya iyileştirme” gibi özellikler yine aynı kilise tarafından bizzat bir azizeye atfedilmiştir. Yine aynı kilise, XI. yy.ın sonlarına kadar kadınlara sağaltım, doğa olaylarını kontrol edebilme gibi güçlerin bizzat “tanrı” tarafından verildiğini kabul ediyor ve kutsuyordu.

    [img]http://pagan.***********/blog/wp-content/uploads/blockp1.jpg[/img]

    Walpurgis gecesi diye de bilinen 1 mayıs arifesi diğer pagan şenlikler gibi doğanın mevsimsel geçişleri üzerinden yaşam-ölüm döngüsüne ait misterlerin tekrarlandığı bir şenlikti. Bu geçiş dönemleri okült ve ezoterik yazında “dünyalar arasında” diye tanımlanan özel zamanlardır ve çeşitli ritüellerle maji uygulamaları gerçekleştirilir. Baharın gelişi ve verimlilik kültleriyle bağlantılı olarak, kutsal birleşme ritüeli –tanrı ve tanrıçanın evliliği- sembolik veya aktif olarak canlandırılırdı. –Daha sonları “cadıların” “şeytanla” evliliği tarzında işlenmiş ve düalistik anlayışa indirgenmiştir.- Verimlilik doğum ve yaşamla ilgili olduğu kadar hasat ve ölümle de ilgili olduğundan, doğanın hem yaratıcı hem de yokedici kaotik gücüne duyulan öykünme pagan ritüellerin çoğunda yer almıştır. Walburga’nın çeşitli Nordik dillerdeki anlamı da bu yıkıcılığı ön plana çıkarır şekilde ölüm ve kurban sembolizmiyle de ilgilidir.
    Son olarak, tanrıçayı temsil eden bu azizeye atfedilen bir diğer kutsal günden -24 eylül- bahsetmek Anadolu’yla karşılaştırma yapmak adına belki de yerinde olur. 24 Eylül, doğu kilisesince Silifke yakınlarında yaşadığı varsayılan azize Thekla’nın da kutsal günüdür ama Walburga’ya benzer şekilde bu azize de Silifke’de tapımı yaygın olan Athena Kannetis’le bir tutulmuş hatta azizenin –Athena’nın- kutsal alanı Nazianus gibilerince “parthenon” olarak adlandırılmıştır.(“Parthenon” bakireler evi anlamına gelir ve Athena rahibelerini tanımlamak için kullanılır, “bakirelik” burada kendi kendisinin sahibi olan kadın demektir.) Silifke civarındaki bu tarz çoğu kilisenin eski Zeus ve Athena tapınakları üzerine veya yanına inşa edildikleri de unutulmamalıdır.

    Aya Thekla tapımı İstanbul’da 24 eylül günü Büyükada’daki Aya Yorgi kilisesinde gerçekleştirilir ki bu durum da sonbahar ekinoksu olan 21 eylül -öncesi ve sonrasında- yapılan pagan şenliklerde göze çarpan tanrıça ve tanrının onuruna yapılan uygulamaları çağrıştırır.






  2. #2
    MurKy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    280
    Konular
    23
    Hıdrellez Türkiyede Kutlanıyor Mu. . Gitmek İsterdim de. . Tanıdık yok be

  3. #3
    MALCOLMX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2006
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    1.216
    Konular
    292
    kutlanmazmı ya bizim burda hıdrellez çok güçlü bir gelenektir....

  4. #4
    Bahar Şenlikleri : Walpurgisnacht, Beltane ve Hıdrellez Nora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2006
    Mesajlar
    3.007
    Konular
    115
    Eskiden heryerde kutlanırdı zaten... artık hiç rastlamıyorum hatırlayana...

  5. #5
    MALCOLMX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2006
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    1.216
    Konular
    292
    valla bizim burda her yıl çoşku ile karşılanır hıdrellez ama baska yerleri bilemem....

  6. #6
    YankeeRose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2006
    Mesajlar
    386
    Konular
    29
    Sabbat kelime anlamı olarak bayram demektir. Estabat ise tekrarlanan önemli gün demektir. Eski dinlerde estabat günler aya göre ayarlanırmış günümüzde de gerek pagan gerek wicca gerek neo paganlar da estabat günleri aya göre düzenlemektedir.

    Ay senede 13 kere dolun ay şeklini almaktadır bu nedenle bir sene toplam 13 estabata denk gelir. Pek cok pagan yapılar da bu sebepten dolayı 13üyeden daha fazla üye barındırmaz.
    Eski inançlarda mevsimler ve toprağın ürün veriş zamanları kutlanırdı. Bu sebepten dolayı mevsim dönümleri önemli yer tutar. Yine aynı şekilde mevsimlerim tam artasında en uzun gün ve geceyie denk gelen solisticeler ve gün eşitliklerine denk gelen ekinokslar vardır. Bu günler de bayramlara (sabbat) tekabul eder.

