Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: 2012 Yalanları ve Gerçekler, Çürütülen Efsaneler

  1. #1
    2012 Yalanları ve Gerçekler, Çürütülen Efsaneler sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    4.414
    Konular
    561

    2012 Yalanları ve Gerçekler, Çürütülen Efsaneler


    2012 : 6 Dünyanın Sonu Efsanesi Çürütüldü
    Gösterime yakında girecek 2012 filiminin arkasındaki pazarlama makinesinin ateşlediği eski Maya tahminlerine dayanan teorilere göre dünyanın sonu yakın, 21 Aralık 2012.

    Fakat insanoğlu gerçekten 2012′de tufanlarda boğulacağı, gizli bir gezegen tarafından yokedileceği, kızgın güneşin yakacağı ya da süratle hareket eden kıtalardan fırlatılacağı kendi yokoluşu ile karşılaşacak mı?
    Şimdi ki Meksika ve Orta Amerika’da bulunan ve uygarlıkları M.S 250 – 900 yılları arasında en üst noktasına ulaşan Mayalar gerçekten 2012 yılında dünyanın sonunu tahmin ettiler mi?

    En azından 2012, dünyanın sonu aldatmacasının bir yanı birçok insan için fazla gerçek: korku.
    Örneğin, NASA Astrobiyoloji Enstitüsünün kıdemli biliminsanı David Morrison’un belirttiği üzere NASA”nın Bir Astrobiyolojist’e Sorun web sitesi 2012 dünyanın sonu tahminleri ile ilgili olarak bazıları çok rahatsız edici olan binlerce soru almış.

    “Bir çok [soru soran] insan gerçekten çok korkmuş durumdalar” diyen Morrison, “dünyanın sonu geldiğinde ortalarda olmak istemedikleri için kendilerini öldürmeyi planlayan 2 genç vardı” diye ekledi. “Geçtiğimiz iki hafta içinde, 2 kadın dünyanın sonu sırasında acı çekmemek için çocuklarını ve kendilerini öldürmeyi planladıklarını söylediler.”

    Morrison gibi biliminsanları sayesinde, tahmin edilen 2012 yıkımlarının birçoğu kolayca açıklandılar.

    2012 Efsane 1
    Mayalar 2012′de Dünyanın Sonunu Tahmin Ettiler


    Bazılarının iddia ettiğinin aksine Maya takvimi 2012 yılında sona ermez. Arkeolojistler eskilerin [eski uygarlıklar] asla yılları dünyanın sonu olarak görmediklerini söylüyorlar.

    Fakat, ne olursa olsun 21 Aralık 2012 ( 1 – 2 gün hata payıyla) tarihi Mayalar için çok önemliydi.
    “[21 Aralık 2012] Maya takvimindeki en büyük çevrimin (1,872,000 gün 5,125.37 yıl) tamamlandığı ve yeni bir çevrimin başladığı tarih” diyor New York Hamilton’da bulunan Colgate Üniversitesi Maya uzmanı, arkeogökbilimci Anthony Aveni.

    Mayalar çok az başka uygarlığın düşündüğü boyutta zamanı ölçerlerdi.

    İmparatorluğun en parlak dönemlerinde Mayalar Uzun Sayımı – “Maya Kültürünü yaratılışa kadar götüren” (Aveni) uzun daieresel bir takvimi – keşfettiler

    2012 gündönümü sırasında, zaman, Mayaların son yaratılış döneminin şafağı olarak gördükleri M.Ö 11 Ağustos 3114 tarihinde başlayan Uzun Sayım takviminin şu anki çağını tamamlar. Mayalar kendilerinden binlerce yıl önceki bu tarihi [M.Ö 11 Ağustos 3114] 0. Gün olarak adlandırır ve 13.0.0.0.0 olarak yazarlar.
    Aralık 2012′de [bu] uzun çağ sona erer ve karmaşık, çevrimsel takvim tekrar büyük yeni bir çevrimin başladığı 0. güne döner.

