3 Sayfadan 3. İlkİlk 123
Toplam 21 sonuçtan 21 ile 21 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Aleister Crowley(LİBER AL VEL LEGİS-Kanun Kitabı)

  1. #21
    sidar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Büyükada.
    Mesajlar
    3.512
    Konular
    338
    Kanun Kitabı Şifreleri ;

    Burada bu kitabı tartışma konusu yapmayacağız ancak şifrelere biraz ışık tutacağız, bize neler anlattığını bulmaya çalışacağız. Aşağıda ki girişte üç farklı şifre mevcuttur. Her grup kendine göre şifre çözdüyse de bizim şifre çözücümüz Aleister Crowley’in kendisidir. Kitap 1904 yılı Nisan 8-9-10 da saat 12:00-13:00 arasında Aiwaz veya Aiwass adındaki bedensiz bir varlık tarafından Crowley’e yazdırılmıştır. İlk olarak bu varlıkla 7 nisan günü iletişime geçmişlerdir. Kitabın şifreleri kitap gelmeden önce ilk temasta verilmiştir. Liber Al vel Legisolarak adlandırılan bu metin Kanun Kitabı olarak bilinmektedir. Satanizme öncülük eden bu kitap birçok grup tarafından ve günümüzde de birçok “order” tarafından kabul edilmektedir. Bu “order” lar kendilerince kelimeleri aşağıdan, yukardan, tersten belirli sıralara göre okuyarak şifrelerini çözmeye çalışmaktadır. Öncelikle sizlere kitabın girişinden bahsedeceğim. Belki birçoğunuz “Liber al vel legis” sözünü merak ediyorsunuzdur. Aslında pek merak edilecek bir şey olmasa da burada da bir gizem yattığını iddia edenler var. Latince olarak Kanun Kitabı demektir ancak “AL vel” bağlacının kullanımında pürüzler vardır. Bu yüzden Türkçe veya İngilizce çevirisinde kanun kitabı olarak çevrilse de birçok Majisyen topluluğu yani “Order”lar veya gruplar buna itiraz etmekte farklı bir anlamının olduğunu söylemektedir. Liber kitap demektir Legis; hukuk, kanun olarak çevirmek yanlış olmaz. “Al vel” of bağlacı gibi düşünülmekte ancak “vel” “ve” demektir. “Al” kelimesinin “god” yani tanrı olduğunu iddia edenler var. Aslında “iyi, doğru, güzel” anlamında da kullanılıyor. Vel burada ki gizemi yaratmaktadır. Vel burada hem bağlaç hem de “veya” olarak şifrelenmiş bu söze ışık tutmaktadır. Yani burada “kanun kitabı veya …” ve “bu kitap aslında” anlamındadır. Buradan yola çıkarsak “Tanrının doğru kanunları kitabı” olarak çevirilir. Daha sonra S V B F I G V R ÂCCXX şeklinde devam ettiğini göreceksiniz. Türkçe çeviride bu atlanmış ancak biz burada bunu atlamayacağız. Sub figura için farklı dillerde birçok tercüme sunabiliriz. Ancak bizimde bildiğimiz Figür kelimesi şekildir. Biraz Latince biraz İngilizce ve daha başka farklı dillerde düşünelim. Çünkü Crowley tek bir dil ile çözülmeyeceğini söylemiş. O zaman şunları buluyoruz “S V B F I G V R Â =Sub figura=altındaki rakam, altındaki şekil, mecazi anlam, altında yatan anlam, rakamların altında yatan anlam” buradan rakamlara bakarsak CCXX=220 XCIII=93 DCLXVI=666 rakamlarını buluyoruz. 418 ise CCCCXVIII oluyor. Peki Crowley bu şifrede hata mı yaptı bize ipucumu vermek istiyor. 418 benim sayımdır diyor peki neden? Rakamları ters çevirdiğimizde IVXLCD çıkıyor. Farklı bir hesaplama yaparsak sonuç 644+12=666 şeklinde çıkıyor. Ayrıca rakamları ayrı ayrı yazıp topladığımızda ilginç rastlantı veya bilerek yerleştirilmiş sonuçlar elde ediyoruz. 4+1+8=13 burdan bulduğumuz sayı 4 diğer bir rakamımız 220 = 4 666= 9 rakamları toplarsak 4+4+9=17 bulduğumuz sayılar 418 ve 220 4+1+8+2+2+0 =17 diğer sayımız 644+12 yani 6+4+4+1+2=17 ve bize şöyle diyor bunun altında yatan anlam 666.