    Çeşitli inançlar farklı sabbat tarihini öne cıkarmasına rağmen her biri önemlidir. Örneğin pek cok wicca için Ostara diğer günlerden daha önemliyken bazı ruhani satanistler yule bazı modern satanistler ise Walpurgisnacht'a önem verirler.
    Yule: 21 Aralığ'a denk gelen en uzun gece anıdır. Diğer adı Alban Arthuran olup yıl başına tekabul eder.
    Imbolc: 31 Ocak 1 Şubat günüdür. Diğer bir adı Candlemass olup, Kışın bitişini belgeler.
    Ostara: 21 Mart gün ile gecenin eşit olduğu andır. Vernal ekinoksu da denir.
    Beltaine: Walpurgisnacht da denir. Nisanın 30'unu Mayısın 1 ine bağlar. Yazın başlangıcını simgeler. Lavey bu tarihe Chuch of Satan kuruluşunu denk getirmiştir.
    Litha: En uzun gün. 21 Haziran tarihine gelir.
    Lughnassad: Diğer bir adı Lammas'dır. 31 Temmuz'u 1 Ağustos'a bağlar ve son baharın gelişini simgeler.
    Mabon: Gündüz ile gecenin eş olduğu 21 Eylül tarihidir.
    Shamhain: Diğer bir değişle kutlular gözü anlamına gelen Hallow-eye veya Halloween. 1 Kasım tarihine gelir.
    Bunun haricinde kişinin doğduğu gün de önemli gün azledilir.

  7. #7
    hexagram hexagram isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    evet şuanda imbolc'ı beklemekteyim,hem doğum günüme de yakın..

  8. #8
    Şaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    610
    Konular
    86
    her bir bayramın kendine ait tütsüsü yağı ritüeli vardır ama bunlar kalıp şekilde değildir.genelde kişi kendi oluşturur.

  9. #9
    uACansu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2006
    Mesajlar
    411
    Konular
    4
    burdada bütün ilçe kutlar belediye tarafından da birsürü etkinlikler olur ama tabi büyük şehirlerde olmuyo olabilir

  10. #10
    Bahar Şenlikleri : Walpurgisnacht, Beltane ve Hıdrellez AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    11.901
    Konular
    1612
    :::Beltane ve Hıdırellez Anlamı ve Gelenekleri:::

    Beltane akşamındayız, bereket bolluğun yayıldığı mucizelerin gerçek olduğu, zorlukların ve engellerin kalktığı bu Mayıs gününde tüm kapılarınızın açılmasını, şifanin ve bereketin hep hayatınızda olmasını diliyoruz....

    Güneş babanın toprak anayı ısıttığı ve bu yüzden bereketin yayıldığı, çiçeklerin açtığı ve yeniden doğuşun olduğu bu günler tarih boyunca Mayıs bayramı olarak kutlanagelmiştir.

    1 Mayıs Kelt geleneğinde Beltane olarak adlandırılan bu doğa bayramı Tanrı ve Tanrıça'nın "Kutsal Birleşme" yani Hieros Gamos'u gerçekleştirdiği ve doğanın uyanışının gerçekleştiği süreçtir. Roma'da Floralia olarak geçer.

    Mayıs Bayramı uzantısı olan 5 Mayıs Kültümüzüde Hızır ve İlyas'ın buluşması olarak Hıdırellez olarak geçer. İlyas denizden, Hızır toprakdan gelir. Hızır kelime anlamı olarak yeşil adam demektir. Hızır inancında Hızırın geçtiği yerlerde yeşillikler açar... Ve bu inanışın farklı kültürlerde de olduğunu görüyoruz. Avrupa inançlarında "Green Man" Yeşil adam, dedikleri doğanın kutsal eril ruhu, eril ateşiyle, toprak ananın uyanışını sağlar.

    Dünyanın astronomik döngülerini (ekinoksları ve gün dönümlerini) baz alacak şekilde bir çember yaparsanız (buna doğa döngüsü denir), astronomik olarak Hıdırellez, ilkbahar ekinoksu ile (20 Mart), yaz gündönümü (21 Haziran) tam orta noktasına denk gelir. Yani 5-6 Mayısa. (Dünyanın eliptik yörüngesi 45 derece yapmış oluyor).

    Mayıs Bayramı (1-5 Mayıs) için neler yapılır?

    *Mümkün mertebe doğaya, yeşilliği ve su kenarlarına çıkın.Toprak anaya dokunun ve kutsal babanın ateşini teninizde hissedin. Yaşamın ikisinin birlikteliğinden nasıl doğduğunun farkına varın. Çiçeklerden izin isteyerek biraz eve getirebilir, saksıya ekebilir ve doğanın kutsamalarını davet edebilirsiniz.

