Bende; anlaşma konusunda tam bir bilgiyi şimdiye kadar baktığım
hiçbir kaynakta bulamadım.
Neden sakladıklarımı anlamıyorum.
Herkesin özgür iradesi, seçim şansı olmalı sonuçta.
Bu bilgileri bilenler; ya çok hümanist insanları koruyor.
Ya da çok bencil; bu pastanın tadına sadece kendileri baksın istiyor.
Tanrıyla anlaşmak çok kolayken; şeytanla anlaşmak çok zor görünüyor.
Tanrı dedikleri bu durumda daha basit bir varlık gibi duruyor.
Şeytan sanki peşinden koşulup da ulaşılamıcak bir varlık gibi.
Herşeyi verirmiş,herşeyi yaparmış şeytan, tabi bulabilirsen.
Sanki şeytana ulaşmak; Tanrı ya ulaşmaktan daha kolaymış gibi olunca.
Kendi Tanrı kavramlarını da garip, aciz konuma düşürdüklerinin farkına varmıyorlar.
Biri çıkıp anlatıcağını beklemektense, demonu aylarca çağırsanız gelirdi heralde şimdiye.
Demon Bimle Goetik deneyim gibi; birisi de yaşadığını anlatsa;
en azından merakımız giderilmiş olurdu.
Çoğu kişi yapacağından değil; merakından bilmek istiyor zaten.
Ama anlaşmalar gizliydi değil mi?
Sanırım bu yüzden herkesin ağzına bir kilit vurulmuş halde.
Bir korku impatorluğu da kurulmuş vaziyette.
Tanrıdan korkmazken şeytandan korkmak.
Hele de ruhunu şeytana satmışken.
Hani dedikleri gibi bir cehennemi de varsa
haketmişken epeyce bir garip kaçıyor.
Ne kalmış ki kaybedecek geriye.
Şeytanın rızasını kaybedip de, cehennemi kaybetmekten
mi korkuyorlar? Böyle de tuhaf birşey anlıyorum ben.
Kaybedecek birşeyi olmayan birisi şu anlaşma konusunu
bir anlatıverirsin artık.
Yıl oldu 2012. Şeytanla anlaşma konusu halen bir gizem.
Yeterin artık. Yoksa cennetten el sallarız size