Birde piramit olmayan ama köklü bir geçmişe sahip olan Hindistan’a uzanalım:
“VİMANALAR
‘Salva’nın uçan aracı çok gizemliydi; gökte bazen görünüyor, bazen kayboluyordu. Yani görünmeme yeteneği vardı. Yadu Hanedanı’nın savaşçıları bu garip aracı bir türlü tam olarak algılayamadılar; bazen yerde bazen gökte beliriyor, sonra birden bir tepeye veya bir ırmağın kıyısına konmuş olarak ortaya çıkıyordu. Bu uçan harikulade araç, gökte bir ateş fırıldağı gibi dönüyor ve bir an bile yerinde durmuyordu.’
Bhaktivedanta, Swami Prabhupada, Krsna
‘Pushpaka bir gök arabasıydı, insanları Ayodhya kentine taşıyordu. Gök bu harika uçan araçlarla doluydu, gece karanlığında yaydıkları sarımtırak göz kamaştırıcı ışık göğü aydınlatıyordu. ‘
Mahavira, Bhavabhuti …”
Vimana yazısını Siriusufo.org sayfasından alıntıladım. Orada Vimanaların Ufo olabileceği yorumu yapılmış ama yeryüzü kaynaklı olma olasılığı, üstteki örneklerden sonra daha yüksek olasılıklı geliyor .
İlginçtir, gizemli konulara meraklı küresel medya, nedense bu konuları açıkça ortaya koyup, atalarımızın esasen yüksek bir teknolojiye sahip olduğu gerçeğini tüm dünyaya duyurmuyor.
Martin Bernal’in bir tespiti vardı; Batı “ İlerlemeci Tarih Modeli’ni” tarihi yazmak için tek ve biricik bir yöntem olarak kullanıyor. Böylece İnsanlık hep ileri gidiyor; tekonoloji sürekli ilerliyor; örneğin insanlar uçağı ilk defa keşfediyor. Tabii keşfeden de Batı Uygarlığı! Bu nedenle insanlığın daha önce uçağı keşfettiğine dair bilgiler görmezden geliniyor ya da sümenaltı ediliyor.
Bu bayrağı taşıyanlar tarihi sansürlüyorlar. Örneğin Sümerce-Türkçe bağlantısını red ediyorlar, Eski Yunan Uygarlığı’nın Mısır ve Fenike tarafından beslendiği gerçeğini karartıyorlar. Çin’deki mühendislik harikası olan ve Uygur Türklerinin 2500 yıl önce Tanrı Dağları’ndan , Taklamakan Çölünün 110 km altından 5100 km.lik mesafeden Turfan Havzası’na su getirmek için yapmış oldukları Karız Sulama Kanallarının değerini küçültmeye çalışıyorlar. ( Bizim bugün Türkçe’de kullandığımız meyvelerin tazeliğini belirten “ Turfanda” sözcüğünün kaynağı bu bölgedir.) .
Diğer bir ilginç davranış ise Beyaz Piramitlerini saklayan Çin’den geliyor. Beyaz Piramitlerin içie dair henüz bir yazı görebildik . O yazıda da içinde “ ay-yılıdz, kurt” motifleri ve 3 m.lik Oğuz Kağan’ın taştan temsili olduğundan bahsediyordu Belki piramitler ile Türk Kültürü arasındaki bağ yüzünden piramitleri dünyaya açmak, Çinlilerin işine gelmiyordur, kim bilir?
Hatta ülke içinde bile Bilim ve Ütopya Dergisi’nin 2005 Şubat Sayısı’nda duyurduğu Göktürklere ait “ ay-yıldızlı para” bile, Batı’nın resmi tarihine ters düştüğü için gündeme gelmeden, kayboldu gitti:
İşte görüldüğü üzere Atalarımızın teknolojik seviyesini gösteren dünyanın dört bir yanından bulgular varken, biz sanki teknolojik gelişmeyi yeni yeni oluşturuyormuşuz gibi tarih kitapları yazıyoruz.
Şimdi neden yine onca efsaneye rağmen efsanelere göre piramit teknolosinin kaynağı olan Atlantis ve Mu Kıtası hakkında düzgün bir araştırma yapılmadığını ya da neden Ufo Gözlemleri konusunda elle tutulur bir açıklama yapılmadığını ve bu konuların geçiştirilmeye çalışıldığını anlamışsınızdır: “ Birilerine göre bazı bilgiler sadece seçkinler içindir, bizler için yani halk için değil.” Bizlere “ilerlemeci tarih modelini” dayatıp, ona inanmamızı ve de “teknolojik ilerlemeye ilk defa ulaştığımızı” inanmamızı istiyorlar.
“Futbol sadece futbol değil” diye bir slogan var, tıpkı onun gibi “ tarih sadece tarih değil, parasal ve siyasal gücü elinde tutanların yap-boz tahtası”...
KAYNAK







Alıntı ile Cevapla
AuschwitzKaizer