Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Alex Proyas

  1. #1
    Alex Proyas nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.242
    Konular
    2857

    Alex Proyas




    Mısır doğumlu yönetmen Alex Proyas, üç yaşından beri Sydney’de yaşıyor. 17 yalında Avustralya Film ve Televizyon Okulu’na kabul edilen Proyas, ilk yılında çektiği “ Groping ” adlı kısa metrajlı filmle dikkatleri çekmeyi başardı. Film, Londra Film Festivali En İyi Kısa Film, Sydney Film Festivali En İyi Kısa Film ve Melbourne Film Festivali Boomerang Ödülü gibi uluslar arası ödüllerin sahibi oldu. 1982 yılında “ Spirits of the Air, Gremlins of the Clouds ” adlı ilk uzun metrajlı filmini gerçekleştiren yönetmen, bu filmle de pek çok festival ödülünün sahibi oldu. okulunun ikinci yılında Meaningful Eye Contact adlı yapım şirketini kurdu. Los Angeles’daki Propaganda Filmleri ve İngilitere’deki Limelight Filmleri ile anlaşma yaparak pek çok ortak yapım içerisinde yer aldı. INXS, Crowded House, Fleetwood Mac, Cutting Crew ve Rick Springsfield gibi mizsyenlere video klip çeken yönetmen, aynı zamanda Nike, Coca Cola, Pepsi, Swatch, Nissan, Kleenex, Castrol, Philips ve daha birçok büyük şirketin reklam filmlerini gerçekleştirdi.

    Yunanlı bir ailenin çocuğu olarak 1963 yılında Mısır'da doğan Alex Proyas 3 yaşındayken ailesi ile beraber Avustralya'ya taşındı. Proyas işe müzik videoları çekerek başladı ki kariyeri boyunca da 100'ün üstünde video klibe imza attı.

    Birkaç kısa film denemesinden sonra Avustralya'da yaşayan Proyas'ın ilk uzun metraj çalışması 'Spirits of the Air Gremlins of the Clouds' oldu. Ülkesi eleştirmenleri tarafından oldukça beğenilen bu film Proyas'a Hollywood kapılarını açtı.
    Genç yönetmenin ABD'deki ilk filmi 'The Crow' hem büyük bir başarı hem unutulmayacak bir şansızlıktı. Filmin çekimleri sırasında talihsiz bir kaza sonucu başrol oyuncusu Brandon Lee vurularak ölmüştü. Bu ölüm filmin şöhretini daha da katladı ve Proyas henüz ilk filmiyle müthiş bir gişe başarısına imza attı.
    Yönetmenin bir sonraki filmi 'Dark City' ise kendi türünün en iyilerinden biri olarak bir modern klasik oldu. Roger Ebert'in 1998 yılının en iyisi olarak gösterdiği film bilimkurgu türüne yeni bir açılım getirdi ve kendisinden sonraki birçok filme ilham verdi.
    Henüz iki filmle ABD'de kendi hayran kitlesini yaratan yönetmen için 2000'li yıllar beklenildiği kadar harika geçmedi. 2002 yılında yaptığı 'Garage Days' neredeyse hiç ilgi görmedi. Rock müzik sevgisini filmleştirmek isteyen klip Proyas genel kanıya göre video klip yönetmeni kimliğinden sıyrılamamıştı.
    Ancak kendisinden sıkı bir bilimkurgu daha çekmesini isteyenleri daha fazla bekletmeyecekti. Yönetmenin beşinci ve şimdilik son filmi 'IRobot' oldu. Film hem seyirciden hem de eleştirmenlerden çok farklı tepkiler aldı. Bir kısım filmin bilgisayar ortamında yaratılan görsel dünyasını eleştirse de genel kanı Proyas'ın yine orijinal bir işe imza attığı yönündeydi.
    Proyas’ın adı şu sıralar bir Marvel uyarlaması olacak olan 'Silver Surfer' ile anılıyor. En son 'Fantastic Four 2'de karşımıza çıkan Gümüş Sörfçü'nün Proyas'ın elinde nasıl yorumlanacağı merakla bekleniyor.

    Filmografi
    I Robot
    Garage Days
    Dark City
    The Crow
    Spirits of the Air Gremlins of the Clouds

    ALINTIDIR.

    alex proyasın beyin kıvrımları normalden biraz farklı. filmleri, uslu evlat, sus-pus vatandaş tipinde olan yani sıradan bir insanın ısınacağı türden bir yönetmen değil. crow ve dark city gibi insanın aklını allak bullak eden iki mükemmel filmle kariyerine başladı. proyasın şansızlığı, benim tahminime göre iki sebepten kaynaklanıyor. birincisi, aynı dönem ortaya çıkan isimler arasında sinema çevrelerinin tek bir isme yönelmesi diğer ismi mümkünse görmemezlikten gelmesi. buster keaton-charlie chaplin, van damme-dolph lungren, aklıma ilk gelenler. malesef proyas bu konuda david fincher’a karşı elenmiştir. proyas, orson welles gibi büyük söylemini büyük sinemasıyla bütünleştirebildiği için aforoz edildi bir dönem. diğer sebep ise sineması hem protest özellikler taşıyordu hem de tanrıyı, dini pek söylemlerine karıştırmayan hatta ateizme yakın duran bir anlatıma sahipti. söyleminin aykırılığını yönetmenliğinin-kurgusunun sertliğiyle birleştirip bunu mükemmel bir görsellikle ortaya koyabiliyordu. bu durumda tabii ki, anlatımı ve söylemi daha yumuşak, kurgusu ise oldukça naif olan fincher’ın göklere çıkarılması kaçınılmaz oldu. bu yüzden ben robot filminde proyasın dehasını değil sadece iyi yönetmenliğini seyretmek zorunda kaldık. o film proyasın denenme filmiydi ve onu knowing-kehanet’in yönetmenliğine taşıyan süreci başlattı. proyasın muhalif söylemi kalmış mıdır, kendini küllerinden yaratabilecek midir bilmiyorum. hep birlikte görücez…önümüzdeki bir kaç yıl çekeceği filmlere bakarsak düzen yanlısı bir yönetmen olma yolunda emin adımlarala ilerliyor ya çıkmadık candan umut keslmez...



  2. #2
    Takesikitano - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    88
    Konular
    4
    Lucid rüya tekniğini kullananlardan.
    proyasın şansızlığı, benim tahminime göre iki sebepten kaynaklanıyor. birincisi, aynı dönem ortaya çıkan isimler arasında sinema çevrelerinin tek bir isme yönelmesi diğer ismi mümkünse görmemezlikten gelmesi. buster keaton-charlie chaplin, van damme-dolph lungren, aklıma ilk gelenler. malesef proyas bu konuda david fincher’a karşı elenmiştir. proyas, orson welles gibi büyük söylemini büyük sinemasıyla bütünleştirebildiği için aforoz edildi bir dönem
    Tespitiniz çok güzel olmuş.Dark Cıty filmi herkesin ölmeden önce seyretmesi gereken filmlerden.Müthiş farkındalık yaratan bir film.Son filmleri olmasa S.Kubrick ''el''vermiş derdim..