    “The End of Time: The Maya Mystery of 2012″ kitabının yazarı Aveni “Zamanın yenilendiği, dünyanın genellikle stresli bir dönemden sonra yenilendiği fikri bizim yeni yılda ya da her pazartesi sabahı zamanı yenilememizle aynıdır” diyor.

    2012 Efsane 2
    Kırılan Kıtalar Uygarlığı Yok Edecek


    Bazı 2012 kehanetlerinde, dünyanın kutupların yer değiştirmesi nedeni ile dünyanın bir ölüm tuzağı haline geleceği söyleniyor.

    Portakalın kabuğunun meyvesi üstünde dönmesi gibi dünyanın sıvı-demir dış çekirdeği etrafındaki kabuk ve manto katmanı aniden yer değiştirerek dönecek.

    2012 filmi, Mayalar tarafından tahmin edilen ve gezegen[inimiz]e uygulanan aşırı bir çekim gücünün – nadir görülen galaktik bir hizalanma sağolsun - tetiklediği kutupların yer değiştirmesi olayı ile aşırı bir güneş radyasyonunun dünyayı ısıtarak dünyanın iç kısımlarının dengesini bozmasını öngörüyor.
    [filmde] Kırılan, birbirinden ayrılan okyanuslar ve kıtalar şehirleri denizlere döküyor, palmiye ağaçlarını kutuplara doğru fırlatıyor, depremler, tsunamiler, volkan patlamaları ve diğer felaketler gerçekleşiyor.
    Biliminsanları bu kadar büyük felaket senaryolarını ellerinin tersi ile itiyorlar, fakat bazı araştırmacılar küçük bir yer değiştirmenin olabileceğini -mesela buzulların erimesi sonucu dünyanın üstünde ya da içinde olabilecek bir kütlesel dağılımdaki radikal bir değişim olursa- belirtiyorlar.

    Princeton Üniversitesi jeologlarından Adam Maloof kutupların yer değiştirmesini derinlemesine çalışmış ve bu 2012 efsanesini 8 Kasım, Pazar günü National Geographic kanalında yayınlanacak 2012: Countdown to Armageddon isimli belgeselinde ele alıyor.

    Maloof, kayalardaki manyetik kanıtların kıtaların bu kadar radikal değişimler geçirdiklerini kanıtladığını [durun heyecanlanmayın cümlenin devamı farklı ] ancak bu prosesin insanoğlunun hareketi hissetmeyeceği kadar yavaş bir hızla milyonlarca yıl aldığını söylüyor.

    2012 Efsane 3
    Galaktik Hizalanma Felaket Demektir


    Bazı uzay gözlemcileri 2012 yılının 26,000 yıldır ilkkez olacak bir galaktik hizalanma ile sona ereceğini söylüyorlar (örneğin Alignment 2012 web sitesindeki gibi).

    Bu senaryoya göre güneşin uzaydaki rotası dünyadan bakıldığında açık gökyüzünde bulutsu bir çizgi gibi görünen galaksimizin (Samanyolu) orta noktası gibi görünen noktasından geçecek.
    Bazıları bu hizalanmanın bir şekilde dünyayı bilinmeyen güçlü galaktik kuvvetlere maruz bıracağını ve bunun dünyanın sonunu muhtemelen kutupların yer değiştirmesi ya da yüksek kütleli bir karadeliği galaksinin merkezine sürüklemesi yolu ile getireceğinden korkuyorlar.

    Bazıları ise iddia edilen olaya olumlu bir gözle bakarak insanlığın bilincinde yeni bir çağ açılacağını düşünüyorlar.

    NASA’dan Morrison’un düşünceleri ise farklı.

    “2012′ de bir galaktik hizalanma ya da en azından sıradışı bir şey olmayacak” diyor Morrison.
    Morrison her kış gündönümünde dünyadan bakıldığında güneşin gökyüzünde Samanyolu’nun ortasına yakın bir noktada göründüğü bir hizalanmanın olduğunu belirtiyor.