    Gelelim İncil de bu rakamların karşılığına. Biz burada İncil’in doğruluğunu veya yanlışlığını tartışmıyoruz. Sonradan değiştirilmiş veya diziliş sırası yanlış hesaplanmış bile olsa bu bilgileri 1904 yılında elde ettik. O zaman değiştirildiyse de veya ayetlerin sıralaması yanlış ise de Aiwaz bize bu değişmiş bilgiler üzerinden bir şey söylediği için sonuç değişmeyecektir. Ayrıca Enok yazmaları ile konunun benzerliğine bakınca daha ilginç sonuçları göreceğiz. Enok yazmalarının 1947de ölüdeniz de bulunan parçalarına bazı işaretler göndermesi de hayli ilginç. Şimdi İncile baktığımızda rakamların sırası ile bakıldığında şöyle sonuçlar görüyoruz. 13. Vahiy şöyle diyor 1- Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı, başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı.4-İnsanlar canavara yetki veren ejderhaya taptılar. "Canavar gibisi var mı? Onunla kim savaşabilir?" diyerek canavara da taptılar16-Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu. 17-Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin. 18-Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666’dır.

    Burada belirtilen ejderha şeytandır. Şimdi bu konudan sıyrılıp Ejderha figürünün majide ki yerine değinelim. Çoğumuz majide ejderha figürünü gözümüzde canlandırırız. Aslında canlandırdığınız bu figür majisyen iseniz sizin enerjinizle harekete geçen bedensiz varlıktır. Yani buna demon veya cin diyebilirsiniz. Sonuçta ne derseniz deyin bu canlandırdığınız şekil Şeytana veya Lucifer’e bağlı bir varlığın sembolüdür. Büyülerde oldukça işe yaradığı söylenir. Bunu ben değil Crowley’in bağlı bulunduğu Altın Şafak Cemiyeti söylüyor.
    Çoğumuz avucumuzda VI veya başka isimler yazdığını görmüşüzdür. Sağ avucumuza baktığımızda tersten VI=6 roma rakamını görürüz. Buralara daha fazla yorum getirmeyeceğim. Enok’un kitabı ve eski lahit üzerinden iz sürmeye, şifrelere ışık tutmaya devam edeceğiz. Tekrardan ilk bulduğumuz sayılara dönerek XCIII=93 9+3=12 1+2=3 ; 418 4+1+8=13 1+3=4 ve DCLXVI= 666 6+6+6=18 buradan 1+8=9 yani 666’nın değerinin 9 olduğunu ve bulduğumuz bu sayıları birazdan okuyacaklarımızı okumadan önce tekrar hatırlayalım. Bu sayılar aklımızın bir köşesinde dururken Enok’un hikayesine dönelim. Ölüdeniz metinlerinde bulunanlar M.Ö 250- M.Ö 68 yıllarına aittir. Hem eski lahit hem de yeni lahit aynı şekilde Enok’tan söz eder. Bu benzerlik Enok’un kaybolması ve tanrı tarafından yanına alınmasıdır.

    “Enok rüyasında zirvesi göğe kadar yükselen bir dağa çıktığını görür. Orada Allah, Enok’a kendi ismini terkip eden harflerin üzerinde kazılı olduğu altından yapılmış bir üçgen gösterir, fakat bu ismi hiçbir zaman telaffuz etmemesini emreder. Ancak bu ismi nasıl telaffuz edeceğini kulağına fısıldar. Bundan sonra Enok birbiri üzerine inşa edilmiş sekiz kemeri geçip “9.” kemerin altına gelir. Burada aynı altın üçgeni görür ve yanına alarak dünyaya döner. Daha sonra Nuh tufanın yakın olduğunu bildiği için yeraltında bir mahzende rüyada gördüğüne benzeyen “9” kemer inşa eder. Kıymetli taşlarla süslenmiş aynı üçgeni yapar ve akik bir taşın içine yerleştirir. Ve rüyasında 9 kemerin altında gördüğü bu harfleri bu üçgene yazar ve bunu beyaz bir mermerden kaidenin üzerine koyar. Bu 9 kemerin içine iki de sütun inşa eder; bronzdan yapılmış birinci sütunun üzerine o zamana kadar bilinen sanatları ve masonluğun aletlerini ve üçgene kazıdığı harfleri yazar. Mermerden olan ikinci sütuna ise bu harflerin nasıl telaffuz edileceğini yani “4” sessiz harfin arasında kalan sesli harfleri yazar. Tufan olunca bu yerin altında ki mahzende sular altında kalır. Sular mermer sütun üzerinde ki yazıları eriterek sildiği için kelimenin nasıl telaffuz edileceği yine bilinmez. Sadece bronz sütun üzerinde ki harfler kalmıştır. Şu halde kelimenin yine sessiz harfleri bilinmekte ancak sesli harfleri bilinmediği için nasıl telaffuz edileceği bilinmemektedir. Enok Allah’ın kulağına fısıldadığı kelimenin harflerini ve nasıl okunacağını bu iki sütuna yazmıştı. Şu halde bu iki sütunu alttan ve üstten birbirine bağlayan kemerler her iki kaynaktan gelen bilgileri birbirine bağladıklarını remzederler işte 13. Derecenin nihai öğretisi burada saklıdır…” (Erman 2004)

