Toplam 1 sonuçtan 1 ile 1 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: 548 gün insan hayatında neye tekabul eder

  1. #1
    raskolnikov - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2008
    Mesajlar
    3.134
    Konular
    558

    548 gün insan hayatında neye tekabul eder


    548 gün de neler olur?
    Tamı tamına 548 gün bir insan ömründe neye tekabul eder?
    548 gün. Üstün körü bir hesapla 1 yıl, 6 ay, 1 günde bir insan ömründe neler değişebilir. 548 gün önce doğan bir çocuk bir buçuk yaşına basmış olabilir mesela. Yürümeye, ya da konuşmaya başlayabilir. İlk sözü ne olur acaba; ana, baba, daye vs..
    548 gün içinde ağaçlar iki defa meyve veriyor olabilir mesela. Bahar iki defa gelmiş olabilir, çiçekler iki defa açmış olabilir. 548 gün beş mevsime tekabul eder çünkü.
    Beş mevsim üç bahara tekabul eder!
    Bir insan, ömründe üç bahar nelere denk gelir?
    Bir anne için üç bahardır oğlunu görmemek neye denk gelir?
    Suladığı ağacı görememek, çeyizini düzdüğü oğlunu evlendirememek ne ile ifade edilir?
    Hangi sözcükler hep aynı yaşta, aynı fotoğraflarla kalacak bir insana iyi gelir?
    548 gün önce bir kızı sevmeye başlayan biri için bu kadar süre, onunla evlenmesi için yeterlimidir?
    Roboski katliamının ardından 548 gün geçti. O gün orada, o katliamda ölenler için her şey orada bitti ama ardında kalanlar için.
    Hayallerin bittiği bir zaman dilimi var mıdır?
    Katledilenlerden kaçı denizi görmek istiyordu?
    Kaçı evlilik hayalleri içindeydi?
    Onlardan sonra eksilenleri hiç düşündünüz mü?
    Eksilen tabakları, yarım kalan hayalleri, bir daha giyilemeyecek olan elbiseleri, kapının önünden eksilen ayakkabıları…
    548 gündür, roboski de 36 evin kapısında bir ayakkabı eksik..
    Bunun acısını hiç düşündünüz mü?
    Bir tabak eksik koymanın verdiği acıyı hiç aklınıza getirdiniz mi?
    Her gün gelecekler diye yol beklemenin acısını hiç tahmin ettiniz mi?
    “kapımı hiç kapatmadım, evi hiç boyamadım, geldiğinde hatırlasın diye” diyebilen bir ananın bekleyişine hiç ortak oldunuz mu?
    548 gündür, her gün karalar giyen, her sabah gözlerinde yaşlarla uyanan, gecenin geç vaktine kadar kapıda bekleyen, halâ çocuğunun çeyizini tamamlamak için uğraşan bir anayı, “gelsin de yanımda sigara içsin, söz kızmıycam” diyen bir babayı anlamayı düşündünüz mü?
    Bir babanın ağlamasına çok şahit olunmaz Kürt coğrafyasında. Bir çocuk, belki hiç şahit olmaz babasının ağladığına. 548 gündür roboski de babaların ağladıklarına şahit olan çocuklar var.
    Oğlunu kaybettiğinde, gidip güvercinleri seven anayı kim anlar? Oğlum güvercin oldu diyen, onları arkadaşlarından niye ayırayım diyen bir anayı anlamak için kaç kitap okumak gerekir?
    Roboski’den cumartesi analarına, oradan Ethem’in anasına, hangi ana için oğlu bir yüktür?
    548 gündür, yemeklerini hep bir eksik yiyen 36 aile var roboski de. Hiç kâr etmiyorlar ama, hiçbir faydası olmuyor o eksiklerin. Tıpkı Ethem’in evindeki gibi. Abdullah’ın evindeki gibi. Metin’in evindeki gibi.
    Hayallerin yok edildiği bir memleket haline geliyor burası, yarım kalan hayaller birikiyor her yerde. Yarım bırakılan hayaller olmasın diye unutmayın 548 gündür bir eksik yaşayan roboskili aileleri, Ethem’i, Metin’i. Lice de asker kurşunu ile katledilen Medeni’yi de unutmayın. Elinde silah olmadan, sadece savaş sürmesin diye bir gösteri yaptığı için katledilen Medeninin annesini de unutmayın.
    Hiçbir savaş, hiçbir direniş bir ananın çığlığı kadar güçlü değildir. Hiçbir ideoloji, hiçbir kitap, “ben bir anayım, gelin dağlar taşlar, oğluma kavuşturun, gelin” diyen bir ananın sözleri kadar yüce değildir.roboski_150_gun_oldu_vur_emrini_kim_verdi_h9047.jpg