2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 20 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Etkileri...

  1. #1
    raskolnikov - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2008
    Mesajlar
    3.134
    Konular
    558

    Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Etkileri...


    Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Etkileri


    Aile içinde kadına yönelik şiddetle çocuklara yönelik şiddet arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Yani bir evde aile içi şiddet varsa, o evde yüksek ihtimalle çocuklar da şiddet görmektedir. Örneğin, Amerika'da yapılmış olan bir araştırma eşlerine şiddet uygulayan erkeklerin yüzde 50'sinin aynı zamanda çocuklarına da şiddet uyguladığını ortaya koymaktadır.

    Çocuklar aile içindeki şiddetten doğrudan, fiziksel olarak yaralanarak etkilenir. Şiddet uygulayan kişi, çocuğun annesine duygusal olarak zarar vermek ve istediklerini yapmaya zorlamak amacıyla, çocuğa bilerek ve isteyerek fiziksel, duygusal ya da cinsel şiddet uygulayabilir. Bunun yanı sıra, şiddet uygulayan, çocuğun annesine saldırırken çocuğa da kazara ya da bilerek zarar verebilir. Ayrıca, yaşça küçük çocuklar anne kucağındayken, anne saldırıya uğradığında, saldırıdan zarar görebilir. İleriki yaşlardaki çocuklar ise, anne-baba arasındaki şiddete müdahale etmek isterken zarar görebilir.

    Çocuklar aile içindeki şiddetten, şiddete tanık olarak etkilenir. Pek çok anne şiddeti çocuğundan gizleyebildiğini düşünse de, çocukların yüzde 80-90 gibi çok büyük bir kısmı bu durumun farkındadır. Çocuklar şiddet anını görmeseler de bağrışmaları duyarlar, şiddetin benden üzerindeki izlerini yani yaraları, morlukları, kırılmış kemikleri görürler.

    Şiddet ortamında büyüyen bebekler, kendilerine bakan kişilere, yani annelerine kardeşlerine duygusal olarak bağlanmakta zorluk yaşayabilirler. Bebeğin büyümesinde hayati öneme sahip olan bu bağlanma gerçekleşmediği bazı ileri durumlarda çocuğun gelişimi tamamen durabilir. Okul öncesi çocuklarda gelişim süreci tersine işleyebilir, çocuklar kabus görebilir ya da uyuma güçlüğü çekebilirler. Okul çağındaki çocuklar ise depresyon, kaygı, korku gibi farklı psikolojik problemler yaşayabilirler, akranlarına karşı şiddet gibi sorunlu davranışlar gösterebilirler. Şiddet görerek büyüyen çocuklar, ileriki yaşamlarında problemli ilişkiler yaşama riskiyle karşı karşıyadır. Onların gelecekte kuracakları ilişkilerde şiddetin ve istismarın yaşanma olasılığı, akranlarına oranla daha fazladır.

    Ancak aile içindeki şiddetin yoğunluğuna ve duruma erken müdahale edilmesine bağlı olarak bazı çocuklar da şiddetle sağlıklı bir şekilde baş etme yollarını bulmakta ve sağlıklı bireyler olarak yaşamlarına devam etmektedirler.

    Çocukların şiddete tanık olduğu ya da maruz kaldığı ailelerde duruma erken müdahale edilmesi çok önemli bir noktadır. Erken müdahale, şiddetin çocuğun yaşamında yarattığı olumsuz izlerin silinmesini sağlar.


    alıntı.....





  2. #2
    naughty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Bulunduğu yer
    cücegezegeneris
    Mesajlar
    993
    Konular
    19
    Güzel konu olmuş
    Eline sağlık..