    “Süleyman’da mabedi yapmak için aynı yeri seçer ve aynı şekilde 9 kemer inşa eder. Mabedin bitmesinden sonra masonlar Tanrının kutsal ismini Hz. Süleyman’dan kendilerine öğretmesini ister. Hz. Süleyman onlara Enok harabelerinde araştırma yapmalarını öğütler. Araştırma yaparken gizli girişe rastlarlar ve içeri girerler. Tanrının kutsal isminin yazılı olduğu altın üçgeni bulup Hz. Süleyman’a götürürler. Hz. Süleyman peygamber olduğu için kelimeyi okuyup bilmesine rağmen onlara öğretmeye yetkisi yoktur. Bulanları ödüllendirmek için onları “RA” derecesine yükselterek onları royal arch masonu yapar.” (Ayan 2000)

    Ölüdeniz yazmalarına göre Tanrı insana iki tür ruh vermiştir. Biri doğruluğun yolundan giderken ötekisi sapkınlığın yolundan gider. Kurallar yazması bölüm “3”te şöyle bahsedilmektedir. “Bir ışık kaynağından doğruluk kökünü almaktadır Sapkınlık ise karanlıkların kaynağından Işık Prensinin elinde, Doğruluk hükümdarlığının oğulları vardı Işık yolundan yürüyorlardı Karanlıklar prensi ise, Sapkınlıklar hükümdarlığını elinde bulunduruyordu, Ve onlar karanlıkların yolundan yürüyorlardı.” Yalnız burada dikkat edilmesi gereken iyi ve kötü kavramlarını Tanrı insanlar için yaratmıştı. Ve hüküm günü gelene kadar bu ikisi arasında savaş sürecekti. Bu kavramlar semavi dinlere Şeytan kavramının nasıl girdiğine dair ipucu vermektedir. Burada anlatılanlara bakarak özetlersek insanların karanlık oğullarına veya ışık oğullarına katılmaları tamamen Tanrının önceden yaptığı bir seçimdir. Bu inanış İslami inanışta da vardır. Ancak insanlar yanlış yola sapsalar da doğruyu bulduklarında ödüllendirileceklerdir.

    Kanun Kitabına gelmeden önce Crowley kehanet konusunda şifreler için gezegenlere bakmamızı öneriyor. Gezegenlerin sayılarının toplamı 42 dir. 4+2=6 verir. 6 insanı mı simgeler yoksa 42 derin bir bilgeliğimi veya yaşamın tüm sırlarını mı verir gibi bu sayılar üzerinde oldukça teori üretildiğini unutmayın. 6*7= 42 dir. 6 insan, 7 yaratılış 42 ise bunun cevabı olduğunu iddia edenler var. Amacımız felsefi düşünerek Crowley’in uyarısını dikkate almamak değil. Ancak maji üzerine düşünebiliriz. Çoğu insanın hala kullandığı Altın Şafak grubunun, aslında çoğunluğunu Crowley’in düzenlediği majikal uygulamaları gözden geçirelim. 9 Ay’ın değeridir. Ay maji öğrencisinin veya cadı wiccan vb majiye bağlı grupların enerjisini aldığı gezegendir. Maji öğrencisi enerjisini güneşten değil Ay’dan alır. 4 element vardır, kadimlerin 4 elementi de denir. 12 burç bu dört elemente göre sınıflandırılmıştır. Kabalistlerin Dört Alemlerişöyledir; Arşetipler Alemi, Yaratılış Alemi, Oluşum Alemi, Maddi Alemi. Daha sonradan Altın Şafak’ın geliştirdiği meditasyon 4 lü nefes tekniğidir. Biz burada 4 lü nefes tekniğinin anlamını söylemiyoruz. Ancak derinlerinde neler yattığını ortaya çıkarabiliriz. Crowley Mısırda bir varlıkla iletişime geçiyor, bu varlık Mısırlı bir tanrı, bir şeytan, demon, cin vs olabilir. Ancak ilk şifreleri maji üzerine verdiği kesin. Crowley bu düzenlemeleri yaparken bundan faydalandığını da açıklıyor.Altın Şafak Beyaz Sütununu ve meditasyon sembollerini açıklayan aşağıda ki yazıya bakalım. Bu sırada Kanun Kitabı’nın bize söylediği sayılarla benzerliğini düşünelim.