    Günlük fal yazarları bu hizalanmadan heyecanlanabilirler diyen Morrison “gerçek olan bilimin bu hizalanmalara ilgi duymadığıdır. Onlar [hizalanmalar] hiçbir anlam ifade etmez” diye ekliyor. [Hizalanmalar] Çekim güçlerinde, güneş radyasyonunda, gezegenlerin yörüngelerinde ya da dünyadaki yaşamı etkileyecek her hangibirşey üzerinde etki yaratmazlar.

    Hizalanmalar üzerindeki spekülasyonlarınsa şaşırtcı olmadığını belirtiyor.

    “Sıradan astronomik olaylar hazihazırda dünyanın sonun geleceğini düşünen insanlar tarafından bir tehlike duygusu ile abartılırlar.”

    Galaktik hizalanmalar konusunda Teksas Universitesi Maya Uzmanı David Stuartblogunda “hiçbir eski Maya metninin ya da sanat eserinin bu tarz birşeye işaret etmediğini” yazıyor.

    Buna rağmen arkeogökbilimci Aveni, Uzun Sayım çevriminin 2012 kış gündönümünde bitiyor olmasının Mayaların astronomi alanındaki yeteneklerinin kanıtı olabilir diyor.

    Aveni “Astronominin çevrimin [Maya Uzun Sayım] bitim noktası olaak 2012 yılının seçilmesinde rol oynamış olma ihtimalini göz ardı etmiyorum” diyor.

    Maya gökbilimcileri gözlemevleri inşa etmişler ve gece gökyüzünü inceleyerek matematik eşliğinde, tutulmaları ve diğer göksel olayları doğru şekilde tahmin etmeyi öğrenmişlerdir. Aveni şu anki çevrimin başlangıç tarihinin muhtemelen güneşin gökyüzünde en yüksekte olduğu tarihe denk geldiğini ve bitiş tarihinin de kış gündönümüne gelmesinin belki de tasarımdan kaynaklandığını not ediyor.
    Bu seçimlerin Maya takviminin eskilerin hayatta kalması için merkezi [öneme sahip] tarımsal mevsimlik çevrimlere bağlı olduğuna işaret edebilir diyor Aveni.

    2012 Efsane 4
    X Gezegeni Dünya ile Çarpışma Yolunda


    Bazıları, Nibiru olarak isimlendirilen gizemli bir X Gezegeninin var olduğunu ve dünya ile çarpışacağını ya da en azından yıkıcı bir şekilde yakında uçacağını söylüyorlar. [Burada çeviriyi yaparken "flyby" kelimesi bana Top Gun filmini hatırlattı. Filmde Maverick (Tom Cruise) her başarılı görev sonrası kontrol kulesine çok yakın uçarak kule komutanın kahvesini dökmesine neden olur. X Gezegeni de bizim bize kahvemizi döktürecek galiba]

    Direk bir çarpışma Dünyayı yok edecektir deniyor. Bazıları [gezegen x'in] az farkla ıskalamasının bile dünyayı gezegeni takip eden ölümcül asteroid yağmuruna maruz bırakacağından korkuyor.
    Gerçekten bilinmeyen bir gezegenin 2012′de yolumuza çıkabilir mi?
    Hımm, hayır.
    “Orada bir nesne yok. Muhtemelen en düzgün söylenecek şey bu” diyor Morrison.

    Bu teori 2012 yılına olan geniş ilginin başlamasından önceye dayanıyor. Uzaylılardan bir mesaj aldığını iddia eden bir kadın tarafından gündeme getirilen Nibiru felaketi ilk olarak 2003 için ön görülmüştü. [2003'te olmadı 2012 olur. O da olmazsa olana kadar sallarız.]

    Morrison “eğer bir gezegen, kahverengi cüce ya da 3 yıl içinde güneş sistemi içinde olacak herhangi birşey olsaydı gökbilimciler geçen on yıl içinde bu nesneyi çalışıyor olurlar ve o nesne çoktan çıplak gözle görülebilir olurdu” diyor.
    “O [Gezegen X] yok.”