  3. #3
    Claudia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2008
    Bulunduğu yer
    bilgisayar sandalyesinde
    Mesajlar
    755
    Konular
    10
    Eskiden benim babamda anneme şiddet uygulardı ama bana bi kere bile vurmadılar.Babam bana hiç dayak atmadı. Ama birbirlerine sarfettikleri sözler beni onlara karşı saygısız yaptı..
    Konu için teşekkürler rasko.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Mesajlar
    351
    Konular
    10
    Aileiçi şiddetten bahsederken fiziki değil sadece bahsedilen esasında...Sarfedilen kelimelerin açtığı yara bir ömür unutulmayabilir...Misal babamın ağzı çok bozuktur benim ..Haliyle kardeşlerime de yansıdı bu.Türkiye nin en iyi üniversitesinde okuyan,Öss ye derece ile girmiş olmalarına rağmen annesine,ablasına ana avrat düz giden,GEREKTİĞİNDE el kaldıran kardeşlerim için söyleyecek söz bulamıyorum.Ama onların suçu değil bu, çocukların suçu değil ...Analar,babalar zamanında farkına varın bişeylerin artık.Git gide hastalıklı bir toplum olmaya başladık..Tehlikenin farkında değiliz..Ama onlarda haklı değil mi?Ekmek derdin de herkes .Çocuğunun geleceğini kurtarayım derken ele sıkıştırılan paralar,yürekte açılan boşluğa deva olmuyor.....Çocuklar öylece büyümeye devam ediyorlar..Sevgisiz,ilgisiz,şefkata aç..Ve bu açlığını bastırabilmek adına attıkları kötü adımların vebali onlara değil ...Onları bu yola sürükleyenlere gitmeli ...Nefret doluyum yine...Kusacak öyle çok şeyim var ki...Ama kelimelerde bir yere kadar..Kalın sağlıcakla...

  5. #5
    naughty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Bulunduğu yer
    cücegezegeneris
    Mesajlar
    993
    Konular
    19
    Kadına aile içinde uygulanan şiddetten en çok çocukların etkilendiği bilinen bir gerçektir. Annesinin ya da kızkardeşlerinin evin erkekleri tarafından şiddete maruz kaldığını gören çocuklar hem psikolojik hem de fiziksel olarak ileride onarılması güç yaralar almaktadırlar.
    Çocuklar toplumun temelidir. Bu nedenle çok iyi bakılıp özenle yetiştirilmelidirler. Çocukların bedensel ve duygusal gelişimlerini etkileyen faktörlerin başında şiddet gelmektedir. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı'nın yaptığı bir çalışmaya göre ailelerin üçte birinde aile içinde fiziksel şiddet vardır. Şiddet uygulanan hanelerin dörtte üçünde çocukların şiddete tanık oldukları saptanmıştır. Bu çocukların şiddet sonrası korkma, babayı sevmeme, içine kapanma, saldırganlık şeklinde tepki verdikleri gözlenmiştir. Sonuç olarak şiddet küçük yaşta aile içinde öğrenilmekte; şiddet şiddeti doğurmaktadır. Kocasından dayak yiyen kadınlar çocuklarını (özellikle erkek çocuklarını) daha çok dövmektedir. Çocukluğunda şiddetle karşılaşanlar, büyüdüklerinde şiddet uygulamaktadırlar. Bu nedenle bu sorun bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorundur.



    Çocıığun evde anneye uygulanan şiddetten hangi boyutlar da etkilendiğini Psikolog ve İletişim Uzmanı Prof. Dr. Sezen Ünlü şöyle açıklıyor: "Aile içi şiddetin çocuklar üzerinde pek çok etkisi olur. Şiddet yaşanan bir ortamda çocukların gelişimsel ve duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanamaz. Çünkü şiddet gören kişi çocuklarına uygun bakımı veremeyecek durumda olur. Şiddetle iç içe yaşayan aileler çocuklarına kendi çaresizlik ve umutsuzluk duygularını geçirirler. Çocuklarına güven duygusunu sağlayamazlar. Çocuklar evde yaşanan olaylara anlam veremez. Hele çocuk küçük ise."



    Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ve Türkiye Yardım Sevenler Derneği Eskişehir Şubesi ortaklığı ile yapılan Avrupa Birliği destekli "Toplumsal Çalışmalar ile Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi" kapsamında hazırlanmıştır.



    Kuşkusuz şiddetin yarattığı psikolojik etkilerin yanısıra fiziksel etkiler de çocuklarda görülmekte. Aile içinde şiddet tanığı olan çocuklar özellikle okul döneminde pek çok sorunla karşılaşıyorlar. Prof. Dr. Sezen Ünlü bu etkileri kısaca şöyle özetliyor. "Çevreye karşı ilgisizlik, yeme bozuklukları, düşünme bozukları, alt ıslatma, aşırı endişe, korku, dil gelişiminde gerileme, karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikomatik belirtiler, okulda başarısızlık, güven duygusunun sarsılması, özgüven azalması gibi bu etkiler yaşamı boyunca üzerinde taşıyacağı yüklerdir."