    Neofit Derecesinin sembollerinin açıklamasında ritüel sırasında "Hermes", "Seth" veya "Süleyman Sütunları" diye tanımlanan İki Sütuna dikkat çekilmişti. Mısır Ölüler Kitabı Ölüler Ayini 9ncu bölümünde onlara "Şafaklaşan Işığın Tanrılarının Sütunları" ve ayrıca "Hakikat Salonu Kapısının Kuzey ve Güney Sütunları" da denilir. Sütunlardan birinde siyah zemin üzerinde beyaz arkaik çizimler vardır, diğerinde beyaz zemin üzerinde siyah çizimlerimler vardır. Böylece doğaya meydan getiren ışık ve karanlığın sonsuz dengelenmesinde zıt güçlerin karşılıklı iletişimi ve muvazenesi ifade edilmiş olur. Sütunun kübik tabanları İlahi Ruh Ruah Elohim' in Telaffuz Edilemez İSMİ belirlediği karanlık ve maddeyi temsil eder.Sütunların tabanlarında dönüşüm ve yeniden doğmanın sembolleri vardır. Bu arkaik semboller henüz keşfedilen dünyanın en eski kitabı "Mısır Ölüler Kitabı", "Ölüler Ayini" veya gerçek adıyla "Pre-em-Hru" kitabı veya "Gün Işığına Kavuşma Kitabı"nın 17nci ve 125nci bölümlerinin arkaik süslerinden alınmıştır. Bu kitabın ON rahiplerin yorumlarını Sakara'da 5. ve 6. hanedan krallarının piramitlerinde bulunur, ayrıca 12. haneden lahitlerinde ve 18. hanedan ve sonrası papirüslerde bulunmaktadır. Henüz bu kitapların tatmin edici bir çevirisi yapılmamıştır, şimdiye dek mistik vasıflı bir alim bu işe girişmemiştir.Genel anlamda Ölüler Ayini insanın Kurtarıcı/Islah Edici Osiris ile birleşmesini sağlayan ayinsel bir dizi ilahiler ve dualardır. Bu birleşimden sonra ona artık insan olarak değil, sembolik olarak özdeşleştiği Osiris olarak hitap edilir. Aynen İncil'de İsa dediği gibi: "Ki onlar Bizden biri olsun." Arınmış ve ıslah olmuş insan "Ben Osiris'im" der, ruhu sonsuz yaratılmamış ışıkta günahtan arınmış olarak nurla parlar, Osiris ile birleşmiş ve dolayısıyla ıslah olmuş, Tanrının oğlu, çileyle arınmış, mücadele ile güçlenmiş, özveriyle yücelmiş. İşte büyük Mısır Ritüelinin konusu bu.Kitabın Teb yazmasının 17nci bölümü ayrıca çok eski olan birçok yorumu bulunan çok kadim bir metin içermektedir. Bunlar sanki sonradan eklenmiş gibi kitaba uymamaktadır. Bu metin 12nci bölümün içeriyle birlikte bu tez için titizlikle V.H. Frater M.W.T. tarafından tercüme edilmiştir ve V.H. Soror S.S.D.D. 17nci bölümünün başlığı şöyledir: "İhya Edilenlerin yüceltilmesi, İlahi Diyara girip çıkmak, güzel Amentet ülkesinin Cinleri, İstenilen herhangi bir şekilde Gün Işığına çıkma, yaşayan bir Bai olarak bedenleşerek Doğa Güçlerini Dinlemek konusunda."
    Sadeleştirerek anlayacağımız şekilde metinde şöyle geçer: "Osiris ile bir olanlar limana girerken onu okurlar. Bu meydanda yeryüzünde ulu şeyler yapılsın. Ustadın bütün sözleri gerçekleşsin." "Ben TUM'um, bütün şeylere birleşmiş olanım,
    "NU oldum. Yükselişinde RA'yım ve Onun gücünün doğruluyla hükmediyorum. Ben kendini doğuran Yüce Tanrıyım, hatta NU bile, ki o İsimlerini telaffuz etti ve böylece Tanrılar Çemberini yaratıldı.
    "Ben Dünüm ve Yarını biliyorum. Bir daha asla yenilemem. Sürekli RA tarafından anılan Osiris'in sırrını bilmekteyim. Başlangıçta tasarlanan işi tamamladım. İki devasal kartal tüyü ile donanmış Ruhun tezahürüyüm. Onların adları İsis ve Neftis'tir ve Osiris ile birleşmişlerdir.
    "Ben mirasımı talep ediyorum. Günahlarım kökünden kazılmış ve ihtiraslarım dinmiştir. Saf beyazım. Zamanda mekan etmekteyim. İnisiyelerin ebedi tanrılara adak sunduklarında, yaşamım sonsuzdur. Yolu geçtim. Kuzey ve Güney Sütunları, Hakikat Salonunun girişindeki o iki Sütunu tanımaktayım.
    "Ey ortada mekan edenler bana ellerinizi uzatınız. Zira aranızda bir tanrıya dönüştüm. Osiris ile birleşmiş olarak İyiliğin ve Kötülüğün savaştığı sabahta günün göz yuvasını doldurdum.
    "Fırtınadaki bulut örtüsünü gökten kaldırdım ve RA'nın Yüce Sulardan tekrar doğuşunu gördüm. Onun gücü benim gücümdür ve benim gücüm onun gücüdür. Size hürmetler, ey Hakikat Efendileri, Osiris'in yönettiği amirler. Huzur ve ihtişam diyarında günahları arındıranlar, MA'nın takipçileri. Anubis tahtı inşa ettiği o günde Osiris şöyle dedi:
    "Ey! Bir insan Amentet'e girmeyi hak etti. Aynen Osiris'in ihtişamlı takipçilerine yaptığın gibi, ben de kusurları gidermek üzere önüne çıkıyorum. Dünya ve Güneşin Ruhuyum.
    "İki Alev Sütunu arasında. Aşad Ağacının altında Günlerin Kadiminin düşmanlarını yok ettiğinde RA'yım. Yumurtanın içinde mekan edenim. Diskin içinde dönenim. Aynı altının maden ocağından parladığı gibi ufuktan parlarım. Esirde SHU Sütunlarının arasından uçarım. Tanrılar arasında emsalim yoktur. Ağzımdan alevler fışkırır. Yeryüzünde tüm ihtişamımla inerim. Işınlarım gökyüzünden uzanıp Nil nehrini alevli dillerle yalarken, gözler uçuşan ışınlarıma bakamaz. Yeryüzünde RA'nın gücüyle kudretliyim. Limana mükemmelliğe erişmiş Osiris olarak yanaştım. Aynen Günlerin Kadimlerine sunulduğu gibi rahiplerce kabul gören adakları bana sunulsun. İlahi Ruh olarak tefekkür ediyorum. Gücümün azametiyle hareket ediyorum. Sonsuzlukta titreşen Dalgalar gibi oynuyorum. Osiris coşkuyla beyan edilmiştir ve tanrılar arasında hükmetmesi ön görülmüştür. Ruhun ve Bedenin bir olduğu Günlerin Kadimleri huzurunda Horus Diyarında tahta konmuş. İhtirastan doğan bedeninin günahları bertaraf edilmiş. Ebedi Kapıdan geçmiştir ve Yeryüzü ve Gökyüzünün evliliğinde Buhurlu Yeni Yıl Şölenini kabul etmiştir.