    *Anadolu inancında doğada gezerken, Hızır'ın ayak bastığı yerlerden geçmek, böylelikle onun şifasna bereketin ulaşmak dilenirdi.

    *Mayıs Bayramı, hemen hemen bütün geleneklerde, eril ve dişil enerjinin, tanrı ve tanrıçanın, suyun ve ateşin, gök babanın ve yer ananın birleştiği gün olarak kabul edilir. Eski pagan dönemlerinde evlilikler o yüzden Mayıs bayramında (1 mayıs -6 mayıs arası) yapılırdı. Siz de içinizdeki eril ve dişil enerjinin dengelenmesine niyet edebilirsiniz. Buna niyet ederken, bir kap suyun üzerinde mum yakabilirsiniz (tea light), veya su kenarlarına gidebilir ve mumunuzu orada adak olarak yakabilirsiniz. Bugün dengelenme bayramıdır...

    *Mutlaka ateş yakın. Veya ateş yakılmış bir yerde bulunun. Ateşe bakıp, onun yükselişini, havaların ısınmasını ve arınmayı hissedin. Ateşten atlama keltlerden, Türklere kadar bir çok gelenekte uygulanır. Bunun manası ateş ile kutsanmak, ateşin yaşam enerjisiyle dolmaktır. O yüzden ateşten atlayabilirsiniz. Eğer ateş yakılmamışsa, evde mum yakabilir veya küçük kapta ateş yakıp atlayabilirsiniz. Bazı geleneklerde evin her odasında mum yakılırdı.

    *Çamurdan dilekler yapıp, gül ağacı altına koyabilirsiniz. 6 mayıs sabahı, bu dilekleri alıp denize atabilirsiniz. İnanca göre Hızır dileğinizi görür ve İlyas ile denizde buluştuklarında dilekleriniz gerçek olacaktır.

    *Bahtınızın, kısmetinizin ve varsa engellerinizin açılması için, 5 Mayıs gecesi bir kiliti gül dalına asabilir, 6 Mayıs sabahı, kiliti üç defa açarken "Bahtım ve kısmetim de bu kilit gibi açılsın" diyerek açık bırakabilir ve sorna denize atabilirsiniz. Kilidin açılması gibi bahtınız da açılacaktır.

    *Gül ağacına 5 mayıs akşamı küçük bir para kesesi asabilir ve 6 Mayıs sabahı alabilrisiniz. Uğur parası olarak kullanabilirsiniz.

    *6 Mayıs sabahı küçük bir doğa yürüyüşü yaparken çiy toplayabilirsiniz. Kelt inancında Mayıs bayramı çiyi ile yüz yıkamak bir yıl boyunca güzelleştirir. Yine Anadolu inancına göre bu çiyi içmek, tüm hastalıkları iyileştirir ve şifa verir. Hatta Anadolu'da bu çiy ile yoğurt mayalanır. Bu yoğurdun çok şifalı olduğuna inanılır. Siz de bunu yapabilirsiniz.

    *Yine yukarıdaki adetin devamı olarak Anadolu geleneğinde, doğadan çiçekler ve otlar toplanır, bunlar kaynatılırdı. Bu suyu içmek tüm hastalıkları iyileştirdiğine, bu suyla 40 gün yıkanmanın -aynı kelt inancındaki gibi- güzelleştirileceğine inanılır. Öyleyse hıdırellez suyu yapabilirsiniz: 6 Mayıs günü, özellikle kaynatılabilecek (papatya, karahindiba, adaçayı vb.) zehirli olmayan otları toplayın ve çiy toplayın. BU otları doğal kaynak suyuyla kaynatın ve bir kısmını içip, bir kısmıyla (ek suya koyarak) 40 gün banyo yapabilirsiniz.

    *1 Mayıs sabahı oluşan çiylerle yüzün yıkanmasının kişiyi çok güzelleştirdiğine inanılır ve Kelt inancında çok sihirlidir.

    *Hıdırellez de bütün kapılar ve pencereler açılır, doğanın enerjisi, bereketi bolluğu eve davet edilirdi. Siz de pencereleri açabilirsiniz ve o bereketi davet edebilirsiniz.

    Beltane ve Hıdırellez Kutlu Olsun
    Efe Elmas
    Kadim Lisan

    Kutlu Olsun...



2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Bahar Getirdim Sana-Can Dündar
    Konuyu Açan: biggang, Forum: Not Defteri.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25-Mar-2008, 09:50
  2. Shakespeare / Bahar Noktası..
    Konuyu Açan: Kinyas, Forum: Oyun İncelemeleri.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28-Şub-2008, 22:34