    Ünlü'nün de belirttiği gibi çocuk bu yükleri ergenlik dönemine de taşır. Dolayısıyla çocuğun yaşam boyu üzerinden silemeyeceği, ileri yaşlarda toplum içinde sorun yaratabilecek bireyler olarak yer alma olasılıkları oldukça fazla gözüküyor. "Şiddetin ergene yansımasında ise arkadaş ilişkilerinin değiştiği sosyal yaşantıda geri çekilme ve kendini gereksiz ve değersiz görmedir. Bir başka şiddetin yansıma biçimi ise gençlerde sakinleştirici yönü ile uyuşturucuya yönlenmeleridir. Ruhsal etkilerin tedavisi oldukça zordur. Ruhsal (duygusal) etkiler uzun sürelidir. Bazen ömür boyu sürebilir. Çocuklar güven duygularını kaybeder ve sevgisizliği öğrenirler. Dolayısıyla kişilik bozuklukları geliştirebilirler. Bu çocuklar yetişkin olduklarında şiddete eğilimli olurlar." Bu şiddeti önlemek aslında toplumun elinde olan bir şeydir. Bunun için kadın kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin, baroların, sağlık birimlerinin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin el ele vermeleri gerekmektedir.



    Prof. Dr. Sezen Ünlü'nün de belirttiği gibi; "Kadına yönelik şiddeti önlemek için, aileleri ve toplumu eğitim yolu ile bilgilendirip bilinçlendirmek gereklidir. Bireyler, aileler, toplum bu gibi olayları sadece aile meselesi ve olağan olarak görmekten vazgeçerse aile içi şiddetin önüne geçilmiş olur. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi de aile içi şiddetin azalmasında etkili olur."

    Şiddetin bu denli yaygın olmasının nedenlerinden biri de kitle iletişim araçlarında şiddeti olumlayan ya da haklılaştıran iletilerin yer almasıdır. Prof. Dr. Sezen Ünlü'de şiddetin öğrenilen bir davranış olduğunu belirterek bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirmektedir. "Şiddet öğrenilen bir davranıştır. Kitle iletişim araçlarının özellikle televizyonun şiddeti öğretici yayınlarının mutlaka durdurulması gerekir. Televizyon gibi kitle iletişim araçları aile içi şiddetin ve çocuk istismarının zararlı etkilerini anlatan, gösteren, bu konularda toplumu bilinçlendiren yayınlar ile şiddet önleyici yayınlar yapmalıdırlar."



    Bu görüşler doğrultusunda kadına uygulanan şiddetin sınırlarının sadece kadınla kalmadığını çocukları etkileyerek tüm topluma yayıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Şiddetin yer aldığı ailelerde yetişen çocuklar, toplumda şiddeti uygulayan ya da özgüvenden yoksun, kendini ifade edemeyen, uyuşturucu bağımlısı bireyler olarak yer alabilirler. Bu yüzden şiddeti uygulayan saklanabilir ama şiddet saklanamaz.

    Alıntı

  6. #6
    karkanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-2008
    Bulunduğu yer
    soldaki camiiden dümdüz aşağı git büyük kayın ağacının altından devam et...
    Mesajlar
    355
    Konular
    22
    şiddetli geçimsizlik ve ardından gelen boşanma...
    affedemedim tek insan babam oldu...
    ailede asla şiddet olmadı birbirlerine vermedikleri zararı eşyalaredan çıkardılar...
    gözümün önünde fırlatılan atılan eşyalar...
    birde velayet meselesi az çok hatılıorum...
    babamın gelip gidip beni almaya çalışmasını...
    şimdi hala kawga gördümmü kaçarım duramam dayanamam...
    titrerim...
    bide annem yaptığı onca şeyin tamamen sewgi oldunu söledi...
    eksik bıraktıklarını fark etmedi...
    aile bağım yok...
    ewlilikten nefret ediorum...
    düzelmicek yaralar kaldı...
    ama fark eden olmadı bile...
    böle olucana hiç olmasaydı keşke değmedi bi şeye sonuçta...