    "TUM Gerdek Odasını hazırlamıştır. RURURET tapınağını kurmuştur. Alayın yolu tamamlanmıştır. HORUS arındırmış, SET kutsamış, SHU Osiris ile birleştirmiş ve böylece mirasa konulmuştur.
    "TUM olarak Görünmeyen ile özdeşleşmeyi tamamlamak üzere Krallığa girmiştir. Ey Osiris gelinin sizi ölü olarak bulduğunda yas tutan İsis'tir. İsis ile yeniden doğdun. Neftis tarafından beslendin. Semavi doğuşunuzda sizi yıkadılar. Gençlik ve delikanlılık elinizde ve kolları milyonlarca yıl sizi destekleyecektir. İnisiyeler etrafınızı sarıyor ve düşmanlarınız yenilmiştir. Şer Güçler yok edilmiştir. Mutlulukta birlikte olduklarınız sizinledir. Savaştaki Zaferiniz mükafatlarını Sütunda bekliyor. Doğa Güçleri size itaat ediyor. Gücünüz azametlidir. Size lanet edenleri Tanrılar lanetliyor. Niyetleriniz gerçekleşmektedir. İhtişamın efendisisiniz. Yolunuza engelleyenler imha edilmiştir."
    125nci bölüm bir inisiyenin İki Adalet Sütunun Salonuna girişiyle ilgilidir ve ölümü kısır ve vahşi bir bölge olarak dünyadan ihtişamlı öte aleme bir geçiş olarak açıklayan son derece güzel ve sembolik bir betimle başlamaktadır. Bu açılış cümlelerin tam çevirisi şöyledir:
    "Güzelliklerine bakmak için uzaklardan yol aldım. Ellerim Adalet İsmini selamlar. Akasya ağacının yeşermediği uzak bir diyardan geliyorum. Orada yaprak yaprak açmış o ağaç yoktur. Orada otlar ışıldamaktadır. Sırlar diyarına girmiş bulunuyorum. Set ile iletişim kurdum. Uyku üzerime çöktü, tamamen sarıldım, gizli şeylere secde ettim. Osiris'in evine getirildim. Orada harika şeyler gördüm. Kapıların Prenslerini bütün ihtişamlarıyla gördüm."
    Bu bölümün resimleri Hakikat Salonunu çift açık kapıları ardından gözüktüğü şekilde göstermektedirler. Bu salon sağ elinde bir kafes içinde bir şahin ve sol elini sonsuzluk gıdası üzerinde tutan bir Tanrı hükmetmektedir. Tanrının her bir yanında adalet ve alevle sarılı kudreti simgeleyen üzerlerinde birer dizi tüy ve Urai (kobra yılanı başlıkları) bulunan kornişler mevcuttur. Sağ kapının adı "Ayaklara hükmeden Hakikat Sahibi" ve sol kapının adı "Erkek ve dişi hayvanları bağlayan Kudret Sahibi." Salonda Ölülerin 42 Hakimi uzun bir sırada oturmuşlardır ve önünden geçen aday her birine ismen hitap edip hükmettiği günahı işlediğini inkar etmelidir [Hırsızlık yapmadım, yalancı şahitlik yapmadım, vs.].
    Bu bölüm adayın ANUBİS tarafından Hakikat Salonuna sokuluşunu anlatmaktadır. ANUBİS adayı sorgulayarak inisiyasyonu hakkında bilgi almaktadır ve onun Salona girişi konusunda tatmin edici yanıt almıştır. Aday Mabedin yan odasına alındığını kıyafetlerinin soyulduğunu, gözlerinin kapatıldığını, salona girişi bulmak için elleriyle dokunması gerektiğini ve bulduğunda İnisiyelerin huzurunda yine giysilerle giydirildiği ve meshedildiğini anlatmaktadır. Bundan sonra ondan Parola istenilmekte ve Ruhunun Hakikat Salonunda Büyü Terazide tartılması talep etmektedir. Ondan sonra ANUBIS Salon kapısının sembolizmi konusunda onu tekrar sorgular ve yanıtları doğru bulununca ANUBİS: "Geçebilirsin, bunu biliyorsun" diyor.
    Başka şeyler arasından İnisiye dört kez arındığını söyler, aynı şekilde Neofit'in [Altın Şafak] Neofit İnisiyasyon seremonisinde dört kez arınmakta ve kutsanmaktadır. Bundan sonra uzun Negatif İtirafta bulunur ve her bir Hakime yargıladığı günahtan masum olduğunu beyan eder. Sonradan Hakimin kendisine adalet uygulamasını arz eder. Sonrada Güneydeki yerde yıkandığını ve Kuzeyde "Kurtarıcıların Oğlu" denilen yerde dinlendiğini, Barış Zeytin Ağacı altının Sakini olduğunu ve ona mumyaların yıkandığı tuz banyosunda sakladığı uzun bir alev ve buluttan bir kral asası verildiğini anlatır. Orada adı "Soluk Verici" olan başka bir asa buldu ve bununla alevi söndürdü ve bulut asasını dağıtıp onunla bir göl yarattı. Sonra inisiye Sütunlara getirilir, onların adlarını söyleyip Terazi sembolündeki yerlerini söylemelidir. Yolunu kesip geçişini engelleyen Kapı Bekçisinin adını söylemelidir ve bunlar tamamlandıktan sonra Salon adımlarına karşı "Çünkü ketumum, çünkü safım" diye haykırmakta ve arayışının, isteklerinin üzerinde adım atması için yeteri kadar saf ve yüce olduğunu bilmelidir. Sonrada THOTH'a her türlü şer duygudan arınmış olduğunu ve gezegenlerin tesirlerinden serbest olduğunu bildirmelidir ve ona THOTH ona şöyle yanıt vermektedir: "Sütunları Alevden olan, duvarları canlı Urai'dan olan ve evinin ateşleri su akımları olan kimdir?" ve İnisiye "Osiris" diye yanıt verir.
    Anında ona gelen yanıt şöyledir: "Yiyeceğin et Sonsuzluktan, içkin Sonsuzluktan olacaktır. Dünyadaki cenaze kutlamalara katılabilirsin, çünkü fethettin." (Sütunlar K. Menemencioğlu)