    2012 Efsane 5
    Güneş Fırtınaları Dünyayı Mahvedecek


    Bazı 2012 felaket senaryolarında, güneşimiz düşman[ımız].

    Söylentiye göre, bizim dost canlısı komşu yıldızımız ölümcül güneş patlamaları üzereterek dünyalılar üstündeki ısıyı arttıracakmış. [Cümlenin aşağılayıcı tonu orijinalden kaynaklanıyor. Ama katılmıyor da değilim.]

    Güneş aktivitesi yaklaşık 11 yıllık bir çevrim içinde artar ve azalır. Büyük patlamalar gerçekten dünyadaki iletişim sistemleri ya da diğer sistemlere zarar vermektedirler ancak biliminsanları en azından kısa dönem içinde güneşin dünyayı kızartacak büyüklükte fırtınalar yaratacağına dair bir bulguya sahip değiller.
    NASA gökbilimcisi Morrison “[2012] Güneşin programında değil. Bu çevrimin 2012 yılında değil ancak bir ya da iki yıl sonra zirveye ulaşacağını bekliyoruz” diyor.

    2012 Efsane6
    Mayalar 2012 için Açık Tahminlerde Bulunmuşlardı


    Eğer Mayalar zamanın sonu tahmin etmedilerse o yıl [2012] için neyi tahmin etmişlerdi?

    Maya anıtları üzerine dağılmış kanıtlara gömülmüş birçok araştırmacı imparatorluğun 2012 yılında özel bir olay olacağına dair tahminleri konusunda açık bir kayıt bırakmadıklarını söylemektedirler.

    Mayalar tarihi belirlenememiş grafik bir dünyanın sonu senaryosunu yaklaşık 1100 yıllarında yazılmış Dresden Kodeks’i olarak adlandırılan bir metnin son sayfasında yazılı olarak bırakmışlardır. Metin dünyanın bir tufanla (birçok kültür tarafından hayal edilen, daha az yıkıcı bir şekilde muhtemelen eskilerce yaşanmış olan bir senaryo) yokolduğunu anlatır. .

    Aveni bu senaryonun gerçekmiş gibi anlaşılmamasını fakat insan davranışına yönelik bir ders olarak görülmesi gerektiğini söylüyor.

    Aveni bu çevrimleri, insanların bir koşuşturmaca ve stres dolu bir yılın bittiği, yeni bir yılın başladığı, insanların daha iyi yaşama konusunda karar aldıkları Yeni Yıla benzetiyor.egin living better.

    Aveni gerçekte Mayaların tahminlerle aralarını iyi olmadığını belirtiyor.

    “Bütün zaman çizelgeleri geçmiş merkezli, gelecek değil. Uzun Sayım anıtlarında okuduklarınız Maya yöneticilerini atalarına, kutsala bağlayan olaylar” diyor Aveni.

    “Köklerini ne kadar eskiye dayandırabilirseniz meşruiyetinize dair o kadar iyi argümanınız olur. Ben Maya yöneticilerinin bu yüzden Uzun Sayımı kullandıklarını düşünüyorum. [Uzun Sayım] Ne olacağına dair bir tahminle ilgili değil.” diyor Aveni.

    National Geographic News
    orijinal: 2012: Six End-of-the-World Myths Debunked
    Çeviri: 2012 – BİR EFSANE ÇÜRÜTÜLDÜ

    ---

    Bir dipnot vereyim arkadaşlar. Maya takvimi hala çözülebilmiş değil, büyük bir sır. Dediğim gibi ikili çark sistemine göre çalışıyor ve takvimin bitiş tarihi aslında hala bulunabimiş değil. Aralık ayı içinde olacağı bir tahmin. Yine de takvim mayalar tarafından RUHSAL amaçla yapılmış bir takvimdir ve aslında bir BİTİŞ noktası vardır... Bu son bulunan bulgular arasında yer alıyor. 6.tortuguero anıtı denen bir anıt bulduar, kehanetin ne olduğu burada yazılıyor. Haliyle buradan yola çıkarak bir çok maya bilimcisi takvimin bittiğini dile getiriyor. Zaten takvimin bitip yenidne başlaması da YENİ BİR DÖNEME girildiğinin göstergesidir. Ama bu fiziksel değişimleri içermez. Maya takvimiyle ilgili daha detaylı bilgi olması açıdından Fatih Keçelioğlu'nun Efe Elmas ile yaptığı röportajdan alıntı yapıyorum. (Sirius)

    Mayalar ve Takvim

    E.E.:Mayaların sosyal yaşamlarında takvimin yeri nedir? Bu bilgeliği nasıl elde ettiklerine dair bir belge var mı?