  7. #7
    naughty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Bulunduğu yer
    cücegezegeneris
    Mesajlar
    993
    Konular
    19
    Alıntı karkanya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şiddetli geçimsizlik ve ardından gelen boşanma...
    affedemedim tek insan babam oldu...
    ailede asla şiddet olmadı birbirlerine vermedikleri zararı eşyalaredan çıkardılar...
    gözümün önünde fırlatılan atılan eşyalar...
    birde velayet meselesi az çok hatılıorum...
    babamın gelip gidip beni almaya çalışmasını...
    şimdi hala kawga gördümmü kaçarım duramam dayanamam...
    titrerim...
    bide annem yaptığı onca şeyin tamamen sewgi oldunu söledi...
    eksik bıraktıklarını fark etmedi...
    aile bağım yok...
    ewlilikten nefret ediorum...
    düzelmicek yaralar kaldı...
    ama fark eden olmadı bile...
    böle olucana hiç olmasaydı keşke değmedi bi şeye sonuçta...
    Yalnız değilsin çok fazla insan bunları hatta daha kötülerini yaşıyor..
    Çocukluğuna dönmek imkansız böyle çocuklukta alınan yaralar zamanla kapanmıyor maalesef.. Senin için bizim için geç ama kendi çocuğunun bunları yaşamamasını sağlayabilirsin belki..

  8. #8
    karkanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-2008
    Bulunduğu yer
    soldaki camiiden dümdüz aşağı git büyük kayın ağacının altından devam et...
    Mesajlar
    355
    Konular
    22
    Alıntı naughty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yalnız değilsin çok fazla insan bunları hatta daha kötülerini yaşıyor..
    Çocukluğuna dönmek imkansız böyle çocuklukta alınan yaralar zamanla kapanmıyor maalesef.. Senin için bizim için belki geç ama kendi çocuğunun bunları yaşamamasını sağlayabilirsin belki..
    haklısın...
    ben kendi ailemin hatalarını tekrarlamam...
    tekrarlamamalıyım...

  9. #9
    raskolnikov - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2008
    Mesajlar
    3.134
    Konular
    558
    insanlar kendi gördükleri hataları tekrarlamazsa zaten bir nebze de olsa düzelme başlar ama toplum geleneklere o kadar çok bağlı ki, "bizde dayak yedik, çocuğumuzda yesin ne olacak" gibi bir yaklaşımla olaya bakıyorlar... Ki bu da, ciddi anlamda olan bir durum.

  10. #10
    karkanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-2008
    Bulunduğu yer
    soldaki camiiden dümdüz aşağı git büyük kayın ağacının altından devam et...
    Mesajlar
    355
    Konular
    22
    Alıntı raskolnikov Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    insanlar kendi gördükleri hataları tekrarlamazsa zaten bir nebze de olsa düzelme başlar ama toplum geleneklere o kadar çok bağlı ki, "bizde dayak yedik, çocuğumuzda yesin ne olacak" gibi bir yaklaşımla olaya bakıyorlar... Ki bu da, ciddi anlamda olan bir durum.

    haklısın kesinlikle...
    neseki annem kendi ailesinde gördüğü hiç bir şeyi bende uygulamadı daha iyi olmaya çalıştı... sadece bazı konulardaki fikirleri yanlıştı...


2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Aile; Gerekli midir?....
    Konuyu Açan: birunsatan, Forum: Felsefe.
    Cevap: 34
    Son Mesaj : 24-Oca-2010, 00:33
  2. Tabların Üzerindeki İşaretlerin Anlamları
    Konuyu Açan: ensiferum13, Forum: Gitar Akor ve Tabları.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 22-Haz-2009, 03:04
  3. Bir Aile Cinayeti / Michel Foucault
    Konuyu Açan: KATA, Forum: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 23-Eyl-2008, 22:11
  4. TTNet Aile Koruma Şifresi
    Konuyu Açan: Locked, Forum: İnternet.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 31-May-2008, 16:38
  5. Kız Çocukları Erkek Çocuklarına Karşı
    Konuyu Açan: belfalas, Forum: Gnoxis Cafe.
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 31-Ağu-2007, 13:47