    Konu üzerine günümüzde kullanılan majikal sistemler üzerine birçok örnek verebiliriz ki sizlerde kullandığınız sistemlerde bu benzerlikleri fark etmişsinizdir. Bunlar büyüler, kehanetler veya fallar olabilir, benzerlikleri görebilirsiniz. Ancak daha fazla uzatmadan Kanun Kitabı’nın başlığının aşağı yukarı neler barındırdığını söylemiş olduk. Ancak asıl mesele bize ne demek istediğidir. Acaba Tanrının bilinmeyen isminin sesli harflerini mi söylüyor ? Ancak benim sizlere bu şifreleri bulduğumu söylemem veya sizlere bu sesli harflerin veya Tanrının bilinmeyen isminin ne olduğunu söyleyecek olmam hayalperestlikten öteye geçmeyecektir. Aiwaz verdiği sayılarla kendisin ne olduğunu mu söylüyor? Sayısının 9 değil 11 olduğunu söylüyor veya 50. Ayrıca 42 cevaptır diyor ayrıca aşağıda okuyacağınız bir çok bölümde sayılar ve kelimeler arasında şifreler vermiş. Ortada derin bir sır var gibi görünüyor ancak henüz cevap yok, cevabın olmaması gibi sorunun ne olduğunu bilende yok. İsteyenler ayrıntılı olarak çalışmalar yapabilir.