    F.K.:
    Mayalar hayatlarını tek bir takvim sistemine bağlı olarak süren bir toplum olmadılar hiçbir zaman. Pek çok farklı takvim sistemini gerek aynı dönemde gerekse farklı dönemlerde olmak üzere kullanmışlardır. Mesela Haab bir güneş takvimi olarak 365 günlük bir takvimdi ve bu takvimde her 52 yıl sonuna 13 günlük bir dönem eklenir. Yani 52 / 13 = 4 yılda bir günlük bir ekleme yaparlar. Bu da dünyanın güneş etrafında ki dönüşünü nasıl kusursuz hesapladıklarını gösteriyor. Ancak bu takvim onların sosyal hayatında yalnızca materyal etkinlikleri organize etmek üzere kullanılır yani tarım ve vergi yönetimi gibi. Bunun dışında 360 günlük tun adı verilen zaman birimine dayalı takvimleri daha merkeze konulan bir takvimdir. Baktun adı verilen ve 400 tundan oluşan (yaklaşık 394 yıl) zaman birimlerinden 13 tanesi, meşhur Uzun Sayım takvimini oluşturur. 21 Aralık 2012’de biteceği hesaplanan takvim budur.

    Burada zamanın iki farklı şekilde görülebileceği ortaya çıkıyor. Bir yandan Eski Yunan’da Chronos olarak tanımlanan mekanik, ölçülebilir ve astronomik olaylara, döngülere dayalı bir zaman var. ir de yine Eski Yunan’da Kairos olarak tanımlanmış ancak modern hayatta nerdeyse tamamen unutulmuş, bilince dayalı zaman var. Buna diğer bir deyişle manevi veya ruhsal zaman diyebiliriz. Chronos yani astronomik zamanın sona ermesi ancak güneşin veya dünyanın ömrünün sona ermesi ile mümkün olabilir. Dünya güneşin etrafında dönmeye devam ettikçe astronomik zaman sona ermeyecektir ve bilimsel gözlemler böylesine önemli bir astronomik olayın (dünyanın veya güneşin ömrünün sonuna neden olabilecek) gerçekleşmesine çok uzun bir zaman olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla Mayaların Uzun Sayım takviminin sonu kesinlikle böyle bir sonu kastetmiyor. Zaten temel aldığı döngülerde astronomik döngüler değil, bilince dayalı ya da ruhsal döngüler. 360 gün, 7200 gün, 144,000 gün şeklinde zaman birimleri bunlar. Yani astronomik olaylarla ölçülemeyen bir zamandan bahsediyoruz burada, diğer bir deyişle Kairos’tan.
    Peki, Mayalar bu bilgeliğe nasıl ulaştılar? Zamanın ruhsal döngülerini nasıl fark ettiler ve bu kadar büyük zaman birimlerinden oluşan bir kehanetsel sistem ile isabetli bir şekilde bugünkü hayatımızı anlamamız nasıl mümkün oluyor? Bu konuda bir belge yok ancak Mayaların nasıl bir sosyal hayata sahip olduklarını biliyoruz. Doğada bulunan farklı bitkilerin insan bilincinde nasıl bir etkiye sahip olabileceği yolunda kuşaktan kuşağa gelerek aktarılan binlerce yıllık bir bilgi ve deneyim birikimleri var. Elbette hangi bitkinin veya mantarın hangi diğer bitkiyle nasıl karıştırılıp ne kadar ve nasıl bekletileceğinden tutunda, nasıl pişirilip, nasıl bir seremoni ile bünyeye alınması gerektiğine dair sağlam bir geleneğe sahipler. Üstüne üstük bilinç üstü deneyim yaşatan bu özel formülleri kolektif olarak yani tüm şehir hep birlikte kullandıklarını hesaba katmalıyız. Bu deneyimlerin ne kadar yüksek trans hallerine yol açtığını tahmin bile etmek zor. Gün tutucular olarak bilinen şamanlar bu deneyimlerde ustalaşmış ve zamanın ruhsal boyutuyla sürekli temasta bulunan kişilerdi. Uzun lafın kısası, modern zihnin keşfedemeyeceği yöntemler ve bilgiler sayesinde ulaştılar bu bilgeliğe.

    E.E: Peki bu maya şamanlarının keşfettiği ya da geliştirdiği maya takviminin sistematiği yani çalışma prensibi ve diğer takvimlerden farkı nedir? Ayrıca son bulunan "Tortuguero Anıtı 6" hakkında söylenceler var. Bunlardan bahseder misiniz?

    F.K:
    Ruhsal zamanı takip etmemizi sağlayan Maya takviminde her günün bir enerjisi var. Yani her günü farklı bir ruhsal enerjinin (onlara göre tanrılar) yönettiğini söylüyorlar. Farklı kabartmalarla sembolize edilen bu enerjilerden 20 tane var ve uinal denilen 20 günlük bir döngü oluşturuyorlar. Ayrıca her günün bir de sayısı var. 13 sayıdan oluşan bu döngü de trecana olarak biliniyor. 20 x 13 toplam 260 günden oluşan Tzolkin yani Kutsal Takvim, bireysel boyutta ruhsal rehberlik almak için takip edilen bir takvimdir. Ayrıca 18 uinalden yani 360 günden oluşan tun ve tunun yirmili katları şekilde büyüyen zaman birimleri var. Katun 7,200 gün, Baktun 144,000 gün, Piktun 2,880,000 gün diye devam ediyor. En büyükleri olan Hablatun 460,800,000,000 günden oluşuyor, yani yaklaşık 1,6 milyar yıl.

    6. Tortuguero Anıtı, M.S 670 civarında yaşamış olan bir Maya kralının diktirdiği bir anıttır. Bu anıtta yazanlar Mayalardan günümüze kalan ve Uzun Sayım takviminin sonunda ne olacağına dair herhangi bir ifadenin geçtiği tek kaynaktır. Bu anıtla ilgili nasıl söylenceler var bilmiyorum ancak kabartmada okunabildiği kadarıyla şu yazmaktadır: “On üçüncü 'Bak'tun” Dört Ahau, Uniiw (K' ank'in)'de sona erecektir. ? meydana gelecektir. (Bu) Dokuz basamaklı Tanrının ?'a gökten inişi(??) meydana gelecektir.”

    Bundan ne anlamalıyız? Dokuz basamaklı tanrı ne demektir? Maya piramitlerine bakarsanız dokuz basamaklı bir yapıya sahip olduklarını görürsünüz. Bu dokuz basamaklı tanrı aslında insanlık bilincine etki eden dokuz kozmik gücü sembolize eder. Bunların gökten inişi ise tıpkı Maya piramitleri gibi dokuz basamaktan oluşan bir kozmik planın tamamlanışını ifade eder. Yani Maya takviminin sonunda olacak olan budur. Bilincin evrimin sağlayan ve üst üste binen dokuz farklı döngünün sonuna geleceğiz. Bu dokuz basamaklı yapı Calleman’ın kitaplarında geniş şekilde ortaya çıkardığı tarihsel bir resimdir ve bilincin evrimini Büyük Patlama’dan bugüne, insanlık evrimini de anlamımızı sağlayacak şekilde görmemizi sağlar.

    http://arsiv.indigodergisi.com/52/ee002.htm





  2. #2
    HiDDeTxLG1 HiDDeTxLG1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    hiçbir şey olmaz bence