    Kanun Kitabı

    Liber AL vel Legis

    sub figura CCXX
    as delivered by
    XCIII = 418
    to
    DCLXVI


    Liber AL vel Legis

    Sub Figura CCXX

    XCIII=418’den DCLXVI’a verildiği gibi

    L I B E R

    A L v e l

    L E G I S

    S V B F I G V R Â

    C C X X

    Verildiği gibi den

    XCIII = 418

    ‘ya

    DCLXVI

    [ — I — ]







3 Sayfadan 3. İlkİlk 123

Benzer Konular

  1. Aleister Crowley
    Konuyu Açan: vhercle, Forum: Dinler ve İnanışlar.
    Cevap: 21
    Son Mesaj : 29-Oca-2018, 14:40
  2. Kara Büyücü - Aleister Crowley
    Konuyu Açan: Urumhamatahayil, Forum: Tarihteki Majisyenler.
    Cevap: 25
    Son Mesaj : 01-Eki-2015, 23:49
  3. Aleister Crowley
    Konuyu Açan: Geceyuruyen, Forum: Tarihi Kişiler ve Olaylar.
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 05-Kas-2012, 08:57
  4. Aleister Crowley'in Kanun Kitabı
    Konuyu Açan: Wahsi, Forum: Maji ve Türleri.
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 16-Ağu-2011, 05:08
  5. Mistisizmin Tehlikeleri(Aleister Crowley)
    Konuyu Açan: luciferian, Forum: Dinler ve İnanışlar.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 31-Mar-2007, 18:39